Hayat bazen otobanda 200 km hızla giderken, birinin gelip el frenini çekmesi gibidir. İşte 6 Mayıs'ta başlayan Plüton retrosu tam olarak bunu yaşatacak bize. Herkes "Neden işlerim durdu?", "Neden sürekli bir aksilik çıkıyor?" diye soracak. Panik yapmayın; bu bir hata değil, hayatın "kendini yenilemek" için verdiği zorunlu bir mola.
6 Mayıs – 16 Ekim Plüton Retrosu
İşler neden sarpa sarıyor?
Plüton'un geri gidişi, sanki biri hayatın fişini çekmiş gibi davranır. Hızlı giden işler, onay bekleyen imzalar bir anda "bekleme odasına" alınır. Bir evi taşıyacaksınızdır, bir aksilik çıkar; bir işi bağlayacaksınızdır, karşı taraf ortadan kaybolur. Bu senin beceriksizliğin değil; Plüton’un "Oraya gitmeden önce, içindeki eksik parçayı bul ve temizle" uyarısıdır.
Eski hatıralar kapıyı çalıyor
Bu süreçte zihninizin derinliklerinde yıllardır duymadığınız o "iç sesler" tekrar yankılanmaya başlar. Eskiden size "başaramazsın" diyen o eski hoca, o eski sevgili ya da bir yakınınızın "senden olmaz" diyen cümlesi... Retro, bu paslanmış dosyaları masaüstüne getiriyor. Yeni bir şeye adım atarken eliniz titriyorsa, bilin ki eski benliğiniz o sese hala inanıyor demektir. O an durun ve şunu söyleyin: "Eski ben o sesle dururdu, yeni ben ise o sese rağmen inşaya devam eder."
Sosyal ilişkilerde "molalar"
Sadece konuşmak için konuşanlar, "mış gibi" yapanlar bu süreçte birbirlerinden uzaklaşır. Bir arkadaşınızla her gün saatlerce konuşurken, bir anda konuşacak bir şey bulamadığınızı fark edebilirsiniz. Bu bir kopuş değil, sizin daha derin ve anlamlı bir hayata geçme arzunuzdur.
Yavaşlamanın şifası: Neden direniyorsun?
Bizler sürekli hızlı yaşamaya alıştık. Plüton, bu koşturmacada ayağını frene bastırıyor. Çok istediğiniz tatile çıkamadınız mı? Veya terfi yine mi ertelendi? Belki de o an, gerçekten "durup dinlenmeye" ihtiyacınız vardı; ama hırsınızdan bunu göremediniz.
5 – 6 Mayıs Hıdırellez: Kış bitti, bahar başlıyor
Hıdırellez sadece bir bahar şenliği değil, binlerce yıldır bu topraklarda kutlanan kadim bir "Gelecek Planlama" günüdür. Kışın soğuğunu, kıtlığını geride bırakıp toprağın uyanışını kutlamak, aslında "yeni başlangıçlara hazırım" demektir. Hızır ile İlyas’ın buluşması aslında şudur: Hayatın zorluklarıyla baş ederken kendi iç sesini duymak. Dileklerimizi bir kâğıda yazıp gül ağacına asarken, aslında kendi geleceğimize dair bir sözleşme imzalıyor, 'ben bu güzelliği hak ediyorum' diyoruz.
Halk arasında Hıdırellez 5-6 Mayıs olarak biliniyor. Ancak, göklerin dili takvim yapraklarından çok daha derin. Çünkü asıl mesele, Güneş'in hangi burcun hangi derecesinde, yani hangi "enerji frekansında" olduğuyla ilgili. Bu yıl, bu enerjinin en yüksek olduğu günler 10-11 Mayıs ve gökyüzünün sembolik dili, Hıdırellez enerjisini mühürlediği tarih ise 19 Mayıs.
19 Mayıs, aynı zamanda bağımsızlığın, uyanışın ve "kendi yurdunu kurmanın" sembolüdür (Atatürk'ün Samsun'a çıkışı). Yani bu yıl Hıdırellez enerjisi, sadece "bereket" değil, aynı zamanda "kendi bağımsızlığını ve kendi sistemini kurma" enerjisiyle birleşiyor.
Özellikle 4-10 Mayıs arası başlatılan işler güçlü ve bereketli olma potansiyeli taşıyor.
Merkür Boğa burcuna geçti. Artık "hızlı, aceleci ve dağınık" düşünme vakti bitti. Zihnimiz şimdi "işe yarar, somut ve kalıcı olan ne?" sorusuna odaklanıyor. Bu dönemde bir şeyleri alelacele konuşmak yerine, sindire sindire deneyimlemek kazanır. İletişimde hedefiniz "laf üretmek" değil, "değer yaratmak" olsun. Bugünlerde konuşan değil, somut bir sonuç üreten kazanır.
Gerilim hattı kontrolsüz güç ve ikili oyunlar: Mars – Jüpiter karesi
Bu haftanın en dikkat çekici ve zorlayıcı enerjisi, Mars ve Jüpiter arasındaki o sert çekişme. Mitolojide "yutulmuşluk" ve "ayrışma" ile ilişkilendirilen bu enerji, insanı şu iki uç noktaya iter:
Ya öfkenizle her şeyi yakıp yıkmak istersin,
Ya da "bana yaptığın bu haksızlığın karşılığını ödeteceğim" diyen o içsel isyanla dolarsın.
Dünya genelinde "diplomatik lafların" artık sert hamleleri durduramadığı bir kaosa giriyoruz. İnsanlar, maruz kaldıkları haksızlıklar karşısında artık "susup oturan" değil, "her şeyi yakmayı göze alan" bir noktada.
Nelere dikkat etmeliyiz?
İkili Oyunlara Kanmayın: Bu hafta çevrenizde "ben haklıyım" diye bağıran, sahte vaatlerde bulunan çok kişi olacak. Kimin ne dediğine değil, somut ne yaptığına bakın. Kararlarınızı anlık heveslerle değil, gerçekler üzerinden verin.
Finansal çukurlara dikkat: "Hemen kazanayım, hemen zengin olayım" diyen Jüpiter kibri, bu hafta sizi finansal bir çukura düşürebilir. "Derin sularda boğulmak istemiyorsanız", büyük risklerden kaçının.
Sağduyunun kalesi: Bu kaotik ortamda Merkür Boğa, sistemin sağduyulu tek sesi. Bize şunu fısıldıyor; “Yavaşla, toprağa bas, somut değer üret.” Eğer başkalarının hırsıyla hareket edip duygusal kararlar alırsan, bu oyunun kaybedeni olursun. Ancak işine odaklanır, somut sonuçlara yürürsen, bu fırtınadan sağlam çıkarsın.
Haftanın günlük enerji dağılımı
4 Mayıs Pazartesi
Ay Yay burcunda haftaya başlıyoruz. Sabaha karşı istikrarlı bir ortam olsa da muhtemelen bu enerjiyi ancak rüyamızda göreceğiz. İlerleyen sabah saatlerinde Ay-Venüs karşıtlığı ani harcamaları gündeme getirebilir. Değersizlik, sevgisizlik hisleri bizi hırçınlaştırabilir. Güvenlik ve konfor algımız birden içimize düşen maceracı kaşifle aniden toz olabilir. Haftaya damgasını vuran Mars ve Jüpiter karesi aktif. Öfkenin büyümesi, patlamalar, yalanlar, yüksekten bakmalar, ben seni yenerimler, artık içimde tutamıyorum saçını başını dağıtırımlar… çok hoş ve stabil günler değil. Piyasalar açısından da bu türbülans etkisi yaratabilir, ani dalgalanmalara, sert iniş çıkışlara sebep olabilir. Öfke kontrolünün zor olduğu günlerden geçiyoruz. Merkür Boğanın ayağı yere sağlam basan fikirlerine kıymet vermek faydalı olur. Durmak değil mesele sistemli harekete devam edebilmek…
5 Mayıs Salı
Ay Yay burcunda 00:33’te boşluğa giriyor ve akşam 22:05’e kadar boşlukta. Haftanın en zorlayıcı enerjisine bu boşlukta giriyoruz. Mars ve Jüpiter arasındaki kare açı bugün kesinleşiyor. Etkisi haftayı kapatıyor bilginize. İki gezegen bu meydan okumaya elleri boş girmiyor. Mars Baten Kaitos hattında, Jüpiter Castor kavuşumunda. Zihinsel ikililik, seçim yapma zorunluluğu, kontrol dışı öfke, bastırılmış dürtülerin büyüyerek ortaya dökülmesi. Etkileri hem bireysel hem genel anlamda zor ve zorlayıcı. Savaş atmosferini daha da körükleyen bir yapı. Piyasalarda risk alınacak zaman değil. sistemli ve planlı ilerlemeye devam edebilmek, kontrollü olabilmek çok işe yarar. 22:05’te Ay Oğlak burcuna geçiyor. Bugünü yarına bağlayan gece Hıdırellez. Dilekler yazılsın, dualar edilsin, ev-ofis-beden-araba temizlenip ritüeller yapılsın.
6 Mayıs Çarşamba
Güne Ay Oğlak burcunda başlıyoruz. Günün ilk saatlerinde kesinleşen Merkür-Plüton karesi iletişim krizlerini gündeme taşıyor. Güç sahibi kişilerin zorbalığı, manipülasyonu ve yaptırımları zorlayıcı olabilir. Dünya gündemi açısından bakarsak güçlünün zayıfı ezdiği, yaptırımlarını zorla dayattığı bir ortamı temsil ediyor. Piyasaların verdiği tepki de bununla türbülansa girebilir. Sert söylemler hem bireysel hem toplumsal hem ekonomik açıdan zarara uğratabilir. Sabah saatleri daha uyumlu ve dengeli. İş, sorumluluk, görevler, istikrar ve disiplin sağlanabileceğinden iyi değerlendirilmeli ancak burada güçler eşitliği olması çok kıymetli. Ay-Merkür desteklese de Merkür-Plüton açısı zorlayıcı. Akşama doğru Ay-Satürn karesi otorite mekanizmasıyla didişme işine bak en iyi şekilde yap diyor. Baba, patron, müdür statüsündekilerle uyum yakalamak zor. İzin isteme günü değil. Bugün Plüton 5 aylık Retro hareketine başlıyor. 16 Ekim’e kadar sürecek bu zaman dilimi hayatın dur, kontrol et, eksikleri gider diye verdiği uzun soluklu bir yavaşlama süreci. Temeller yavaş ve sağlam atılmalı.
7 Mayıs Perşembe
Güne Ay Oğlak burcunda başlıyoruz. Zorlayıcı etkileri olsa da haftanın güzel bir günü. Dengemiz yerinde, zorluklar aşılabilir görünümde. Özellikle sabah saatleri Ay-Güneş arası sıkı fıkı. Güne bu motivasyonla başlıyoruz. Para harcama refleksinin yükseldiğini söyleyebilirim. Abartılı duygular işimizi zora sokabilir, ancak yönetilebilir olduğunu düşünüyorum. Akşama doğru biraz gerginlik, acelecilik sakarlık ve kazalara neden olabilir. 17:58’de Ay boşluğa giriyor yarın sabah 10:27 itibariyle boşluktan çıkacak.
8 Mayıs Cuma
Güne Oğlak burcunda ve boşlukta güne başlıyoruz. Sabah saatleri baş bölgesi ve kemikler-dişlerle ilgili sağlık sorunlarına açıklık var. Migren, baş, diş ağrısı, kemik kırılması, dizlerde sorunlar vs riskli alanlar. Uyandığımız saatlerde dikkat etmekte fayda var. Ay 10:27’de Kova burcuna geçiyor. Haftanın en iyicil etkilerinin olduğu güne geldik. Sabahı sağ salim geçiren gününden emin olsun denebilir. Hayaller, hedefler, yaratıcı fikirler, sürprizler, hayatın destek kuvvet gönderdiğini hissettiğimiz bir günü işaret ediyor. Keyifli ve ilerletici bir gün olacağını düşünüyorum. Önemli işleri bugün halledebiliriz.
9 Mayıs Cumartesi
Güne Ay Kova burcunda başlıyoruz. Sabahın erken saatleri destek var. Tatil deyip biraz uyuyan bunu kaçırır tartışmalarla güne başlayabilir. Gün içi yanlış anlaşılmalara açık. Sözler kalp kırabilir. Akşam saatleri romantizm zamanı. Aman dikkat sonrası dengesizlik getirebilir. Geceye Ay-Güneş karesinin zorlayıcı etkisiyle geçiş yapıyoruz.
10 Mayıs Pazar
Güne Ay Kova burcunda başlıyoruz. Toplumsal konular, arkadaşça sohbetlerin keyfi yüksek olabilir. Aile veya arkadaşlarımızla güzel bir Pazar kahvaltısı çok da iyi gelir. Sabah 8:08 itibariyle Ay boşluğa giriyor ancak bu akışta ve şifalı bir boşluk zamanı çünkü Ay-Chiron destekli. Akşam saatleri biraz beklenmedik durumları, sakarlık, kaza, çarpma, ani haber ve olaylar yaşatabilir. 20:39’da Ay Balık burcuna geçiyor. Sevgi, şefkat ve yardımlaşma enerjisi yükseliyor. Sanat ve ilham daha ön plana çıkıyor.
Herkese iyi haftalar dilerim.
Astrolog ve Yaşam Koçu Feyza Engin
https://www.instagram.com/astrologfeyzaengin/
https://www.youtube.com/@feyzaileenginyolculuk
https://www.facebook.com/feyzaileenginyolculuk
https://twitter.com/feytanik
https://www.linkedin.com/in/feyza-engin-b5938744
#hıdırellez #haftalıkastrolojiyazısı #plütonretrosu #marsjüpiterkaresi









