İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin çatı katlarına yönelik imar planlarına ilişkin plan notu ilavesini içeren 13.03.2025 tarih ve 414 sayılı kararı, yargıdan döndü. TMMOB Mimarlar Odası Başkanlığı tarafından açılan iptal davasında, İstanbul 14. İdare Mahkemesi’nin 2025/1697 Esas sayılı dosyası kapsamında yürütmenin durdurulmasına 06.01.2026 tarihinde karar verildi.
Karara ilişkin değerlendirmede bulunan gayrimenkul hukukçusu Av. Ali Güvenç Kiraz, söz
konusu düzenlemenin özellikle İstanbul gibi deprem riski yüksek bir şehirde kentsel dönüşüm süreçlerini hızlandırıcı nitelik taşıdığına dikkat çekti. Kiraz, yürütmenin durdurulması kararının sahadaki etkilerinin ağır olduğunu belirtti.
“Bu karar, hâlihazırda site ve apartman dönüşümlerinde teklif verilmiş, kat karşılığı ya da farklı modellerle inşaat sözleşmesi imzalanmış veya ruhsat aşamasına gelmiş tüm projelerde ciddi mağduriyet yaratmıştır,” diyen Kiraz, hem hak sahiplerinin hem de yüklenicilerin planlamalarının sekteye uğradığını ifade etti.
“Maliyetler ciddi şekilde artabilir”
Av. Ali Güvenç Kiraz, kararın özellikle riskli yapı ve riskli alan kapsamındaki dönüşüm projelerinde maliyetleri önemli ölçüde artırabileceğini vurguladı. Çatı katlarına ilişkin imar hakkının askıya alınmasının, proje fizibilitelerini doğrudan etkilediğini belirten Kiraz, acele edilmemesi gerektiğini söyledi.
“Teklif, imza ve ruhsat aşamasında olan apartman ve site dönüşüm projeleri açısından bu süreç, maliyetleri ciddi biçimde yukarı çekebilir. Bu nedenle revizyon ve yenileme yapılmadan önce, Bölge İdare Mahkemesi nezdindeki istinaf sürecinin ve verilecek kararın beklenmesini tavsiye ediyorum.”
Kiraz, hukuki sürecin sonucunun yalnızca İstanbul özelinde değil, imar hukuku ve kentsel dönüşüm uygulamaları açısından emsal niteliği taşıyabileceğini de sözlerine ekledi.
















