Akaryakıt sektöründe sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat yöntemleriyle kamu zararına neden olunduğu iddiasıyla yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada önemli bir aşamaya geçildi. İstanbul merkezli olarak 9 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 27 kişi hakkında adli işlem başlatılırken, 6 şirkete el konuldu ve 10 şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak görevlendirildi.
Operasyonun ardından Baday Grup'un iştiraklerinden Ditaş Doğan Yedek Parça İmalat ve Teknik A.Ş. (DITAS) hisselerinde sert satışlar yaşandı. Hisseler gün içinde yaklaşık yüzde 10 değer kaybederken, Borsa İstanbul tarafından iki kez devre kesici uygulandı.
Operasyon 9 ilde eş zamanlı gerçekleştirildi
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF koordinasyonunda geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.
İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde'de düzenlenen operasyonlarda toplam 27 şüpheli hakkında gözaltı ve adli işlem kararı verildi.
Yıllık 400 bin tona yakın LPG ithalatı mercek altına alındı
Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350 ila 400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildi.
İddialara göre, ithalat nedeniyle doğan ÖTV ve KDV yükümlülükleri, sahte fatura organizasyonları ile hayali ihracat işlemleri kullanılarak ortadan kaldırılmaya çalışıldı. Böylece kamu zararına yol açıldığı ve vergi sisteminin yanıltıldığı öne sürüldü. 
Vergi kaçakçılığı iddiası
Soruşturma, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü'ne yapılan ihbar üzerine başlatıldı.
Dosyada, şirketlerin ithalat işlemlerinde vergi kaçırdığı, 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve Vergi Usul Kanunu'na aykırı faaliyetlerde bulunduğu iddiaları yer aldı.
Baday Grup soruşturmanın odağında
Yürütülen soruşturmada iş insanı Veysel Baday'a ait Baday Grup ve bağlı şirketler incelemeye alındı.
Soruşturma kapsamında Baday Grup bünyesindeki bazı şirketlere el konulurken, Veysel Baday'ın sahibi veya hissedarı olduğu 10 şirkete TMSF kayyım olarak görevlendirildi.
Soruşturma dosyasında Veysel Baday'ın "örgüt lideri", Sevda Baday ile Hasan Burak Güleş'in ise "örgütün üst yöneticileri" olduğu iddiasına yer verildi.
Ayrıca Kasım Baday, Şeyhmus Baday, Mehmet Emin Baday, Serdar Asar, Mustafa Koca ve Yakup Köroğlu'nun örgüt yöneticisi, diğer şüphelilerin ise örgüt üyesi olarak faaliyet gösterdiğinin değerlendirildiği belirtildi.
Kayyım atanan şirketler
Soruşturma kapsamında TMSF kayyımı atanan şirketler şunlar oldu:
- AVGAZ Enerji A.Ş.
- BDY Group Yatırım A.Ş.
- Birhat İç ve Dış Ticaret A.Ş.
- İstanbul Likit Gaz Enerji ve Petrol A.Ş.
- LPGAS Enerji A.Ş.
- Pet Gaz A.Ş.
- Setgaz Depolama LPG Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Şti.
- Yiğitler Üretim ve Enerji A.Ş.
- Ras Otomotiv İthalat İhracat A.Ş.
- Ditaş Doğan Yedek Parça İmalat ve Teknik A.Ş.'nin hakim ortağı konumundaki Baday Grup'a bağlı ilgili şirketler.
DİTAŞ hisselerinde sert düşüş
Operasyon haberinin ardından Borsa İstanbul'da işlem gören DİTAŞ hisselerinde sert satış baskısı oluştu.
Şirket hisseleri güne 47,50 TL seviyesinden başlarken, gün içerisinde yaklaşık yüzde 10 değer kaybederek 42,92 TL seviyesine kadar geriledi. Bu düşüş üzerine Borsa İstanbul tarafından gün içinde iki kez devre kesici uygulandı.
Baday Grup, daha önce DİTAŞ'ın hakim ortağı olan Doğan Holding ile pay devir sözleşmesi imzalamış ve şirket sermayesinin yüzde 68,24'lük bölümünü 14,5 milyon dolar bedelle satın almıştı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek: Kamu kaynaklarını hedef alan yapılara müsamaha gösterilmeyecek
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada soruşturmanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütüldüğünü belirterek, operasyonun birçok kamu kurumunun ortak çalışmasıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.
Gürlek açıklamasında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren şirket yapılanması üzerinden gerçekleştirildiği iddia edilen sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına neden olan organizasyonlara karşı hukuki sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
Bakan Gürlek, "Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz." ifadelerini kullandı.
Not: Soruşturma devam ediyor. Haberde yer alan suçlamalar soruşturma makamlarının iddialarına dayanıyor olup, şüpheliler hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.

















