Evet canlarım yine birlikteyiz
Bugün sizlere nasıl başlayabilirim diye düşünürken yine kendi dünyamdan bir hikaye anlatayım istedim.
Herkesin bir hikayesi vardır ya…
Ya da içini yakan feryadı…
İşte ondan bende de var. Yazsam yazmakla bitiremem.
Şimdi içinizden, “Bizim de hikayelerimiz, feryadımız çok” dediğinizi duyuyorum.
Elbette herkesin benzeri çıkmazları vardır.
Biraz kendi hikayemi, biraz da sizlerin hayat hikayelerine şöyle bir dokunalım.
Biliyoruz ki hayat zor, yaşamak kazanmak çok daha zor.
İyiliğin altında gizlenen milyonlarca kötülük varken hangisini anlatabilirim?
Eskiden çocuklar iyi insan olmak için büyütülürdü.
Ben, yaşım icabı aileler iyi olmanın bir şeref olduğu, haysiyetin önemli olduğu yılları yaşayıp geliyorum.
Siz kötü olmadığınızda insanlar size “saf ve aptal” olduğunuzu söylemeye başlarlar
Nerdeyse kötü olmadığınız için suçlu oluyorsunuz.
Size de oldu mu?
Olmuştur mutlaka.
Bir de bize “Hep unutmayın iyilik o kadar büyük o kadar güçlü bir şey ki her şey bir gün öyle yada böyle gün yüzüne çıkacaktır” diye.
Ben bu düşünceye de olan inancımı güvenimi yitirdim canlarım.
Belki bir gün kazanırım kim bilir.
Beni sakın ayıplamayın.
Hani içimizde hep bize yön vermeye çalışan ama bizim hep susturduğumuz bir ses var ya. Sanırım en büyük hatayı onu susturduğumuz için yapıyoruz.
Ben de birçok insan gibi çok büyük bir sıkıntı içine girdim.
Yaşadığım sıkıntılarımı anlatmayacağım canlarım ama sıkıntılarımın içinde neyi fark ettim biliyor musunuz?
Benim darda olmam sıkıntılı olmam birçok kişinin sanki sevinci olduğunu gördüm.
İçten içi iyi oluyor diye yüzlerine yansıyan o duygularını gördüm.
Alaycı laf sokmalarını gördüm.
Ağızdan çıkan söz çok önemlidir dikkat etmeliyiz.
Önceleri yok ya olmaz öyle şey dedim değildir dedim.
Bana söylendiğinde bile inanmak istemedim ama çok yakından takip edince gördüm ki gerçekten sevindiklerini dahası “İyi oldu işte” demelerini duydum.
İşte bu beni daha da yıktı.
Benlikleri yok olmuş kimisi hiç bulamamış kendini,
Kimi kim olduğunu unutmuş, kimi neyin yaşam mücadelesini verdiğini bile bilemez olmuş…
Nasıl anlatabilirim ki…
Neden dedim ya neden?
İnsanlar ne ara bu kadar kötü oldu?
Ya da zaten kötüydü de ben mi görmüyordum?
İnanın görmek bilmek çok daha fazlasıyla üzdü tarif edemem.
Bazen keşke anlamasaydım duymasaydım dediğim çok oldu.
Siz kötü olmadığınız için suçlandınız mı?
Ben suçlandım, benim kötü olmam mı lazımdı? Ben bunu kendime çok sordum.
Ama insanın içinden gelmiyorsa kötü de olamıyorsun, daha doğrusu bir türlü olmak istemiyorsun.
Bir de böyle beylik sözler var. Eğer yaptığınız veya söylediğiniz her şeyde vicdanınız rahatsa bunun böyle olması gerekiyordu diyorsanız ve insanların gerçek niyetlerini kalbinizde hissediyorsanız asla kendinizi suçlu hissetmeyin.
Çünkü kalbiniz her zaman doğruyu söyler onu susturmaya çalışmayın.
Vesaire bu gibi sözler var ya…
Benim için bu gibi sözler değerini yitirdi maalesef.
Belki de bana kızacaksınız canlarım, bu kadar olumsuz düşünüyorum diye.
Kızmayın canlarım ben hayata ne olursa olsun iyi bakan biriyim.
Geri dönmeyen tek şeydir zaman.
Ya kaybedilen güven. Hiç aklınıza gelir mi kaybedilen güvenin yeniden kazanılamayacağı.
Hayatta her şeye rağmen iyilik kazanacak dense de benim iyi yada olumlu bakmam gerçekleri değiştirmiyor.
Her zaman iyilere sıkıntıları çekmek düşüyor.
Hayatın sefasını sürmek kimlere düşüyor bunu da sizlerin yorumuna bırakıyorum.
Hayat çok garip kısa bir yolculuk hatta çok uzun gibi görünen kısa bir yolculuk.
Canlarım iyi olalım kimsenin acısıyla sıkıntısıyla alay etmeyelim.
Gülün. Gülümseyin. Güldürün.
Hoşça kalın.








