Ramazan, kadim kültürlerde ışık tohumunun hatırlanması için açılan devasa bir "dönüşüm kapısıdır". Ancak bugün bu kapıyı, kendi gölgelerimizi beslemek için mi kullanıyoruz yoksa o kutsal arınmayı mı seçiyoruz? Bu hafta bir yeni ay bir özel gece ve bayrama ev sahipliği yapıyor.
Ramazan, sadece dünyevi bir takvim yaprağı değil; ruhun kendi "ana vatanına", ışık tohumuna dönüş yolculuğunun yıllık provasıdır. İslami gelenekte bu ay, Kur'an'ın nazil olmasıyla "hidayet" kaynağıdır; ruhsal yapısı ise "nefsi terbiye, ruhu azat etme" disiplinidir. Oruç, bedenin gıda alımını keserek, ruhun ilahi gıdaya açılmasını sağlar. Bu, aslında "kendi derinliğine inme" sanatıdır.
Dünya üzerindeki tüm kadim tradisyonlar, bu "dönüş" sürecini benzer sembollerle kutlar. Ramazan'daki oruç, Hristiyanlık'taki "Lent" (Büyük Perhiz), Yahudi geleneğindeki "Yom Kippur" orucu veya kadim pagan kültürlerdeki "bahar temizliği" ritüelleri aslında aynı tekamül kapısına çıkar: Arınma.
Oruç aslında enerji filtrelemedir. Sadece yemekten kesilmek değil; dilden, zihinden ve egodan "oruç" tutmaktır. Antik şamanik öğretilerde bu, "enerjinin yüzeyden çekilip merkeze (batın) yönlendirilmesi"dir ve kolektif bir bilinçdışı temizliğidir.
Kadir Gecesi zamanın ötesine geçiş. "Bin aydan daha hayırlı" denmesinin sebebi. Bu gece zamanın dairesel değil, dikey olduğu andır. Zamansızlığa açılan bir kapıdır. Kadir Gecesi, ruhun madde katından ışık katına ışınlandığı "an"dır.
Ramazan ve Bayram yeniden doğuş… Ramazan bir "kabuk değiştirme", bayram ise bu yeni hallerle sofraya oturmaktır. Bayram, "mutluluk sonuç değil, yolun dengesidir" dediğim o noktada; ulaşılan o nötr, tatmin haliyle "birlik bilincini" kutlamaktır. Astrolojik açıdan Ay'ın, Dünya'ya en yakın olduğu "Perigee" (Yerberi) noktasına yakın geçiş yaptığı veya o dönemdeki özel bir gezegen diziliminin, insanların zihinsel algısını "kolektif sezgisel bir atılıma" zorladığı zaman dilimi olarak görülebilir. Yani Gök, "yeryüzüne yaklaştığında", insan ruhu da "zamanın ötesine" ışınlanmaya başlar.
Tüm kültürlerde bu döngü şuna odaklanır: İnsan, beden (toprak) ile ruh (ışık) arasında bir köprüdür. Maddeye sarıldığında ağırlaşır, oruçla arındığında hafifler. Ramazan, insanlığın kolektif olarak "maddi ağırlığını" üzerinden atıp, o ışık tohumunu hatırlama sürecidir. Toplumun en fakiriyle aynı açlıkta buluşmak, "birlik bilincini" (Vahdet) pratik etmektir.
Ramazan'ın öğretisi, "kendini bilme"dir. Oruç tutarken, insanın aslında dünyevi ihtiyaçlarına ne kadar bağımlı olduğunu görmesi, bir tür "kendi gölgesini kucaklama" (Jungyen) süreci olarak değerlendirilmeli. Açlık, egonun o "kılıç seslerini" susturur ve ruhun o ince sesini duymayı sağlar.
Toplum olarak içine düştüğümüz en büyük illüzyon, orucu bir "yoksunluk yarışı"na çevirmek. Bir ay boyunca sadece mideye oruç tutturup, iftar vaktini bir "saldırı anı" gibi beklemek, "oruçluyum" diyerek etrafa gerginlik, nezaketsizlik ve hatta şiddet saçmak... Bu, aslında orucun ruhsal mekanizmasını çalıştırmamak değil midir? Oruçlu bir insanın "huzursuzluğu" veya "öfkesi", aslında o kişinin zaten içinde taşıdığı, açlıkla beraber yüzeye vuran o gizli gölgesidir. Mide boşalınca zihin, alt bilincindeki o gürültülü öfkeyi yönetemez hale geliyor.
Ramazan'ın temel öğretisi "Birlik Bilinci"dir. Bir başkasının açlığını, kendi açlığında duymaktır. Oysa biz, iftar sofralarını "orduya yetecek" ziyafetlerle donatarak, aslında o sofralardan mahrum olanlarla aramıza devasa duvarlar örüyoruz. Bir yanda şatafat, bir yanda gerçek bir yoksunluk... Bu, birliğin değil, ayrılığın sergilenmesinden başka nedir?
Oysa oruç, bedenin sınırlarını zorlayarak ruhun o özgür, o ışık saçan tarafını hatırlama "provası"dır. Eğer oruç seni daha şefkatli, daha nazik, evrenin o nötr, "mutluluk dengeymiş" dediğimiz o dingin haline yaklaştırmıyorsa; o sadece biyolojik bir oruçtur. Ramazan; sofraları değil, gönülleri genişletme, başkasına duyulmayan tahammülü kendi nefsine duyurma sürecidir.
Ruhun Baharı: Bayram, Bir "Işık" Doğumu kutlu olsun
Bu yıl Ramazan Bayramı, gökyüzünün en özel geçişlerinden birine ev sahipliği yapıyor. Ramazan boyunca Güneş'in Balık burcundaki o derin, o "çözücü" enerjisinde ruhumuzu yıkadık. Balık, okyanus gibidir; tüm acılarımızı, tüm yargılarımızı, tüm o "kötü" dediğimiz parçalarımızı içine alıp eritir. Ramazan'ın sonunda, Güneş'in Koç burcuna girişiyle bir "Ruh Doğumu" yaşıyoruz. Bayram, sadece bir kutlama değil; artık Balık'ın rüyalarından uyanıp, Koç'un o taze, korkusuz ve umutlu enerjisiyle yaşamı yeniden inşa etme vaktidir. "Duygudan Eyleme Geçiş"
Bayramın hemen öncesindeki Yeni Ay, Balık'ın o sonsuz sezgisel derinliğinde bir "tohum" ekiyor. Şimdi ise o tohum, Koç Güneş'iyle toprağı çatlatıyor.
Bayramın birinci günü:
Sabahın Gerginliği (Ay-Jüpiter Karesi): Bayram sabahı o hafif gerginlik, aslında "büyük beklenti"nin (Jüpiter) ve yükselen duyguların (Ay) çarpışmasıdır. Bu gerginlik, eski kalıpların yırtılma sesi. Kahvaltı sofralarında o sahte nezaketleri değil, içindeki o gerçek, bazen aksini söylemek isteyen "kendini" fark etmeye çalış.
Bayramın ikinci günü:
Toprağa Dönüş (Ay Boğa'ya Geçiş): Bayramın ikinci gününde Ay Boğa’ya geçtiğinde, gökyüzü "Artık lafı bırak, huzuru inşa et" der. Ay-Plüton karesi, aile içindeki o eski, yeraltında kalmış, çözülmemiş çatışmaları su yüzüne çıkarabilir. Korkma! Bu, bir kavga değil, bir "şifalanma fırsatı" olabilir. Boğa'nın o sağlam, güven veren enerjisi, sana "Geçmişin yükünü bırak, önündeki güzelliğe bak" mesajı verir. Zira Ay, düğümlerle kurduğu o güzel üçgenle, sana kaderin "doğru yoldasın" mesajını fısıldar.
Bayramın üçüncü günü: Bir Eylem Planı Olarak Bayram (Mars üçgeni ve Güneş-Neptün Kavuşumu): Bayramın son günü, Mars ve Jüpiter'in o şahane uyumu ile Güneş'in Neptün'le o masalsı dansı, hayalleri eyleme dökme gücünü hatırlatıyor. Hayallerin, artık gökyüzünde bir "tasarım" olmaktan çıkıp, "yaşayan bir gerçeklik" olmaya adım atmak için senin gayretini bekliyor.
Bu yılın bayramı bize şunu öğretiyor: "Konuştuğun gibi yaşa, hissettiğin gibi eyleme geç."
Balık'ta rüya gördük, hissettik, arındık. Şimdi Koç'ta o rüyaları savunacağız. Bayram sofrasında tıka basa yemek değil, "nefes alacak yer" bırakmak, aslında ruhumuza da bir alan açmaktır. Mars'ın o kararlı eylem gücü, Jüpiter'in bolluk inancıyla birleştiğinde; artık "acaba yapabilir miyim?" diye soran değil, "nasıl yapabilirim?" diye yola çıkanların bayramı başlıyor.
Eğer bu bayram birileri seni üzdüyse veya eski yaralarını kanattıysa, bil ki gökyüzü sana, "O eskidir, bugün ise Koç’un ilk günü!" diyor. Geçmişten (Balık) geleceğe (Koç) ışınlanma vaktidir. Bayramın kutlu olsun.
Şimdi de haftanın genel değerlendirmesine geçelim bakalım neler oluyor.
19 Mart Balık burcunda Yeni Ay
19 Mart sabah 4:23’te, Balık burcunun 28 derecesinde Pegasus takım yıldızının Scheat sabitinde bir yeni ay geçekleşiyor. Bu sabit yıldız zor ve zorlayıcı etkileriyle biliniyor. 2025 Eylül ayındaki Güneş tutulmasının hatırlatıcısı. Geçtiğimiz Eylül ayında ve 2016’ının Mart ayındaki Ay tutulmasında neler olmuştu, neler yaşanmıştı ve neler yaşamıştınız bir hatırlayın bakalım… benzer nitelikte olayları yeniden gündeme getirir. Yeni Ay anında Oğlak burcu yükselirken yeni ay tetikleyicisi Merkür hala Retro hareketinde. Bu bir Balık yeni ayı yani ana konu kurban psikolojisi, ödeşme isteği, adaleti kendi eliyle tayin etme hali… sabit yıldızın etkisine bakarsak sulardan gelen zararlar, alkol, gaz ve ilaç zehirlenmeleri, gemi kazaları, sahil bölgeleri, aşırı yağışlar, sel gibi doğal afetler olasılıklar arasında. Ancak diğer yandan destekleyici yanları var. geçmişten gelen konuların artık çözülmesi için bir fırsat olabilir bu krizsel yapı. Ancak yeni konular için harekete geçmeye acele etmeyin. Neyse ki bayram ve tatil zamanlamayı bizim adımıza ayarlıyor. Merkür’ün düze döndüğü 22 Mart’tan itibaren yeni adımlar için hareket vakti geliyor. Ülkemiz açısından koruma sağlıyor. Dünya ve yakın coğrafyada yaşanan savaşkan enerjiden ülkemiz muaf ancak ekonomik açıdan bakarsak işler hiç de iç açıcı değil. Enflasyon ve fiyat artışları yine gündemde. Döviz, borsa ve değerli madenlerde sert hareketeler bekliyorum. Altın yatırımcısına alım imkanı sağlar sonra tekrar artmaya devam. Yatırım tavsiyesi değildir o nedenle olası günleri yazmıyorum.
HAFTANIN GÜNLÜK ENERJİ DAĞILIMI
16 Mart Pazartesi
Haftaya Ay Kova burcunda başlıyoruz. Toplumsal konular, haberler özgürlükler, farklılaştığımız konular ön planda. Özgürlük ihtiyacımızın yüksek olduğu bir gün. Öğleden sonra Chiron’la uyumlu açısı özellikle toplumsal konularda konuşmak ve iyilik hareketleri için güzel bir fırsat olabilir. Gün içinde netleşen açısı yok ama akşam saatleri Uranüs’le sert açılanıyor. Dikkat gerektiriyor. Kaza, bela açısı dediğimiz bir zaman dilimi. 22:56’da Ay boşluğa giriyor. Kadir Gecesi hepimize güzellikler getirsin.
17 Mart Salı
2:15’te Ay Balık burcuna geçiyor ve kapanış fazında. İki gün sonraki yeni aya adım adım ilerliyoruz. Bugün adeta Balık burcu hakimiyeti çok yüksek. Son bir ayda gözümüzden kaçan ne varsa bize hatırlatılacak. Diyanetin takvimine göre Kadir gecesi dündü 16 Mart’ı 17 Mart’a bağlayan gece. Ancak göksel sembolizme bakarsak bugün Kadir Gecesi için çok daha uygun. Zamanın dairesellikten lineere döndüğünü hissettiğimiz bir gün. Bir gün içinde pek çok şey önümüze çıkacak. Şapkamıza önümüze alıp düşünmek ve tevekkül etmek için bugünü ve geceyi değerlendirmenizi öneririm. Ay sırayla Kuzey Düğüm, Merkür ve Mars’la kavuşacak gece ise Jüpiter üçgenine doğru ilerleyecek. Daha ne denir hem kendimiz hem insanlık için hem dünyevi hem uhrevi niyetlerimiz için dua etmenin tam zamanı. Gönlümüzden ve zihnimizden geçen tüm güzellikler bizimle olsun.
18 Mart Çarşamba
Ay Balık burcunda ruhsal bir enerjiyle güne başlıyoruz. Ay Jüpiter üçgeni duaların kabulünü, niyetlerin gerçekleşmesini destekliyor. Öte yandan Venüs-Jüpiter karesi iki iyicilin çatışması bize dikkat diyor. Bu ne demek? En basit tabiriyle iyi niyetin suiistimali veya çılgınca harcama dürtüsü. Evet dostlar biliyorum pek çoğunuz bayram için zaten harcama yapacağız diyorsun ama şunu unutmayın gerekenden çoğunu mu alıyorsunuz, ya da ramazan iyilik ve paylaşma zamanı diyorsunuz ama acaba sizi kullananlara mı enerjinizi sarf ediyorsunuz. Elbette iyilik ve paylaşım çok kıymetli sadece bunu farkındalıkla yapmak için minik bir uyarı. Düşünmeden ve hesaplamadan alışveriş yapmayın. Günün diğer güzelliği Güneş ve Uranüs arasındaki uyumlu fırsat açısı. Bazılarımız için bugün çok büyük fırsatlara gebe, kullanmayı bilene. Benden söylemesi.
19 Mart Perşembe
Geldik Yeni Ay gününe sabah 4:23’te Balık burcunda bir yeni ay gerçekleşiyor. Güneş ve Ay birlikte. Akabinde Ay boşluğa giriyor ve 7:02’de Koç burcuna geçiyor. Sırayla Neptün ve Satürn’le kavuşuyor, sonra da Plüton’dan destek alıyor. Yeni Ay etkilerinde sertlikler olsa da fırsat ve destekler var. Yeni adımlar için Merkür Retro çıkışını bekleyin derim. Genel itibariyle güzel ve keyifli bil gün olmasını diliyorum.
20 Mart Cuma
Ramazan Bayramının ilk günü. Sabah Ay-Jüpiter sert açısı biraz gerginlik yaratabilir. Bugün Güneş Koç burcuna geçiyor. İyi ki doğduğunuz sevgili Koçlar. Öğle saatleri Ay-Venüs kavuşumu var. Sevdiklerimizle vakit geçirmelik… Ancak 12:23’te boşluğa giriyor ve yarın sabaha kadar boşlukta ilerliyor. Merkür de akşam saat 22:32’de Retro hareketini sona erdiriyor. Durağan pozisyonu retrodan zor gelebilir. Akıl durması yaşanabilir. Tartışmadan kaçınmakta fayda var.
21 Mart Cumartesi
9:34 itibariyle Ay Boğa burcuna geçiyor. Biraz fazla tatlıya, yemeye içmeye düşürebilir aman dikkat abartmayın. Öğle sonundan itibaren Ay-Plüton sert açısı biraz zorlanmaya sebep olabilir. Etkisi çok sürmeyeceğinden bu akşam üstü saatleri olabildiğince dikkatli ve stabil geçirmekte fayda var. Sonrası çok daha keyifli. Sanki içimizden bir ses bize doğru yoldasın diyecek ve güzel konuşmalarla yeni bir şeylerin habercisi olabilecek.
22 Mart Pazar
Geldik haftanın ve bayramın son gününe. Güne Ay Boğa burcunda güne başlıyoruz. Hafta başı itibariyle yeni kararların adımlarını atmaya hazırız. Bugün çok güzel ve kıymetli. Mars-Jüpiter üçgeni, Ay-Jüpiter ve Ay-Mars 60’lık açısı bir de Güneş Neptün kavuşumu var. Sisler dağılıyor hedef için hareket zamanı geliyor demek. Herkese iyi haftalar.
Astrolog / Yaşam Koçu Feyza Engin
https://www.instagram.com/astrologfeyzaengin/
https://www.youtube.com/@feyzaileenginyolculuk
https://www.facebook.com/feyzaileenginyolculuk
https://twitter.com/feytanik
https://www.linkedin.com/in/feyza-engin-b5938744
#oruçramazanbayram #kadirgecesi #balıkyeniayı









