Geçen hafta siyaset ve iş dünyasında dikkat çeken, hatta kulislerde “operasyon” olarak yorumlanan gelişmeler yaşandı.
Önce, “kamu ihale kralı” olarak tanımlanan Selman Reşitoğlu’nun özel bir uçakta çiğ köfte partisi yaparken çekilmiş görüntüleri servis edildi. Ardından gelen fotoğraf ise asıl tartışmayı başlattı: Reşitoğlu’nun Londra’da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile birlikte çekilmiş bir karesi kamuoyuyla paylaşıldı.
Bu paylaşımlar da iktidarı yıpratma iddiasındaki muhalif medya aracılığıyla medyaya servis edildi.
Bir bakanın, hakkında tartışmalar bulunan bir iş insanıyla aynı karede yer alması zaten başlı başına soru işaretiyken, hemen ardından gelen üçüncü dalga ise işi farklı bir boyuta taşıdı. İddialara göre, Mehmet Şimşek ile Selman Reşitoğlu’nun birlikte kurdukları bir şirket vardı.
Şimşek’in açıklaması gecikmedi. Bakan, söz konusu şirketin Ağustos 2021’de, yani bakan olmadığı dönemde yalnızca İngiltere’de konut alımı için kurulduğunu ve başka hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını belirtti. Ancak bu açıklama, kuşkuları gidermek yerine daha büyük sorular doğurdu. Türkiye’de Maliye Bakanı olan bir ismin, yurtdışında daha düşük vergiyle gayrimenkul alımı için paravan bir şirket kurması zaten başlı başına bir çelişki. Üstelik bu şirketin ortağının, ihale rekortmeni olarak tanınan bir isim olması, işin içine siyasetten öte bir hesaplaşmayı da dâhil ediyor.
Peki bu “sızdırmalar” bir tesadüf mü? İktidara yakın kaynaklar, bunun bir komplo olduğunu ve Saray’ın zaten bu ilişkiyi uzun süredir bildiği görüşünde. Özellikle de Reşitoğlu’nun yıllardır kapalı olan Instagram hesabının aniden açılması ve bazı fotoğrafların medyaya servis edilmesi, Şimşek’e karşı kontrollü bir yıpratma süreci yürütüldüğü iddialarını kuvvetlendiriyor.
AK Parti içinde Mehmet Şimşek’e karşı bir rahatsızlığın olduğu uzun süredir konuşuluyor. Son faiz kararıyla birlikte bu rahatsızlık, adeta bir cepheye dönüşmüş durumda. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi politikaları konusundaki sabrı azalmış gibi görünüyor. Hatta kulislere göre, Nihat Zeybekci ve ekibi yeni bir ekonomi programı üzerinde çalıştığı bile konuşuluyor.
Öyle anlaşılıyor ki Mehmet Şimşek yolun sonuna yaklaşmış durumda. Görevden alınması durumunda oluşacak etkiyi azaltmak, dahası kamuoyunu bu fikre alıştırmak için kademeli bir “normalleştirme operasyonu” devreye sokulmuş gibi. Yakında Şimşek'i hedef alan kimi yeni bilgiler daha servis edilecek.
Paramedya'dan Remzi Özdemir'in bu yaklaşımlarının yanına bir fotoğraf daha ekleyelim.
AK Parti nisan ayı kamuoyu araştırmasının anlattıkları
Tüm bu gelişmeler yaşanırken AK Parti’nin nisan ayı kamuoyu araştırması da bu atmosferi tamamlıyor. Rapora göre, ekonomi yönetimine güven oldukça düşük: Yüzde 36’sı “güvenmiyorum”, yüzde 26,1’i ise “hiç güvenmiyorum” diyor. Güven duyduğunu belirtenlerin oranı sadece yüzde 25. Bu rakamlar, Şimşek’in ekonomi politikalarının halk nezdinde de beklenen etkiyi yaratmadığını gösteriyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na açılan dava da toplumun ne kadar kutuplaştığını gözler önüne seriyor. Yüzde 36,7 yolsuzluk iddialarını reddederken, yüzde 28,5 doğru buluyor. Geri kalanı ise kararsız. CHP’nin yaptığı boykot çağrılarına ise yüzde 62,2 destek var. Bu da iktidara olan tepkinin, sadece ekonomik göstergelerle sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor.
Tüm bu veriler ve sızdırılan belgeler, Mehmet Şimşek’in görevden affedilmesine dair zeminin oluşturulduğunu gösteriyor. Ekonomi yönetiminin zayıf halkası olarak gösterilmek istenen Şimşek, belki de bu operasyonun sadece ilk kurbanı olacak. Ancak asıl mesele, Şimşek sonrası hangi ekonomi modeline dönüleceği sorusunda düğümleniyor. Zira toplumun güvenmediği bir ekonomi yönetiminin, hangi isimle devam edeceği kadar, hangi anlayışla yol alacağı da hayati önem taşıyor.
#MehmetŞimşek #SelmanReşitoğlu #çiğköfteuçağı #ekonomiyönetimi #kamuoyuaraştırması #AKPartiiççekişme #NihatZeybekciekonomiprogramı #MehmetŞimşekgörevdenaffı #Ekremİmamoğludavası #CHPboykotçağrısı #ekonomigüvenendeksi #kamuihaleleritartışması #İngiltereşirketortaklığı #Sarayiçihesaplaşma









