Türkiye’de son yıllarda hızla yükselen kira fiyatları, kiralık konut arzındaki daralma ve ev sahibi-kiracı anlaşmazlıkları gündemdeki yerini korurken, stratejist ve yatırım uzmanı Tunç Şatıroğlu dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Şatıroğlu’na göre kiralık konut krizinin çözümü için öncelikle yatırım amaçlı konut alımının yeniden cazip hale getirilmesi gerekiyor. Bu sayede hem yeni konut üretiminin artacağını hem de mevcut durumda boş tutulan konutların piyasaya sürüleceğini savunan Şatıroğlu, arzın hızlı şekilde artırılmasının mümkün olduğunu ifade etti.
“Maksimum anahtarı geri alma süresi” önerisi
Şatıroğlu’nun en dikkat çekici önerilerinden biri “Maksimum Anahtarı Geri Alma Süresi” kavramı oldu. Buna göre ev sahiplerinin kiraya verdikleri konutu yeniden teslim alma süreci belirli bir üst sınırla güvence altına alınmalı.
Şatıroğlu, mevcut sistemde arabuluculuk, mahkeme, istinaf ve icra süreçlerinin uzun sürmesinin yatırımcıyı kiraya vermekten uzaklaştırdığını belirterek şu görüşü savundu:
“Eğer maksimum anahtarı geri alma süresi 5 yıl olursa, konutunu boş tutan birçok yatırımcı yeniden kiraya verme eğilimine girebilir.”
Öneriye göre kira kontratlarının yenilenme süresi ile tahliye süreçleri birlikte ele alınmalı ve toplam sürecin 5 yılı aşmaması sağlanmalı.
Tahliye süreçlerinde sadeleşme vurgusu 
Şatıroğlu, mevcut yargı süreçlerinin sadeleştirilmesi ve hızlandırılması gerektiğini de ifade etti. Buna göre;
- Eğer tahliye süreçleri 1 yıla kadar indirilebilirse kira sözleşmeleri ilk yıldan sonra 3 yıl daha uzatılabilecek,
- Böylece 4 yılın sonunda tahliye süreci başlatılabilecek,
- Tahliye davalarının ise 1 yıldan uzun sürmemesi hedeflenecek.
Şatıroğlu’na göre yasal süreçlerin 4 yılın altına indirilememesi halinde ise kira kontratlarının yalnızca 1 yıl ile sınırlandırılması gündeme gelebilir.
Kira artışında TÜİK ve İTO önerisi
Kira artış oranları konusunda da değerlendirmelerde bulunan Şatıroğlu, kira zamlarının yalnızca belirli ekonomik göstergelere bağlanmasını önerdi.
Buna göre tarafların karşılıklı anlaşması halinde kira artış oranı yalnızca:
- Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyon verileri,
- ya da İstanbul Ticaret Odası (İTO) dönem sonu yıllık enflasyon oranı
üzerinden belirlenebilmeli.
Şatıroğlu ayrıca geçmiş dönemde uygulanan yüzde 25 kira artış sınırı benzeri müdahalelerin yeniden gündeme gelmeyeceğine dair yasal güvence oluşturulması gerektiğini savundu.
“Vergi politikaları yatırımcıyı küstürmemeli”
Şatıroğlu’nun dikkat çektiği bir diğer başlık ise vergi politikaları oldu. Konut yatırımının yeniden cazip hale gelebilmesi için vergi ve harç sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Şatıroğlu, özellikle:
- yüksek emlak vergisi artışları,
- ikinci konuttan itibaren artan oranlı vergiler,
- yatırımcıyı caydırıcı mali yükler
gibi uygulamaların kiralık konut sorununu daha da derinleştirebileceğini ifade etti.
“Önce boş konutlar piyasaya döner”
Şatıroğlu’na göre önerilen düzenlemelerin hayata geçirilmesi halinde ilk etapta boş tutulan konutların önemli bir bölümü yeniden kiralama piyasasına dönebilir.
Uzun vadede ise konut yatırımının yeniden cazip hale gelmesiyle birlikte yeni inşaat projelerinin artacağı ve yaklaşık iki yıl içinde kiralık konut arzında belirgin bir yükseliş yaşanabileceği değerlendiriliyor.
Rakamlarla: Türkiye’de kiralık konut sorunu
- Büyükşehirlerde kira artışları son yıllarda tarihi seviyelere ulaştı.
- Ev sahibi-kiracı davalarında ciddi yoğunluk yaşanıyor.
- Yatırım amaçlı konutların bir kısmı uzun tahliye süreçleri nedeniyle boş tutuluyor.
- Uzmanlara göre arz artışı olmadan kira fiyatlarında kalıcı düşüş zor görünüyor.
Kiralık konut sorununu çözmek için önerilerim:
— Tunç Şatıroğlu (@TuncSatiroglu) October 14, 2025
Öncelikle yatırım amaçlı konut alıp kiraya vermek cazip hale getirilmeli. Bu sayede daha çok konut üretilebilir ve mevcut boş tutulan konutlar da kiraya verilerek arz hızlı bir şekilde artırılabilir.
Konut yatırımı nasıl cazip…

















