Sevgili dostlar merhaba
Yazıma yağan yağmurun eşlik ettiği dakikalardan sizlere selam olsun.
Bir haftadır yağan yağmurlar pek çoğumuzun işini zorlaştırsa da barajlarımızı doldurduğu, ekinlerimize bereket olduğu için çok mutluyum. Eminim sizler de aynı düşüncedesiniz, ne dersiniz?
Canlarım! Zamanın geçmesine engel olamıyoruz. Bu geçen zamanı kendimize fayda sağlayacak işler yaparak geçirmenizi temenni ediyorum.
Kendi adıma da aynı duayı yapıyorum: AMİN!
Canlarım! Zamanın ne kadar hızlı değiştiğini, dahası bu değişimin ne kadar farklı yönde evrildiğini eminim ediyorsunuz.
Bugün de sizlere AI ya da bizdeki adıyla yapay zeka ile gelen değişim üzerine konuşmak istiyorum.
Bu değişim o kadar korkutucu ki, sanki bir süre sonra insanlara ihtiyaç kalmayacak gibi geliyor bana.
Şimdi ne demek istedin diyeceksiniz
Anlatayım.
Yani demek istediğim robotlar ve yapay zeka dedikleri “yarı canlı varlıklar” daha insan aklından geçirirken isteneni ortaya koyuyor gibi.
Bunlar şu an çok cazip çok güzel geliyor işimizi kolaylaştırıyor ve bundan çok da mutlu oluyoruz.
Ama bu zamanla nasıl bir hal alacak?
Ben biraz ileri yıllara giderek hayal ediyorum da kendi içimde dehşete kapılıyorum.
Bu “yarı canlı varlıklar” o kadar güzel işler yapıyor ki insan bir süre sonra kendi yaptığını beğenmeyecek hale gelecek.
Mesela müzikle uğraşanlar yaptığı müzikleri beğenmeyecek.
“Yarı canlı varlıklar”ın yaptığı şarkılardan dinlediğiniz olmuştur. Çok başarılı.
Bu bir süre sonra sanatçıların pabucu dama atılmaya başlayacak demektir.
Bu sinema ya da dizi filmler de aynı kaynağın ürünleri olmaya başlayacak.
Belki doktorların tanı/teşhis yapmaları ellerinden alınacak.
Bunu daha geniş meslekler adına da söyleyebiliriz.
Yani canlarım, “yarı canlı varlıklar” beni anlamsız bir şekilde korkutuyor.
Bilimsel buluşlar, bugüne kadar insana hizmet ediyor, yaptığı işi kolaylaştırıyordu. Bu “Yarı canlı varlıklar” ise insanın kendi konumuna göz dikmiş durumda.
Öyle değil mi canlarım
Bu kez gelmekte olan bir başka, beni öncekiler gibi mutlu etmiyor.
Yapay zeka açıkça beni fena halde endişelendiriyor.
Şimdi diyeceksiniz ki “Sen sanatçı mısın da korkuyorsun?”
Benim korkum sadece sanat camiasını ilgilendirdiği için olsa anlaşılabilir.
Bu evlerimizin içinde seni her şekilde “Big Brother” gibi gözetleyip kayıt altına alabiliyor olması başlı başına endişe verici.
Düşünebiliyor musunuz evimizdeki robot süpürge dahi evde olan her şeyi kayıt altına alıyor ve bu sadece merkezlerden takip ediliyor. Geçtiğimiz haftalarda, bir mühendisin evindeki robot süpürgeye bir program yüklemeye çalışması sırasında, sistemi yanlışlıkla hacklemesi ile bu gözetleme yönü ortaya çıktı.
Eğer bu insanların yönettiği bir sistem olsa yine neyse diyelim ama öyle değil.
Bu bizim hayal edemeyeceğimiz kadar kapsamlı olarak geldi hayatımıza giriyor.
Şimdilerde yapay zekanın daha küçük çocuk denilecek bir yaşta olması daha bunun ilerleyen zaman içinde daha neler yapabileceğini hepimiz biliyoruz.
Çalışma hayatından insanı çıkaracak organizasyonlar kapımızda. Maaş artışı istemeyen, hafta sonu ve yıllık tatil beklemeyen “yarı canlı varlıklar” devreye girecek.
Yani güzel canlarım, gerek yaş itibari ile gerek aklımın alabileceği anlamında ben gelecek için korkuyorum
Şu an gençler bunu çabuk öğreniyorlar haliyle. Bir süre sonrada doğan çocuklar dönemin içine doğacaklar.
Bilmiyoruz, belki de onlar da bununla bir dünya kuracaklar.
Bizim anladığımız aile, akraba, arkadaş, komşuluk, dostluk gibi kavramlar onlar için olmayacak gibi görünüyor. Farklı bir iletişim dünyası oluşacak.
Ne bileyim canlarım.
Demek istiyorum ki dünya kabuk değiştiriyor ve DÜNYA YENİDEN DOĞUYOR.
Bu arada Çin buna ayak uydurmuş oradan paylaşımlar çok etkileyici görünüyor.
Yaşadıkları sanki başka bir dünya.
Siz gençler daha çabuk uyum sağlıyor olabilirsiniz.
Ne yapalım, biz de bu yeni dünya düzeninde kendimize bir yol bularak yaşayacağız elbette.
Eğer şu an yapay zeka beni duyuyor yada görüyorsa muhtemelen bana kızacak bile olabilir.
Belki “Çok ciddiye alma!” diyordur. Birazda şaka yapalım ha ha haha…
Ne demişler, hayatı sana geldiği gibi yaşarsın. Biz de öyle yapalım.
Mutlu ve sağlıklı kalın canlarım.
Deniz YILMAZ / Herbiremlak








