30 milyon TL’nin üzerindeki gayrimenkul devirlerinde avukat bulundurma zorunluluğu getirilmesine yönelik tartışmalar sürerken, hukukçular arasında görüş ayrılıkları derinleşiyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan gayrimenkul hukukçusu Avukat Güvenç Kiraz, Türkiye’deki tapu sisteminin yapısal olarak böyle bir zorunluluğa ihtiyaç duymadığını ifade etti.
Kiraz, Türkiye’de tapu işlemlerinin “şekil esası”na dayandığını belirterek, işlemlerin zaten tapu memuru tarafından denetlendiğini vurguladı. Bu nedenle tapu sırasında avukat bulundurulmasının hukuki bir gereklilik oluşturmadığını dile getirdi.
“Tapu memuru zaten denetliyor”
Kiraz açıklamasında, Türkiye’de tapu işlemlerinde güvenliğin kamu otoritesi tarafından sağlandığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bizde şekil esası var ve tapu memuru zaten her işlemi kontrol ediyor. Avukat ancak tapu öncesi süreçlerde bilgi verebilir. Takyidat incelemeleri, belediye dosyalarının kontrolü gibi konularda katkı sağlar.”
Batı ile sistem farkına dikkat çekti
Türkiye ile ABD ve İngiltere gibi ülkeler arasındaki temel farklara da değinen Kiraz, söz konusu ülkelerde gayrimenkul devrinin çoğu zaman adi yazılı sözleşmelerle yapılabildiğini hatırlattı. Bu nedenle o sistemlerde avukatların işlem güvenliği açısından kritik rol üstlendiğini ifade etti.
Türkiye’de ise tapu devrinin resmi memur önünde gerçekleştiğini belirten Kiraz, bu durumun avukatın rolünü sınırladığını söyledi.
“Zorunluluk sorunları çözmez” 
Kiraz, avukat zorunluluğu getirilmesinin sektördeki temel problemlere çözüm olmayacağını da savundu. Özellikle hukuk fakültesi mezunlarının ve genç avukatların yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çeken Kiraz, bu tür bir düzenlemenin yapısal sorunları gidermeyeceğini ifade etti.
Ayrıca, taraflar arasındaki anlaşmazlıklarda avukatların sonradan sorumlu tutulabildiğini belirterek, bu durumun yeni hukuki riskler doğurabileceği uyarısında bulundu.
Rakamlarla
30 milyon TL: Tartışılan avukat zorunluluğu sınırı
%100 resmi işlem: Türkiye’de tapu devri yalnızca tapu müdürlüğünde yapılabiliyor
ABD/İngiltere: Gayrimenkul devri çoğu zaman sözleşme ile gerçekleşebiliyor
Uzman yorumu
Gayrimenkul hukukçularına göre Türkiye’de tapu güvenliği büyük ölçüde kamu sistemi tarafından sağlanıyor. Bu nedenle zorunlu avukat uygulamasının, işlem maliyetlerini artırabileceği ancak güvenliği anlamlı ölçüde artırmayabileceği değerlendiriliyor.
GAPAS Başkanı Mustafa Kemal Şahin’den sert tepki
Gayrimenkul sektöründe tartışma büyürken, GAPAS Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Şahin de düzenlemeye karşı çıkan isimler arasına katıldı.
Şahin, 30 milyon TL üzeri tapu işlemlerinde avukat bulundurulmasına yönelik önerinin, sektörde ciddi yapısal sorunlara yol açabileceğini belirterek kapsamlı bir açıklama yaptı.
Gayrimenkul danışmanlarının zaten devlet tarafından yetkilendirilmiş ve denetlenen bir meslek grubu olduğuna dikkat çeken Şahin, şu ifadeleri kullandı:
“Bizler; MYK belgelerini almış, zorunlu eğitimleri tamamlamış, yetki belgeleriyle faaliyet gösteren ve tüm vergi yükümlülüklerini yerine getiren profesyonelleriz. Buna rağmen böyle bir düzenleme ile karşı karşıya kalmamız kabul edilemez.”
“Bu düzenleme sektörü daraltır”
Şahin’e göre söz konusu uygulama sadece bir hukuki güvenlik tedbiri değil, aynı zamanda piyasa dinamiklerini doğrudan etkileyecek bir müdahale niteliği taşıyor.
Açıklamada öne çıkan riskler şöyle sıralandı:
Gayrimenkul danışmanlarının sistem dışına itilmesi
İşlem maliyetlerinin artması
Tapu süreçlerinin yavaşlaması
Kayıt dışı işlemlerin yeniden artış göstermesi
Şahin, “Eğer amaç güvenli işlem ise çözüm yeni zorunluluklar değil, mevcut sistemi güçlendirmektir” diyerek düzenlemenin yaklaşımını eleştirdi.
Sektörden alternatif çözüm önerileri
GAPAS Başkanı, eleştirilerin yanı sıra çözüm önerilerini de kamuoyu ile paylaştı. Buna göre sektörün beklentileri şu başlıklarda toplandı:
EİDS sisteminin etkin şekilde devreye alınması
Gayrimenkulde stok affı uygulanması
Tapu harçlarının toplamda %1 seviyesine düşürülmesi
Şahin, bu adımların hem işlem güvenliğini artıracağını hem de piyasa hacmini büyüterek devlet gelirlerini yükselteceğini savundu.
“Birlik çağrısı” yaptı
Açıklamasının sonunda sektör paydaşlarına çağrıda bulunan Şahin, meslek örgütlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı:
“Bugün sessiz kalırsak yarın bu mesleği yapacak alan bulamayabiliriz. Mesleğimizin itibarı ve sektörün geleceği için birlikte hareket etmeliyiz.”















