Türkiye ekonomisinde üretim ile finans sektörü arasındaki makas giderek açılıyor. Türkiye’nin en büyük sanayi ve yatırım gruplarından Koç Holding yılın ilk çeyreğinde 522 milyon TL net kâr açıklarken, finans alanındaki Albaraka Türk’ün 1,3 milyar TL’nin üzerinde kâr elde etmesi dikkat çekti. Veriler, üretim yapan şirketlerin yüksek maliyetler altında ezildiğini bir kez daha ortaya koydu.
Türkiye ekonomisinde son yıllarda sıkça tartışılan “üreten mi kazanıyor, finans mı?” sorusu, 2026 yılı ilk çeyrek bilançolarıyla yeniden gündeme geldi.
Türkiye’nin en büyük holdinglerinden biri olan Koç Holding, yılın ilk çeyreğinde 522 milyon TL net kâr açıkladı. Holding, geçtiğimiz yılın aynı döneminde 1,85 milyar TL zarar etmişti. Buna rağmen açıklanan kâr rakamı, holdingin ölçeği ve faaliyet alanları düşünüldüğünde oldukça sınırlı kaldı.
Buna karşılık Albaraka Türk, aynı dönemde 1 milyar 339 milyon TL konsolide net kâr elde ettiğini duyurdu. Böylece bankanın açıkladığı net kâr, Türkiye’nin en büyük sanayi gruplarından Koç Holding’in yaklaşık 2,5 katına ulaştı.
Finans sektöründeki bu kârlılık sadece Albaraka ile sınırlı değil. Koç Grubu bünyesinde yer alan Yapı Kredi için de durum farklı değil. Yapı ve Kredi Bankası (YKBNK), 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Bankanın net dönem kârı 20 milyar 294 milyon TL’ye ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 78 artış gösterdi.
Üretim devinin cirosu yüksek, kârlılığı düşük
Koç Holding’in ilk çeyrek hasılatı 738 milyar TL’ye ulaştı. Otomotivden enerjiye, dayanıklı tüketime kadar birçok sektörde üretim yapan holdingin cirosu büyüse de, net kârlılığın oldukça sınırlı kalması dikkat çekti.
Uzmanlara göre bunun temel nedenleri arasında:
- Yüksek finansman maliyetleri
- Artan işçilik giderleri
- Enerji maliyetlerindeki yükseliş
- İç pazardaki daralma
- İhracatta kur baskısı
- Yüksek faiz ortamı
yer alıyor.
Özellikle sanayi şirketlerinin hem krediye erişimde zorlanması hem de yüksek faiz yükü altında faaliyet göstermesi, üretim tarafındaki kârlılığı ciddi biçimde baskılıyor.
Finans sektörü yüksek faiz ortamından besleniyor
Bankacılık sektörü ise yüksek faiz dönemlerinde görece daha güçlü finansal sonuçlar açıklıyor.
Albaraka Türk’ün aktif büyüklüğü 504,8 milyar TL’ye yükselirken, takipteki alacak oranının yüzde 1,84 seviyesinde kalması bankanın bilanço kalitesini destekledi. Sermaye yeterlilik oranının yüzde 17,3 seviyesinde gerçekleşmesi de sektör açısından güçlü görünüm olarak değerlendirildi.
Ekonomistler, mevcut para politikası ortamında üretim yapan şirketlerin maliyet baskısıyla mücadele ettiğini, finans sektörünün ise faiz gelirleri sayesinde daha yüksek kârlılık yakaladığını belirtiyor.
“Sanayici üretim yapıyor ama kazanamıyor”
Açıklanan iki bilanço arasındaki fark, Türkiye ekonomisindeki yapısal dönüşüm tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Bir tarafta yüz binlerce kişiye istihdam sağlayan, üretim yapan, ihracat gerçekleştiren dev sanayi grupları bulunurken; diğer tarafta daha düşük operasyonel maliyetlerle faaliyet gösteren finans kuruluşlarının daha yüksek kârlılık açıklaması dikkat çekiyor.
Ekonomi çevrelerinde, üretim ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından sanayi şirketlerinin üzerindeki finansman yükünün hafifletilmesi gerektiği yönündeki değerlendirmeler öne çıkıyor.
Rakamlarla dikkat çeken tablo
Koç Holding
- Net kâr: 522 milyon TL
- Hasılat: 738 milyar TL
- Geçen yıl ilk çeyrek sonucu: 1,85 milyar TL zarar
Albaraka Türk
- Net kâr: 1 milyar 339 milyon TL
- Aktif büyüklük: 504,8 milyar TL
- Sermaye yeterlilik oranı: yüzde 17,3
- Takipteki alacak oranı: yüzde 1,84


















Albaraka Türk'ü Koç holding ile değil holding'in koçun Yapı Kredi Bankası ile kıyaslayın. Holdingler kazançlarını muhasebe oyunlarıyla İÇ etmeseler daha çok KAZANDIKLARI KESİN. BANKALARINDA HALKI VE İŞLETMELERİ SÖMÜRDÜĞÜ NOKTASINDA HEMFİKİRİZ.