Temmuz'un son günlerini yaşarken 18 aylık yeni bir yolculuk başlıyor. Geçtiğimiz bir buçuk sene teslimiyet, merhamet, şefkat ve anlayıştı yolumuz. Şimdi toplumsal huzur için kibri ve fazla egonun sınavından geçmek. Yusufçuk Günlerinin en ışıklı gününde Kova burcunda sert bir dolunay gerçekleşiyor. İlahi adalet kapıda. Vicdanın gerçekten rahat mı?
Ay Düğümleri Başak-Balık yolculuğunu tamamladı. 27 Temmuz 2026 – 26 Mart 2028 yılları arasında Aslan-Kova aksında transit edecek. Bu transit jenerasyon gezegenlerinin desteğiyle başlıyor. Zaman yöneticileri Jüpiter ve Satürn ise başka bir şey anlatıyor. Jüpiter Aslanda Güney Düğüm burcunda bir yıl eşlik edecek. Satürn Koç ise Güney Düğüme tam destek verirken Kuzey Düğüm hattına fırsatlar sunacak.
En dikkat çeken yanı kibrin hizaya getirilerek toplumsal çıkarlar için bir kaldıraç olarak kullanılması. Bu çok kritik. Çünkü Jüpiter Aslanın Güney Düğümle aynı burçta ilerlemesi kibrin, egonun, gösterişin ve gücün büyümesine zemin hazırlıyor. Plüton’un Kuzey Düğümle aynı burçta ilerlemesi ise dönüşmek için geçmişin kalıplarının yıkılması gerektiğini hatırlatıyor. Uranüs tam desteğini Kuzey Düğüme, Neptün ve Satürn tam desteğini Güney Düğüme veriyor.
Ay Düğümleri Aslan-Kova aksında
Aslan; gücü, gösterişi, otoriteyi, aşkı, parlamayı, çocukları, sahnede olmayı, öne çıkmayı, özgüveni, krallığı, monarşiyi, mutlak gücü, egoyu, kibri, beğenilme hırsını, tahtta kalma, merkezde olma arzusunu, dramatik tepkileri, buyurgan tavırları, alkış bağımlılığını, büyük masrafları, eleştiriye tahammülsüzlüğü anlatıyor. Güney Düğüm bize yolun başını Kuzey Düğüm ise rotanın varış noktasını temsil ediyor. Yani yenilikçi, vizyoner, özgür ruhlu, hümanist, açık fikirli, toplumsal duyarlılık, çağın ötesine geçmek, teknoloji, yapay zeka, uzay teknolojileriyle ilgili ilerlemeyi gösteriyor. Elbette soğukluk, mesafe, inatçılık, bilgiden kaynaklı başkalarını küçümseme, asosyallik, ve sabit fikirliliğe kapılmadan.
Bu süreç diyor ki; geçmişin yönetme deneyimini, liderliğini, cesaretini, gücünü, zenginliğini toplumun faydası için dönüştür. Bu bana şöyle geliyor. Kraliyetin zenginlik ve gücünün halkın yararına kullanılmasını sağlayacak bir şekle dönüşmesi. Mutlak monarşiden sosyal demokratlığa geçiş zamanı. Bunun ne kadarı olur orası insanların iradesine kalıyor.
Peki bu kadar toplumsal bir geçiş döneminde bireysel olarak neler olmalı? İçimizde tatmin olmayan güç arzusunun, kibrin, egonun şımarıklığın, zorbalığın bilinçli şekilde geride bırakılarak ekip ruhu, toplumsal konular, eşitlik, bilgi ve teknolojiye yer açmak. Bunu yaparken de çoğunluğun iyiliğine kararlar vermek.
Tutulma gibi Kova Dolunayı
Tutulma koridoruna giriyoruz. Önümüzdeki bir buçuk yıl Aslan ve Kova burcu tutulmaları yaşayacağız. 29 Temmuz Çarşamba günü 17:35’te Kova burcunda bir dolunay gerçekleşecek. Ay Plüton’la kavuşurken Güneş’e Jüpiter eşlik edecek. Yusufçuk Günlerinin etkisi bu dolunayla daha sert bir görünüme bürünecek. Dolunay Boss sabit yıldızının etkisinde. Bu sabit sert etkilere sahiptir. Bununla beraber askeri analiz, havacılık, uçaklar, pilotlarla, kurnaz ve yıkıcı zekayla ilgilidir. Tam karşısında Güneş Praesepe yıldızında üstelik Jüpiter kavuşumlu. Bu yıldız ise körlükle ilgilidir. Trajedi, yangınlar, çatışma, mücadele gücü, kibir ve egodur. Yerleşime baktığımızda gerçekle kurmacanın ayrımının zorlaştığına dikkat çeken bir yapı ortaya koyuyor. Mars’ın Capella dediğimiz Ayyuk sabitinde oluşu bize ayyuka çıkacak olaylara karşı şüpheyle yaklaşmamız gerektiğini hatırlatıyor. Olay anlatıldığı gibi olmayacaktır. Güç sahipleri ego patlamasıyla durumları kibirli şekilde manipüle edebilir. Bu güdüyle hareket edenler günün sonunda kendi ayağına sıkmış, kendi kuyusunu kazmış olacaktır.
Dolunayın en görünür durumu havacılık, hava saldırıları, havada kazalar, krizleri bununla birlikte yapay zeka ve teknolojinin insanın zararına olan taraflarını görünür kılacak diyebiliriz.
Dolunay an haritasında dolunay 2-8 aksında. Para evlerine yerleşiyor. Demek ki olayların öncelikli zararı parasal ve ekonomik sorunlar olacak. Bu yapılar bir araya geldiğinde İkinci Dünya Savaşı zamanı 15 Mart 1942’de Türkiye’nin müttefikler tarafında savaşa katılması amacıyla gerçekleştirilen Sahte bayrak operasyonunu aklıma getiriyor. İngiliz donanması Alman bandralı gemilerle, Türkiye’nin Milas bölgesine 15 bomba atıyor. Dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı İsmet İnönü attığı stratejik politikalarla yurdumuzun savaşın içine çekilmesine engel oldu. Yurt içinde ekonomik zorluk ve kıtlık yaşansa da biz ülke olarak İkinci Dünya Savaşına katılmadık. Ekonomik açıdan çekilen zorluklar bu işin kefareti oldu. Bakalım önümüzde büyüyen savaş ortamında Türkiye yine benzer bir stratejik politikayı hayata geçirebilecek mi? Savaş hattının tam ortasındaki jeopolitik konumumuzla en az hasarla sıyrılabilecek mi?
Gökyüzünde benzer eşzamanlıklar yaşansa da hatırlanmalıdır ki özgür irade kaderi şekillendirir.
Seçimlerimiz yaşanacak olayı değiştiremese de olayın sonucunu ve etkisini değiştirir.
Dolunaya insan üzerinden bakarsak bizler bu dolunay sürecini nasıl yaşar ve hissederiz? Burada kritik bir nokta var. Evet her ne olursa olsun bireysel açıdan toplum ekonomik açıdan zorlanmaya, enflasyonun etkisini daha da derinden yaşamaya devam edecek. Ancak dolunayın gösterdiği en net şey karanlığın ortaya çıkması, haksız hareket edenin ayağına dolanması, ilahi adalet, kibirle-egoyla hareket edenin kaybetme hattına girmiş olması. Bu dolunay kesinlikle harekete geçirici bir süreci işaret ediyor. Yusufçuk Günleriyle birleşmesi Yusuf Peygamberin kıssasını hatırlatıyor. Geçen haftaki yazıda buna yer vermiştim. Işık büyüyor, başarının bir bedeli var ama başarı büyük. Kötülüğün bedeli ise çok net ve ağır olacak.
Merkür-Satürn karesi, Venüs-Mars karesi yolun engebeli olduğunu söylüyor. Atacağımız her adımda mottomuz “sadece benim için iyi olan değil, benim iyiliğime olan başkasına zarar verir mi” sorusu. Uranüs-Neptün-Plüton-Jüpiter-Dolunay birbirine bir şekilde destek. Görünür olana hemen güvenmek yanlış olsa da sorgulamayla ve bütüncül düşünmeyle aşılır. Bizler attığımız adımlarda özellikle de şu süreçte öyle iyi düşünmeliyiz hem kendi yolumuzu açalım hem başkalarına zarar vermek şöyle dursun faydalı olalım.
Dengeyi bulmak çok ama çok önemli. Savaşı, mücadeleyi başlattığımız tarafla denge çok önemli. Seçebilen mücadeleye, savaşa girmesin. Tek yol mücadeleyse uluslararası iletişimde bir terim vardır orantısız güç diye işte tam olarak orantısız güç kullanımını tetikleyen bu süreçte dengeyi muhafaza etmek.
Haftanın günlük enerji dağılımı
27 Temmuz Pazartesi
Haftaya Ay Oğlak burcunda başlıyoruz. İş, disiplin, sorumluluk ve irade günü. Harekete geçirici etkisi olsa da zihinsel olarak huzursuzluklar yaşanabilir. Bu gece Ay Düğümleri 18 aylık yeni yolculuğuna adım attı. Artık Güney Düğüm Aslan, Kuzey Düğüm Kova burcunda transit edecek. Yusufçuk Günlerini yaşıyoruz. ışığın en büyük olduğu zamanlar. Hatırlatmak isterim ki denge bir tahterevalli veya eşit kollu terazi gibi düşünülmeli. Bir kefeyi dengeye getirmek için aynı ölçüde bir karşıt ağırlık gerekir. Işık yüksek bu doğru ama karşısındaki karanlık da o ölçüde büyük. Dengenin şaşması an meselesi. İyi niyet, iyi adım, iyi düşüncede kalmak kıymetli bu tüm hafta esasında da tüm ömür geçerli. Dolunaya ilerlerken özellikle yola çıkanlar dikkat etsin. Akşam saatleri engeller, gecikmeler olabilir. Bununla beraber sürpriz gelişmeler yaşanabilir.
28 Temmuz Salı
Güne Ay Oğlak burcunda başlıyoruz. 9:10’da Ay boşluğa giriyor ve gün Ay Boşlukta geçiyor. Yeni işler, başlangıçlar, önemli kararlar açısından elverişli değil. Yön bulmakta zorlanma olabilir. Planlar değişebilir. Sürprizlere açık bir zaman kalitesi. Yusufçuk günleri devam ediyor. Yılın en şanslı, en cömert zamanları. Günü akışında geçirmek, önemli karar toplantıları yapılsa da kararı sonraya bırakmak lazım. İlişkiler ve parasal konular açısından gerilimli günlerden geçiyoruz.
29 Temmuz Çarşamba
Güne Ay Oğlak burcunda boşlukta ve Dolunay etkisiyle başlıyoruz. Sabah 4:45’te Ay Kova burcuna geçiyor. Bir yandan şans bir yandan sürekli sınanmak. Burada kalp ve zihnin ortaklığında öyle bir denge bulmalıyız ki bencillikten uzak ama hakkımızı koruyarak… hepimize gelen fırsatları en güzel şekilde değerlendirmeyi diliyorum. 17:35’te Kova dolunayı gerçekleşiyor. Gerginlik, şişkinlik olabilir. Aslan kalp, Kova sinir sistemi, felçle ilgili. Sağlık anlamında riskli her şeyden uzak durmak gerek. Dolunay etkisi körlükle de ilgili olduğundan gözler de dikkat edilmesi gereken hassasiyette. Dur-düşün-iyi düşün-kalbini dinle öyle karar verip harekete geç diyor. Hareket çok önemli.
30 Temmuz Perşembe
Ay Kova burcunda güne başlıyoruz. Gerilimler olsa da iç disiplin ve motivasyon durumumuz gayet yerinde. Egodan, her tür aşırılıktan uzak durarak ilerlemeye devam. Akşam saatleri strateji geliştirmek için elverişli. İmza gerektiren her tür iş için dikkat edelim. Yazanı kontrol edelim. Alım satım durumlarında beklenmeyen durumlar yaşanabilir, trafikte dikkat dağınıklığı riski artırabilir. Gece saatlerine doğru cesaret ve fiziksel enerjimiz yükseliyor.
31 Temmuz Cuma
Güne Ay Kova burcunda başlıyoruz. 00:26’da Ay boşluğa giriyor. 15:13’e kadar boşlukta ilerliyor. Bu saate kadar yönümüzü bulmak zor. Kalan işlere devam. Akabinde Ay Balık burcuna geçiyor. Duygusal açıdan gergin, endişeli, huzursuz olabiliriz. Motivasyonu bulduğumuz alanda ilerlemek, kendimizi zorlamamak en iyisi.
1 Ağustos Cumartesi
Güne Ay Balık burcunda başlıyoruz. Totalde destekleyici etkiler olsa da günlük enerjide dinlemeye zaman ayırmak için değerlendirilebilir. Bu hafta sonu ani tepkiler, ani harcamalar, ani kazalar ve dengesizliklerin yaşanabileceğini söylüyor. Dikkatli ve temkinli ilerlemek lazım. Fırsatı olan tatile gitsin kafa dinlesin. Gece saatleri Ay ilahi yıldız Fomalhaut’la kavuşuyor. Gece ibadet, meditasyon, dua ve dilekler için harika.
2 Ağustos Pazar
Güne Ay Balık burcunda başlıyoruz. İlham, sanat, şefkat, empati sevgi ön planda. Sabaha karşı güzel enerjiler var. Geç sabah saatlerinden ikindi saatlerine kadar dengesiz ve gergin zamanlar olabileceğini işaret ediyor. 15:32’de Ay boşluğa giriyor. Gece 23:36’ya kadar boşlukta ilerleyen Ay sonrasında Koç burcuna geçiyor. Yeni haftaya girerken bu haftanın rehavetini geride bırakıyoruz. Bugün brunch saatleri yaşananlara çok takılmayın. Kazalar, sakarlıklar, kendini değersiz hissetme hali olası. Tam dinlenmelik mecbur olmadığınız şeyleri bırakın gitsin. Anda kalın keyfinize bakın.
Herkese iyi haftalar dilerim.
Astrolog ve Yaşam Koçu Feyza Engin
https://www.instagram.com/astrologfeyzaengin/
https://www.youtube.com/@feyzaileenginyolculuk
https://www.facebook.com/feyzaileenginyolculuk
https://twitter.com/feytanik
https://www.linkedin.com/in/feyza-engin-b5938744
#haftalıkastrolojiyazısı #yusufçukgünleri #kovadolunayı #aydüğümleriaslankova








