Bu hafta aksiyon gezegeni Mars burç değiştiriyor. Üstümüzdeki atalet kalkıyor ve hızlanmaya başlıyoruz. Çok fikir az icraat, odaklanma zorluğu dönemi başlıyor. Venüs ve Satürn arasındaki iyicil açı bizleri ilişki, iş, değer gibi konularda sorumluluklarla desteklese de hayati kararlar için dikkat edilmesi gereken bir hafta.
Boğa burcu transitleri, bize “toprağa nasıl basılır”ı öğretir. Chiron burada elimize bir kazma tutuşturuyor; toprağın altındaki o çürümüş kökü (geçmişin korkusunu) çıkarıp, oraya taze bir fidan (kendi değerin) dikelim diye.
Chiron Boğa’da, yaralı şifacının toprakla imtihanı
Chiron Koç'ta iken "Ben kimim, gücüm ne, neden varım?" diye bağıran bir acıyla uğraşıyorduk. Şimdi Chiron Boğa'ya geçerek bir "İnşa Ustası" kılığına bürünüyor. Boğa; toprak, beden, kaynaklar, öz değer ve beş duyu demektir.
Uranüs Boğa transiti dünyayı sarsarken, Chiron Boğa bu sarsıntıda "kimin nereye çarptığını" ve o çarpmadan kimin "ne kadar zarar aldığını, kırıldığını" bize gösterecek. Boğa'daki yara; "kendi bedeniyle barışamama, değerini maddeye dökememe, güvenlik zannetiği hapishanelerde sıkışıp kalma" yarasıdır. Chiron Boğa’da bunlar hep eksik gibi gelir. Ne kadar para olsa da azdır, bedeni hep yetersizdir, dolabı kıyafet dolu olsa da giyeceği yoktur, karşıdaki sadık olsa da o güvensizdir…
Chiron burada bize şunu soracak: Sahip oldukların mı seni güvende tutuyor, yoksa sahip olduğun şeylerin ağırlığını taşıyamıyor musun?
Eskiden yaralarımızı kavga ederek çözmeye çalışıyorduk. Şimdi ise yaralarımızı besleyerek çözmeyi öğreneceğiz. Yaralı şifacı bize diyor ki: Eğer toprağın (bedenin/öz değerin) zehirliyse, oraya ektiğin aşk da başarı da zehirli meyve verir.
Bedenle ilişkimiz yeniden tanımlanıyor
Sadece estetik kaygılar değil, bedenin o "kök söken" sancılarıyla barışma. Bedenin sadece bir kılıf değil, ruhun "mimari inşası" olduğunu anlamak.
Değer kavramımızda cerrahi müdahale
İnsanlar maddi kazançlarının ne kadar "hak edilmiş/şifalı" olduğunu sorgulayacak. Yarım kalan ya da cevapsız kalan kapılar, kişinin "benim buna ihtiyacım yok ki, ben zaten kendi kaynağımın mimarıyım" noktasına gelmesi için birer test olacak.
Yavaşlıyoruz ama köklenmek için
Boğa acele etmez. Chiron Boğa transiti, bize hızlanarak değil, durup, toprağı havalandırarak şifalanmayı öğretecek.
Chiron Boğa'dayken bedenin sessiz çığlığını duymak
Astrolojide Boğa burcu; boyun, boğaz, tiroid, ses telleri ve genel olarak "yutma/sindirme" kapasitemizle ilgilidir. Chiron'un bu burca geçişi, bedenimizin yıllarca yuttuğu, sindiremediği ve baskıladığı her şeyle yüzleşme vakti geldiğini gösteriyor. Medikal astroloji gözüyle, önümüzdeki 7-9 yıllık süreçte bedenimiz bize şu mesajları verecek:
Boğaz çakrası ve duygu düğümleri
Boğaz bölgesi, kendimizi ifade etme şeklimizle ilgilidir. Eğer uzun yıllardır hayır diyemediyseniz, içinize attıysanız, yutkunup sustuysanız; bu transit döneminde tiroid hassasiyetleri veya boğaz ağrıları ortaya çıkabilir. Bedeniniz size “kelimeleri yutma, onları şifaya dönüştür” diyor.
Tiroid ve metabolik hız
Boğa burcu, bedenin yönetim merkezi olan tiroid bezini de temsil eder. Chiron buraya girdiğinde; “neden metabolizmam yavaş” veya “neden enerjim kendi kendine bloke oluyor” soruları tetiklenebilir. Burada sorun sadece hormonlarla ilgili değildir; sorun, kişinin kendi hayat ritmini ne kadar sağlıklı yönetip yönetemediğiyle ilgilidir.
Beslenme ve sindirim savaşları
Bağırsaklar ve genel sindirim sistemi. Boğa yönetimi, aldığımız gıdayı bedene nasıl dahil ettiğimizle ilgilidir. Chiron Boğa'da, basit bir polen alerjisi ya da geçmeyen bir öksürük gibi görünen şeylerin altında, aslında duygusal/enerjisel bir sindirememe sorunu yatıyor olabilir. Beden, bu enerjiyi kabul etmiyorum, bu bana ağır geliyor diyerek kusuyor, akıtıyor ya da ödem yapıyorsa; bu bir hastalık değil, biyolojik bir sınır yönetimi sorunu olabilir.
Bu süreçte neler yapmalı, nelere dikkat etmeli?
Ne yediğiniz kadar, onu hangi "niyetle" yediğiniz önemli. Yemeği, bedeninize katılan kutsal bir yapı malzemesi gibi görmek bu süreçte şifanın ilk adımıdır.
Ses tellerinizi koruyun, ama daha da önemlisi; söylemek isteyip de yuttuğunuz o ağır cümleleri bir günlüğe yazarak dışarı çıkarın. Boğazınızı tıkayan şey, aslında dışarı çıkamayan öfke ve gerçeğinizdir.
Bir yeriniz ağrıyorsa hemen dışarıdan bir müdahale (sadece ilaç anlamında değil, hemen bastırma anlamında) yapmadan önce, "Bedenim bana burada neyi söylemek istiyor?" diye sorun.
Bu dönemde "şifalı dokunuşlar" ve "kendine masaj" teknikleri çok etkili olacaktır. Bedeninize şefkatle dokunmak, Chiron’un o cerrahi yarasını şifaya çevirir.
Mars İkizler burcunda 28 Haziran-11 Ağustos
Gökyüzünün aksiyon gezegeni Mars, 28 Haziran itibarıyla İkizler burcuna yerleşiyor ve 11 Ağustos 2026'ya kadar sürecek bir maraton başlatıyor. Mars’ı elinde kılıcı olan bir savaşçı gibi düşünün; burası İkizler olduğunda ise bu kılıç, bir kaleme veya bir klavyeye dönüşür. Hazır olun, çünkü zihninizin sesi, eylemlerinizden daha gür çıkmaya başlıyor.
Peki, bu uzun süreçte bizi neler bekliyor?
Düşünce hızında aksiyon: Mars İkizler’deyken yavaşlayın demek neredeyse imkânsızdır. Zihniniz bir saniyede on farklı fikir üretebilir. Ancak tehlike burada başlar: Çok fazla fikir ama çok az eylem! Bu dönem, “her şeyi yapıp hiçbir şeyi tamamlayamama” tuzağına düşmemek için bir irade sınavı olacak.
Diliniz, bir kılıç kadar keskin olabilir. İnsanları ikna etmek, bir vizyonu anlatmak ya da bir tartışmayı kazanmak için ihtiyacınız olan enerji tam da bu süreçte elinizde. Ancak unutmayın; yanlış kullanılan bir kelime, fiziksel bir kavgadan daha fazla yara açabilir.
Bu transit, insanı bilginin peşinde koşturan bir avcıya dönüştürür. Yeni bir dil öğrenmek, bir el becerisi kazanmak ya da stratejik bir plan oluşturmak için bundan daha iyi bir zamanlama olamaz.
Bu transiti en verimli nasıl yönetiriz?
Mars İkizler, dikkati dağıtmaya bayılır. Her gün yapılacaklar listenizi 3 ana başlığa indirin. Enerjinizi 10 parçaya bölerken, tek bir parçanın bile derinleşemediğini unutmayın.
İletişimdeki bu hız, tartışmaları tetikleyebilir. "Burada haklı mı olmalıyım, yoksa bağımı onarmalı mıyım?" sorusu rehberiniz olsun.
Eğer içinizde huzursuzluk hissediyorsanız, oturun ve yazın, çizin, planlayın. Zihinsel enerji boşaltılmadığında, sizi uykusuzluğa veya strese sürükleyebilir.
Dikkat edilmesi gereken küçük tuzak
Mars İkizler süreci, trafiği, seyahatleri ve dijital ağları tetikler. Ancak aceleyle atılan bir mesajın, yanlış yere giden bir e-postanın ya da yoldayken verilen ani kararların sonuçları bir hayli kaotik olabilir. Gözden geçirmeden gönderme kuralınız olsun.
Mars İkizler burcuna yerleştiğinde, sadece eylemlerimiz hızlanmaz; aynı zamanda "dürüstlük" sınavımız başlar. Çünkü İkizler, her şeyin iki yönünü de görür. Bir tarafta ışık varsa, öbür tarafta gölge vardır.
Zihinsel namus: İnsanlar genelde “söylediğin/veridiğin sözde durmak”tan bahseder. Ancak İkizler’deki Mars, “kendine söylediğin yalanlarda durmak”tan bahseder. Başkalarını ikna etmek kolaydır; peki, ya kendi zihnini ikna etmek için sarıldığın o "çift yüzlü bahaneler"? Bu transit, kendi içindeki o taklitçiyle yüzleşme vaktidir. Eğer dediğin şeye kendin inanmıyorsan, Mars İkizler sürecinde bunun farkına varıp telafisini yap.
Haberci olmanın sorumluluğu: Mars İkizler, sadece bir haberci değildir, o aynı zamanda bir mimardır. İkizler'in çift yönlü doğası, aslında senin kendi zihnindeki diyalog yeteneğidir. İnsanlar genelde tek yönlü bildiklerini savunur. Ancak İkizler Mars'ı, "karşındakinin de haklı olabileceğini duymaya başlama namusudur." Gerçek iletişim, sadece sen konuşunca değil, karşındakinin hikayesini dinleyip, kendi hikayenle birleştirdiğinde başlar.
Çift kutup, tek gerçek: İkizler burcu mitolojisinde o meşhur Kastor ve Polluks (ölümlü ve ölümsüz) hikayesi vardır. Biri dünyevi olanı temsil eder, diğeri ilahi olanı. Mars bu süreçte, dünyevi olan o "kısa vadeli zaferlerinizle", ruhunuzun "ebedi olan gerçekliğini" birleştirmek için baskı yapacak. "Şu an kazanmak mı istiyorsun, yoksa uzun vadede doğru olanı mı söylemek?" İşte bu transitin en sert, en gizli sorusu budur.
Bu süreçte ağzınızdan çıkan ve eyleme dökülen her kelime, evrene atılan bir "bumerang" hükmündedir. Yalanı veya yarım doğruluğu besleyen her bumerang, mutlaka kendi zihninize geri dönecektir.
Bu transit süresince en azından bir defa denemek üzere kendinize bir söz verin; “bir görüşme yaparken veya bir karar alırken kendime şu soruyu soracağım; bu söz/karar, içimdeki o huzurlu, tarafsız ve dürüst yanımla uyumlu mu?” Eğer içinizde bir sızı veya “aslında öyle değil” diyen bir ses varsa, o an durun. O, sizin kendi “zihinsel namusunuzun” bekçisidir; onu susturmak yerine, onu dinleyin.
Haftanın günlük enerji dağılımı
22 Haziran Pazartesi
Güne Ay Terazi burcunda başlıyoruz. Denge arayışı, güzellik, estetik konuları, ilişkiler, arabuluculuk, diplomasi ve sosyalleşme ön planda. Sabahın erken saatleri dengesizlikler ve belirsizlikler olsa da sonrası daha keyifli. Kendimizi güçlü ve karizmatik hissettiğimiz bir gün. Alışveriş ve kuaför işleri için akşamüstü saatlerini değerlendirebiliriz. Şöyle göze çarpan, ben buradayım diyen bir imaj veya kıyafetler tercih edilebilir. Akşam saatleri şık bir restoranda romantik bir buluşma da planlanabilir. Ancak geceye ilerlediğimizde üstümüzde bir baskı veya pişmanlık hissedebileceğimizden geceyi erken bitirip uyumak iyi olur. Bu hafta Venüs ve Satürn arasındaki iyicil açının etkisini yaşıyoruz. Etkisi bütün haftaya tesir ediyor. İş, ilişki, yatırım, gelecekle ilgili kalıcı bir adım…
23 Haziran Salı
Güne Ay Terazi burcunda başlıyoruz. Geceyi hasarsız geçirenler için bugün geneli oldukça verimli. Güneş’in düğümlerle olumlu açısı geçen iki haftada yaşanan yön değişimlerini yeni bir bilince taşıyor. Ne neden oldu ya da olmadı’yı anlayıp ilerlemek için bir fırsata çevireceğimiz günlerdeyiz. Geceye doğru iletişimsel sorunlar, yanlış anlamalar, münakaşalar olabilir. Daha anlayışlı olmak, konuşmadan önce dinlemek ve biraz empati bu işi çözer. Duygusallığı da abartmayın tabi. Venüs-Satürn iş birliğinin olumlu etkileri yükseliyor. Desteklendiğimizi hissediyoruz.
24 Haziran Çarşamba
Güne Ay Terazi burcunda başlıyoruz. Sabah sabah yaşadığımız minicik bir şeyi büyütmeye bahane arıyor gibiyiz. Ne gerek var? Abartmasak mı? 7:10-9:43 arası Ay boşlukta ve ardından Ay Akrep burcuna geçiyor. Derinleşiyoruz, içimizdeki dedektif harekete geçiyor. Sabah saatleri kıskançlık, baskı, güvensizlik gibi konulardaki hassasiyetlerimiz yüksek olabilir. Acaba bu duygular bize ne anlatmak istiyor? Boğaz, boyun, tiroit gibi bazı sağlık durumları yaşanabilir. Öğleye doğru kendimize geliyoruz. 12:30-16:00 arası günün en verimli saatleri. Bir görüşme, önemli bir toplantı veya karar varsa gündemde bu zaman dilimi değerlendirilebilir. Akşam saatlerini beğenmedim, ani gelişmeler, hayal kırıklıkları, yanlış işlemler, görünmeyen kazalar, aldanma, baskı, manipülasyon, kıskançlık krizleri vesaire. Akşamı dingin geçirmeye bakın. İşten çıkan evine koşar adım ve dinlenme zamanı. İlişkiler açısından iyicil etkiler var. Bazıları için bir adım atma, evlenme kararı, ilişkiye başlama zamanı olacak. Bazıları için de yatırım yapma planlama zamanı… Venüs-Satürn üçgeni kalıcı işler zamanı demek.
25 Haziran Perşembe
Ay Akrep burcunda güne başlıyoruz. Derinleşme arzusu, olanın ardını görme isteği Akrep diyoruz libido da yüksek elbette… öğle saatlerinde biraz değer duygumuzda krizler olabilir. Venüs-Satürn üçgeni bugün kesinleşiyor. Diğer yandaysa Güneş-Neptün sert açısının sisli puslu etkileri. Bu görünüm, adeta bir sabah uyandığımızda bütün odayı bembeyaz bir sisin kaplaması gibidir. Kendi isteklerimiz ile çevremizdekilerin bizden beklentileri birbirine karışabilir.
Bugünlerde karşılaştığımız kişileri, işleri veya durumları olduğundan daha büyük, daha kusursuz ya da daha kurtarıcı görme eğilimi olabilir. Enerji seviyemizde bir çekilme yaratır. Sanki tüm gücümüzü bir yere teslim etmiş gibi hissedebiliriz. Tavsiye: Çok büyük kararlar almanız gerekiyorsa, erteleyebildiğiniz kadar erteleyin.
26 Haziran Cuma
Güne Ay Akrep burcunda ve Güneş Neptün karesinin aldatıcı etkisiyle başlıyoruz. Öğle saatleri iletişimde rahat bir akış olsa da algımız pek yerinde değil. Bugünlerde yaşananları birkaç gün sonra değerlendirmek ve karar vermek üzere beklemeye alın derim. Akşama doğru kaza ve sakarlıklara dikkat. Akşamsa Ay-Jüpiter arasındaki iyicil açının etkisiyle keyfimiz yerinde. 20:09-21:40 arası Ay boşlukta ardından Yay burcuna geçiyor. Güneş-Neptün karesi hayal kurdurtur, ilham etkisi olabilir ancak yasaklı maddeler, ilaçlar ve alkolden zarar görülebilir. Benden demesi. Kafa karışıklığını çözmek için bahanelerine kapılmayın! Geceye ilerlerken duygusal denge de bozuluyor. Bugünler biraz ağlama etkisi de yaratabilir.
27 Haziran Cumartesi
Güne Ay Yay burcunda başlıyoruz. Zorlu gecenin ardından daha keyifli bir sabaha uyanıyoruz. Yine de abartmadan gerçeklikten uzaklaşmadan bir gün geçirmeye bakın. Destek etkiler olsa da sisin içinden geliyor belirsizlik devam ediyor.
28 Haziran Pazar
Güne Ay Yay burcunda başlıyoruz. Haftanın en güzel günü olmaya aday. Gecesinden başlayan iyicil etkiler gün içinde de devam ediyor. Ancak bir uyarı yapmak istiyorum Mars bugün burç değiştiriyor. Bir gezegen bir burcun son derecesinden geçerken bazı olumsuz sonuçlar ve sona eren olayları da tetikler. Mars Boğayı terk etmeden önceki son açısı Jüpiter’le iyicil bir açı. Belki sonlanan şey o an hoşumuza gitmese de sonradan hayrımıza olduğunu anlayacağımız bir şey olabilir. Bireysel açıdan çok olumsuz görmüyorum ama yine de tedbir almak kıymetli. Duygusal ve öz değer açısından kıymetli bir gün. 22:28 itibariyle Mars İkizler burcuna geçiyor. Çok fikir ama son gelmeyen eylemler dönemi başlıyor. Az laf çok iş diyelim.
Herkese iyi haftalar dilerim.
Astrolog ve Yaşam Koçu Feyza Engin
https://www.instagram.com/astrologfeyzaengin/
https://www.youtube.com/@feyzaileenginyolculuk
https://www.facebook.com/feyzaileenginyolculuk
https://twitter.com/feytanik
https://www.linkedin.com/in/feyza-engin-b5938744
#haftalıkastrolojiyazısı #marsikizlerburcunda #chironboğaburcunda #venüssatürnüçgeni #güneşneptünkaresi








