Soner Hoca, Zeray GYO'nun peşini bırakmıyor
Gayrimenkul sektörüne yönelik sert eleştirileriyle tanınan Prof. Dr. Soner Gökten, son değerlendirmesinde konut piyasasında derinleşen erişilebilirlik sorununa ve firmaların yaşadığı nakit sıkışıklığına dikkat çekti. Özellikle Zeray GYO ve Emlak Konut’un Damlakent projesini örnek gösteren Prof. Dr. Soner Gökten, sektörde “iskontoların artık kaçınılmaz hale geldiğini” vurguladı.
Prof. Dr. Gökten'e göre, yüksek faiz ortamı ve daralan talep nedeniyle birçok proje ilk elde satılamıyor. Bu durumun, büyük ve “parlak yıldız” olarak görülen bazı inşaat firmalarını bile yeni projelere başlamaya zorladığını ifade eden Prof. Dr. Gökten, “Daha çivi çakılmadan, maliyetine konut satıp mevcut projeleri kurtarmaya çalışıyorlar” dedi. 
Damlakent örneğinde yaşanan sürecin sektörde nakit sıkışıklığının somut bir göstergesi olduğunu savunan Prof. Dr. Gökten, “İskonto var söylemiyle böl-parçala-sat yöntemi uygulandı ve nakit ihtiyacı giderilmeye çalışıldı” değerlendirmesinde bulundu.
Zeray GYO üzerinden eleştirilerini sürdüren Prof. Dr. Gökten, şirketin yap-sat modeliyle faaliyet göstermesine rağmen GYO kimliğiyle borsaya açılmasının sektörde tartışma yarattığını belirterek, “Konut satamayan, projelerini bitiremeyen firmalar çareyi hisse satmakta arıyor. Bu da hem yatırımcıyı hem sektörü risk altına sokuyor” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Soner Gökten'e göre konut sektöründe iki yönlü ve telafisi zor bir kriz yaşanıyor:
Bir yanda satılamayan stoklar ve maliyetine kadar çekilen fiyatlar, diğer yanda ise hane halkı için giderek büyüyen erişilebilirlik problemi.
“Konut artık yatırım aracı değil” diyen Prof. Dr. Gökten, piyasadaki yeni dengeyi şöyle özetledi:
“İstediğiniz fiyata ilan verin ama alan var mı bakın. Kiraya istediğiniz rakamı yazın ama iki ay sonra ödeyebilecek mi buna bakın. Bu göstergeler artık son derece riskli.”
Buna karşın nakdi olan ve oturum amaçlı alım yapacaklar için mevcut dönemin bir fırsat sunduğunu söyleyen Soner Hoca, “Yatırım için değil ama içinde yaşamak için konut alacaklar açısından zamanıdır” diyerek sözlerini tamamladı.
Uzman yorumu
Soner Hoca’ya göre sektör, stok fazlası ve erişilebilirlik krizi arasında sıkışmış durumda. İskontoların artması kısa vadede alıcıyı cezbetse de, uzun vadede firmaların finansal sürdürülebilirliği açısından ciddi riskler barındırıyor.
Rakamlarla
Konut kredisi faizleri: Tarihi yüksek seviyeler
İlk el satışlarda talep: Belirgin düşüş
İskonto oranları: Bazı projelerde maliyet seviyesine kadar gerileme
Satılamayan stok: Artış eğiliminde
Kamuoyu tepkisi
Sosyal medyada birçok kullanıcı, Prof. Dr. Gökten'in Zeray GYO ve Damlakent örnekleri üzerinden yaptığı eleştirilerin “sektörde konuşulup dile getirilemeyen gerçekleri” yansıttığını savunurken, bazı yatırımcılar ise açıklamaların piyasayı olumsuz etkileyebileceğini öne sürüyor.


















