Konut sahibi olmak için tasarruf finansman (Evim) sistemine giren binlerce kişinin aklındaki en büyük sorulardan biri seçim ekonomisinin ne zaman başlayacağı. Özellikle kurallı sistemden garantili sisteme geçmeyi düşünenler, olası kredi kampanyalarının konut fiyatlarını yeniden hızla yükseltebileceği endişesini taşıyor. Uzmanlara göre ise mevcut takvim, bu korkunun kısa vadede gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğuna işaret ediyor.
Konut piyasasında faizlerin yüksek seyretmesi nedeniyle bankalardan kredi kullanmakta zorlanan birçok vatandaş, tasarruf finansman şirketlerine yöneliyor. Ancak sistemde bulunan katılımcılar için son dönemde yeni bir endişe gündeme geldi: Seçim ekonomisi.
Özellikle kurallı sistemden garantili sisteme geçmeyi planlayan katılımcılar, geçiş sonrası uygulanan bekleme süresi nedeniyle olası bir seçim ekonomisini kaçırmaktan çekiniyor.
"6 ay beklerken fiyatlar patlayabilir" korkusu
Kurallı sistemden garantili sisteme geçen katılımcılar belirli bir süre ev teslimi için beklemek zorunda kalıyor. Bu süreçte hükümetin düşük faizli konut kredileri açıklaması veya yeni kredi paketleri devreye alması halinde konut fiyatlarının hızla yükselebileceği düşünülüyor.
Endişenin temelinde ise geçmiş seçim dönemlerinde uygulanan düşük faizli kredi kampanyalarının konut fiyatlarını yukarı taşıması yatıyor.
Bu nedenle birçok kişi, sistem değişikliği yapmadan önce "Seçim ekonomisi ne zaman başlayacak?" sorusuna yanıt arıyor.
Seçim takvimi neyi gösteriyor?
Türkiye'de bir sonraki genel seçimlerin normal takvime göre 2028 yılında yapılması bekleniyor. Seçimin anayasal takvim doğrultusunda haziran ayında ya da biraz daha önce gerçekleştirilmesi öngörülüyor.
Bu da erken seçim kararı alınmaması halinde seçim sürecinin 2027'nin sonu ile 2028'in ilkbaharı arasında yoğunlaşacağı anlamına geliyor.
Seçim ekonomisi genellikle seçimden 6-12 ay önce başlıyor
Ekonomistler, Türkiye'de geçmiş seçim dönemlerine bakıldığında seçim ekonomisinin çoğunlukla seçimlerden 6 ila 12 ay önce devreye girdiğine dikkat çekiyor.
Bu değerlendirmeye göre seçimler 2028 yılında yapılacak olursa, kapsamlı seçim ekonomisi uygulamalarının 2027'nin ikinci yarısından önce başlaması beklenmiyor.
Dolayısıyla önümüzdeki aylarda konut kredilerinde seçim kaynaklı büyük bir genişleme yaşanacağı beklentisi zayıf görülüyor.
Bu kez geçmişteki kadar güçlü bir seçim ekonomisi beklenmiyor
Uzmanlar ayrıca mevcut ekonomik programın önceki seçim dönemlerinden farklı olduğuna dikkat çekiyor.
Enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikasının sürdürüldüğü mevcut tabloda, geçmiş yıllarda görülen çok düşük faizli konut kredileri veya büyük ölçekli kredi paketlerinin tekrar devreye alınmasının kolay olmadığı belirtiliyor.
Bu nedenle önceki seçimlerde görülen ve konut fiyatlarını kısa sürede yukarı taşıyan uygulamaların bu kez aynı ölçüde gerçekleşmeyebileceği değerlendiriliyor.
Evim sistemi katılımcıları gelişmeleri yakından izliyor
Tasarruf finansman sistemiyle ev sahibi olmayı planlayan vatandaşlar açısından seçim ekonomisinin zamanlaması önemli bir karar kriteri haline gelmiş durumda.
Kurallı sistemden garantili sisteme geçmeyi düşünenler, bekleme süresi içinde olası kredi kampanyalarının açıklanması halinde piyasada oluşabilecek fiyat artışlarından etkilenmek istemiyor.
Ancak mevcut seçim takvimi ve ekonomi yönetiminin uyguladığı politikalar birlikte değerlendirildiğinde, kısa vadede konut piyasasını değiştirecek kapsamlı bir seçim ekonomisinin başlaması ihtimali düşük görülüyor.















