Bu hafta yılın en sert dolunaylarından birini yaşayacağız. Mars ve Uranüs birlikte ilerleyecek ve Jüpiter aslan burcuna geçecek. Bitmesi gereken bitecek, görmezden geldiğimiz çözülmesi için büyüyecek. Ortada yarım kalanlar tamamlanmaya doğru gidecek.
30 Haziran gece 2:56’da 8 derece Oğlak burcunda Facies sabit yıldızı kavuşumlu sert bir dolunay gerçekleşiyor. Dolunay, yöneticisi Satürn ve Neptün’den sert etki alıyor. Merkür Yengeç’te Retro, Jüpiter anaretik derecede, Mars-Uranüs-Admetos İkizler burcunda kavuşumda ve düğümlere kare. Plüton; Neptün’e 60’lık, Mars-Uranüs’e 120’lik. Satürn, Venüs’e 120’lik açıda.
Facies sabit yıldızı “evlat olsa sevilmez” dediğimiz bir yıldızdır. Hastalık, kaza, şanssızlık, çatışma, deprem, ayrılık, kemik kırılması (diz, bacak, dirsek, bilek, kaburga vb) verir. Yıldızın etkisi daha çok doğal olaylarla ilgilidir deprem, sel, heyelan gibi…
Dolunayın Facies’te olması, kendi yöneticisinden kare alması bu olayları tetikleyebilir.
Diğer yandan Mars-Uranüs kavuşumunun düğümlere karesi diye bakarsak toplumsal, ani, şok edici, deprem etkisi yaratacak olayları tetikler. Admetos’un bu kavuşumdaki rolü karmanın tecellisi yani ettiğini bulma sembolizmi çalıştırır. Burası yüksek elektrik yüklenmiş gibidir, Merkür’ün de geri harekette olmasıyla teknik, teknolojik kazalar, kesintiler, çarpmalar olabilir. Çift olan organlarla (eller, kollar, akciğerler, gözler gibi) ilgili sorunları ortaya çıkarabilir.
Plüton’un desteği olduktan sonra dönüştürür ama o olayı yaşatır. Jüpiter’in son derece Yengeç’te son saatlerini geçiriyor olması bir konunun net şekilde kapanmasını, bitmesini anlatıyor. Son derece kritiktir, zordur ve ağırdır. Dolunay haritası en kısa ve öz haliyle iyicil bir etkide değil.
Dünyanın bir yerlerinde deprem, sel felaketi, toprak kaymasına neden olabilirken bireysel açıdan özellikle 8 derece (+- 5 derece) öncü burçlarda gezegeni olanlar, 0-5 derece değişken burçlarda gezegeni olanlar için çok kritik.
Bu dolunay Ağustos tutulmalarının fragmanı gibi geliyor. Şanslı etki diye yorumlayamıyorum maalesef. Evet kurtarıcı açıları var ama olayları da var. Ev yıkıldıktan sonra arama kurtarma gelmesi gibi.
Çok net diyorum DİKKATLİ OLUN!
Bir arıza olursa kendiniz tamir etmeye çalışmayın, risk almayın, yürüdüğünüz yola dikkat edin.
Merkür’ün yengeç burcunda retroya başladığı bu hafta zihnimiz sürekli geçmiş konuları, aile meselelerini, haklı-haksız durumlarını aklımıza getirebilir. Aile bireyleriyle aramızı iyi tutmaya gayret gösterelim.
Jüpiter Aslan burcunda 30 Haziran 2026 – 25 Temmuz 2027
Jüpiter 30 Haziran’da Aslan burcuna geçiyor.
Jüpiter Aslan transiti, bir yıl boyunca kendi yüceliğinde (gücünün en yoğun, en parladığı anında) ilerleyeceği anlamına gelir. Jüpiter'in herhangi bir burca geçmesi genişleme ve bereket getirirken, yüceldiği bir burca girmesi, söz konusu temayı tüm kolektif için bir maksimum yüklenmeye alır. Aslan ise otorite, sahne, yaratıcı güç, hükümdarlık ve "görünür olan" ile ilgilidir. Bu iki gücün birleşimi, bireylere de toplumlara da yüksek sahne ışığı tutar.
Bireysel ve toplumsal etkiler
Bireysel olarak, kendi yaratıcı yeteneklerimize, içimizdeki özgüvene ve tahtımıza (aslan burcu krallıkla da ilgili olduğundan bireysel olarak da kendi krallığımız ve tahtımız) nasıl oturduğunuza odaklanma fırsatı doğar. Toplumsal olarak ise lider figürlerinin, eğlence sektörünün, finansal piyasaların (özellikle değerli madenler, altın, lüks tüketim) ve eğitim sistemlerinin çok konuşulduğu, yüceltildiği veya aşırıya kaçıldığı bir dönem yaşanır. Büyük çaplı organizasyonlar, festivaller, yaratıcı atılımlar ve görkemli projeler sahneye çıkar. Ancak Aslan'ın gölgesi olan "kibir" ve "ego" da bu dönemde tavan yapar; "Ben en iyisiyim, en doğrusu benim" diyen yöneticiler, liderler veya halk figürleri ön plana çıkar.
Transit başladığında, Jüpiter "yeni bir döngünün tohumlarını" eker. Bu süreçte insanlar kendi yeteneklerini göstermeye, projelerini hayata geçirmeye, eğlenceye ve öğrenmeye yönelik büyük bir açlık duyar. Genişleme enerjisi çok hızlı ve coşkulu olduğu için plansız harcamalar, aşırı iyimserlik ve "kendini ortaya koyma" hevesi olabilir. Jüpiter'in bu ilk "fırlama" anlarında kontrolsüz bir büyüme yaşanabilir; herkes kendi krallığını kurmak ister, ancak bunun bedeli henüz netleşmemiştir.
Temmuz zor bir ay Jüpiter-Plüton karşıtlığı
Jüpiter Aslan ve Plüton Kova karşıtlığı, astrolojide "içi boşaltılmış bir krallığın yer altı depremiyle yıkılması" metaforuyla okunur. Aslan, yüzeydeki parıltı, sahne ışığı, iktidar ve bireysel gösteriş demektir; Kova ise yer altı kaynakları, kolektif dönüşüm ve yapısal altüst oluş demektir. Bu iki güç karşı karşıya geldiğinde, yüceltilen ancak temelsiz olan her şey çöker; kolektif ise bu çöküşün içinden yeni bir form arar. Karşıtlık açıları, "karşıt kutupların birbirini yok etmesi" gibi değil; birbirini "tescilli olarak değiştirmesi" gibi çalışır. Yani Jüpiter'in büyüttüğü, Plüton'un yıktığı şey; gerçek bir dönüşümün fitilini ateşler.
Kitlesel ölüm ve salgın olasılığı
Bu karşıtlığın en sert okuması, bireylerin veya kitlelerin "fiziksel veya sembolik ölümüdür". Ancak burada ölüm bir son değil, bir "zorunlu geçiş"tir. Plüton, Kova burcunda kitlesel ölçekte dönüşümleri yönetir; Kova, hava elementiyle toplumsal akışı temsil ettiği için bu ölüm "sessiz, hızlı ve yayılmacı" olabilir. Salgın, hava yoluyla bulaşan, toplumun genel hareketliliğini sekteye uğratan ve kolektif bilinci "yeniden yapılandıran" bir kitlesel deneyim olarak okunabilir. Plüton, Kova'nın bu hava elementini "zehirli" bir forma sokması; kolektifin bir "şok" ile kendi kırılganlığıyla yüzleşmesidir.
Deprem ve yapısal çöküş
Aslan'ın yönettiği şey, sahnenin parıltısıdır; Kova ise yer altı kaynaklarıdır. Bu karşıtlıkta, "yeryüzüne kurulan" sahte yapılar, "yerin altından gelen" bir güçle sarsılır. Deprem, yüzeydeki ile yer altındaki arasındaki "denge kaybı"dır. Jüpiter'in büyüttüğü aşırı yapılaşma, Plüton'un o derinlerdeki dönüştürücü gücü tarafından paramparça edilir. Bu, fiziksel bir deprem olabileceği gibi; ekonomik, sosyal veya politik bir "sarsıntı" olarak da okunabilir. Yani "temelsiz büyüyen" her şey, yer altından gelen bir darbeyle yıkılır.
Hastalık ve "görünmeyen tehditler"
Aslan'ın gölgesi, "her şeyin kontrol altında olduğu" yanılsamasıdır. Plüton Kova ise bu kontrolün aslında ne kadar kırılgan olduğunu yüzümüze çarpar. Sağlık açısından bakıldığında, bu karşıtlık "toplumsal bağışıklık sistemini" çökerten bir salgın, kolektif bir panik atak veya halk sağlığını tehdit eden yaygın bir hastalık olarak kendini gösterebilir. Hava yoluyla yayılan veya su kaynaklarını kirleten bir tehdit, Plüton'un Kova'daki "kolektif kaynakları zehirleme" kapasitesini harekete geçirir.
Devrim sembolizması
Plüton Kova, devrimlerin gezegenidir; Jüpiter Aslan ise "meşru iktidarı" temsil eder. Bu karşıtlık, halkın yüceltilen otoriteye isyan etmesi, sahnedeki "kahramanların" tahtlarının sarsılması ve kolektifin "biz artık bunu kabul etmiyoruz" demesidir. Ancak bu devrim, Plüton'un Kova'daki derin dönüşümü nedeniyle sadece yüzeysel bir değişim değil; yapısal, köklü ve geri dönüşü olmayan bir sistem altüst oluşudur.
Diğer olasılıklar
Teknolojik Çöküş: Jüpiter Aslan'ın "gösteriş" enerjisi, Plüton Kova'nın "teknolojik kontrol" alanıyla çarpıştığında; yapay zekâ, dijital sistemler veya iletişim ağlarında yaşanan büyük çaplı krizler tetiklenebilir. Kova, teknolojiyi ve geleceği temsil eder; Plüton burada o geleceği "yeraltına çekerek" dönüştürür.
İklim Krizi: Aslan'ın ateş elementi, kuraklık ve aşırı sıcaklıkları; Kova'nın hava elementi ise fırtına ve hava olaylarını temsil eder. Bu karşıtlık, aşırı hava olaylarını, yangınları veya doğal afetlerin tırmanışını tetikleyebilir.
Finansal Kriz: Aslan'ın yönettiği "lüks tüketim, altın, değerli madenler ve gösteriş" piyasaları, Plüton'un Kova'daki "sistemsel dönüşümüyle" alt üst olabilir. Büyük borsa çöküşleri veya para sistemlerinde yaşanan radikal değişimler gündeme gelebilir.
Eğitim ve Felsefi Kriz: Jüpiter, eğitimi ve inanç sistemlerini yönetir. Plüton Kova ise bu sistemlerin "yıkılarak yeniden inşa edilmesini" talep eder. Bu dönemde eğitim sistemlerinde radikal reformlar veya dogmatik inançların çözülmesi söz konusu olabilir.
Bu karşıtlıkta bireysel ve kolektif şifa
Bu karşıtlığın getirdiği "yıkım" aslında bir temizliktir. Sahte olan, şişirilen, temelsiz olan her şey bu süreçte elenir. Gerçekten değerli olan, alçakgönüllü olan ve hizmet eden ise bu sarsıntıdan güçlenerek çıkar. Bireyler için bu dönemde sahneden çekilmek, içe dönmek ve gerçek değerlerini sorgulamak en sağlıklı stratejidir. Toplum için ise bu, eski düzenin sonunun ve yeni bir kolektif bilincin doğuşunun habercisidir.
Plüton Kova'nın bu yıkımı, Jüpiter Aslan'ın o "yüce tahtını" yerle bir ederken, aslında insanlığa "Siz bu tahta layık değilsiniz, gerçek taht içinizdedir" mesajını verir. Gösteriş değil, öz; bireysel parlama değil, kolektif dönüşüm... İşte bu karşıtlığın nihai mesajı budur.
Biz bu filmin finalini 2038 sonbaharı ve 2039 ilkbaharı döneminde göreceğiz.
Bu transitin ilk aylarında gelen genişleme ve şöhret fırsatlarına "sahte bir tanrı" gibi kapılmamak gerekir. Çünkü karşıtlık ve sonrasında Retro geldiğinde, şişirilen her ego ve abartılan her proje, Plüton'un o acımasız eleğinden geçecektir. Bu süreçte en sağlam duruş, Jüpiter'in genişlemesini alçakgönüllülükle, Aslan'ın sahne ışığını ise hizmet bilinciyle karşılamaktır. "Ben parladım ama bu ışığı başkalarını aydınlatmak için kullanıyorum" diyenler, bu karşıtlıktan güçlenerek çıkar. "Ben en büyüğüm" diyenler ise Plüton'un elinde eriyip gider.
Bireysel olarak ateş ve hava burçları bu transitten fayda görür. Başta Aslan, Koç, Yay, Terazi, İkizler. Kova için şans ve ilerleme ne kadar dönüşebildiğiyle ilgili. Jüpiter Aslan; Akrep ve Boğa’lar için sert enerjiler barındırıyor ev-aile-gayrimenkul-kökler / kariyer-toplumsal statü, kader konularında ciddi, zorlu ve meydan okumalı değişimler olabilir. Ev, iş değişimi, taşınma, meslek değiştirme, ebeveyn olma, evlenme, boşanma gibi konuları gündeme getirebilir.
Bundan 12 sene önce 2014 Temmuz – 2016 Ağustos arasında gündeminiz neydi? Hangi konularda ilerleme, büyüme, değişim fırsatları çıkmıştı? Yine hayatınızda benzer temaların gündeme geldiği bir yıl var. Bu süreç iyi mi kötü mü geçecek sorusunun cevabı kendi haritanızla yorumlanır.
Haftanın günlük enerji dağılımı
29 Haziran Pazartesi
Güne Ay Yay burcunda boşlukta başladık. Sabah 10:18 itibariye Ay Oğlak burcuna ve dolunaya doğru ilerliyor. Gündemimizde sorumluluklarımız var. Dolunay gerginliği yaşayanlar sizde bir sorun yok bu sert bir dolunay. Öğleden sonra biraz dengeye geliyoruz gibi. İçsel baskı, ödem, şişkinlik, gerginlik, sinir, stres hali yüksek olabilir. Ortam sanki elektrikle yüklenmiş gibi. Mars-Uranüs kavuşuyor. Akşam saatleri Ay-Neptün karesi algımızı, duygularımızı altüst ediyor. Yanlış işlemler, dalgınlıklar, hatalar, göz boyama, aldanmalar olası. Bozulan elektrikli hiçbir şeye kendiniz müdahale etmeyin. Ya bekleyin ya uzmanından destek alın. Henüz durağan olan Merkür akşam geri hareketine başlayacak. Önümüzde pek de kolay olmayan bir ay olduğunu, Ağustos’un daha da sancılı olma potansiyelinin yüksek olduğunu belirtmek isterim.
30 Haziran Salı
Gece 2:56’da Oğlak burcunda dolunay gerçekleşiyor. Sabah Mars düğümlere kare, Uranüs’le kavuşumda. Sanki sistem elektrik yükünü boşaltıyor gibi. Mars-Uranüs kavuşumu yaz aylarına geldiğinde aşırı sıcaklık ve yangın enerjisini yükseltir. Bireysel olarak da oldukça gergin ve agresif olabileceğimizden bilinçli hareket etmeye özen göstermeliyiz. Sabah 8:51’de Jüpiter Aslan burcuna geçiyor. Bazıları uçup kaçacağını filan sanıyor ama Temmuz zor arkadaşlar. Plüton baskısı var. Siz siz olun kendinize dikkat edin. Öğleden sonra sıkışıklık hissi artıyor. Engellemeler, ertelemeler, iptaller olabilir. Müdür, patron veya babadan izin çıkmayabilir. Gecenin de keyfi yok benden söylemesi.
1 Temmuz Çarşamba
Güne Ay Oğlak burcunda başlıyoruz. İş ve sorumluluk odaklıyız. Öğleden sonra yanlış anlamalar olabileceğinden ve Merkür’ün de Retro olduğunu hatırlarsak sözlerimize dikkat etmeliyiz. Toplantı almayın bu saate mümkünse. 14:50 itibariyle Ay boşluğa giriyor. 22:32’de Ay Kova burcuna geçiyor. Geceye ilerlerken şu günlerin stresini abartılı duygusal geçişlerle, drama queen olarak takılarak geçirme isteği olabilir. Ne diyeyim hayat bu, abartmaya gerek yok. Abartsan anca kendini hasta edersin, değer mi? Gün dönüp sabaha doğru hala uyumayanlar enerji topladıklarını far edecekler. Ama kendini hasta edenler için geçmiş olsun. Hafife almayın birkaç günden uzun sürer.
2 Temmuz Perşembe
Ay Kova burcunda güne başlıyoruz. Boğaz, boyun bölgesi, ses telleri, tiroit sorunları büyüyebilir bir uzmana görünmekte fayda var. Sabahtan akşama hatta yarın akşama kadar iyiyiz. Nihyet bu hafta için güzel söylediğim bir cümle çıktı. Şükürler olsun. Güzel gelişmeler, fırsatlar, yeni projeler, ilham, özgüven, ikna gibi konularda iyiyiz. Bugünü iyi değerlendirelim.
3 Temmuz Cuma
Güne Ay Kova burcunda başlıyoruz. Gün kendiliğinden akıyor. Akşam saatlerine kadar verimli. Akşam için de romantizm filan bekleyen varsa geçmiş olsun. Ya beklentini karşılamaz ya değersiz hissettirir. İyisi mi başka konulara yönelmek.
4 Temmuz Cumartesi
Güne Ay Kova burcunda başlıyoruz. Mars ve Uranüs kavuşumu bugün kesinleşiyor. Havalar ısınıyor. Yılın en sıcak günlerini yaşıyor olabiliriz. Ani kararlar, hızlanma, agresyon, kontrolsüz güç, yer hareketleri… 9:29 itibariye Ay Balık burcuna geçiyor. Öğleden önceki netliğimiz öğleden sonraya kalmıyor. Kavga, tartışma, çatışma, kaza bela açısı canlar. Dikkat edin! Çok da müdahale edilebilir bir şey olmadığından evde ve güvenli bir yerde olun. Akşam da taşan enerjimizi nereye nasıl akıtacağımızı şaşabiliriz. Ağır spordan uzak durun dans ve hafif tempo candır.
5 Temmuz Pazar
Güne Ay Balık burcunda başlıyoruz. Bireysel açıdan tatlişko bir gün. Dengemiz yerinde. Desteklendiğimizi biliyoruz. Bugün harekette olmak fark yaratır. Yan gelip yatmak yok.
Herkese iyi haftalar dilerim.
Astrolog ve Yaşam Koçu Feyza Engin
https://www.instagram.com/astrologfeyzaengin/
https://www.youtube.com/@feyzaileenginyolculuk
https://www.facebook.com/feyzaileenginyolculuk
https://twitter.com/feytanik
https://www.linkedin.com/in/feyza-engin-b5938744
#haftalıkastrolojiyazısı #marsuranüskavuşum #jüpiteraslanburcunda #oğlakdolunayı








