Türkiye'de boya sektörü, yüksek faiz ortamı, sıkı para politikaları ve değişen tüketici alışkanlıklarının etkisiyle son yılların en zorlu dönemlerinden birini geçiriyor.
Bianca Boya Kurucu Ortağı Veysel Feyzoğlu, sektörün son iki yılda yaklaşık yüzde 50 küçüldüğünü belirterek, yaşanan daralmanın temel nedeninin talep kaybı değil, ertelenen tüketim olduğunu söyledi.Feyzoğlu, Türkiye'de boya ihtiyacının ortadan kalkmadığını ancak tüketicilerin
ekonomik belirsizlik nedeniyle evlerini yenileme kararını ertelediğini ifade etti. "Bugün sektörün en büyük rakibi başka bir boya markası değil, ekonomik belirsizlik" diyen Feyzoğlu, boya harcamalarının zorunlu ihtiyaç yerine ertelenebilir harcamalar arasında değerlendirildiğine dikkat çekti.
İşçilik maliyetleri boya maliyetini geçti
Tüketicinin yenileme kararında en önemli etkenlerden birinin artan işçilik giderleri olduğunu belirten Feyzoğlu, geçmişte boya malzemesi ile uygulama maliyetlerinin birbirine yakın olduğunu, bugün ise işçilik maliyetlerinin çok daha hızlı yükseldiğini söyledi.Evini yenilemek isteyen tüketicilerin yüksek maliyetler nedeniyle kararlarını ötelediğini ifade eden Feyzoğlu, bu durumun özellikle yenileme pazarını ciddi şekilde daralttığını dile getirdi.
Boya sektörü son 30 yılın en sert daralmasını yaşadı
Sektörün 2024 ve 2025 yıllarında son otuz yılın en büyük küçülmelerinden biriyle karşı karşıya kaldığını belirten Feyzoğlu, boya talebinin yaklaşık yüzde 85'inin renovasyon ve yenileme çalışmalarından kaynaklandığını söyledi.Yeni konut üretiminin toplam talebin yalnızca yüzde 15'ini oluşturduğunu kaydeden Feyzoğlu, şehirlerde devam eden inşaat projelerinin sektörde canlılık algısı oluşturmasına rağmen yenileme pazarındaki kaybın yeni projelerle telafi edilemediğini vurguladı.
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler maliyet baskısını artırıyor
Küresel jeopolitik gelişmelerin de boya sektörünü doğrudan etkilediğini belirten Feyzoğlu, özellikle
Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilimin hammadde tedariki ve lojistik süreçlerinde yeni riskler oluşturduğunu ifade etti.Boya üretiminde kullanılan hammaddelerin önemli bölümünün ithal edildiğini hatırlatan Feyzoğlu, stokların azalmasıyla birlikte yeni üretimlerin daha yüksek maliyetlerle gerçekleştirildiğini söyledi. 2026 yılına büyüme beklentisiyle girdiklerini belirten Feyzoğlu, jeopolitik gelişmeler nedeniyle bu beklentilerin yeniden gözden geçirildiğini dile getirdi.
Ürün kalitesi arttıkça yenileme ihtiyacı azalıyor
Sektörde dikkat çeken bir diğer gelişmenin ise ürün kalitesindeki artış olduğunu belirten Feyzoğlu, gelişen boya teknolojilerinin satış sıklığını da azalttığını söyledi.Silinebilir ve uzun ömürlü boyaların yaygınlaşmasıyla birlikte tüketicilerin aynı boyayı daha uzun yıllar kullanabildiğini ifade eden Feyzoğlu, doğalgaz kullanımının yaygınlaşmasının da duvarların daha az kirlenmesine katkı sağladığını belirtti. Bu durumun yenileme periyotlarını uzatarak sektör talebini aşağı çektiğini kaydetti.
"Üretmeye ve yatırım yapmaya devam edeceğiz"
Tüm zorluklara rağmen sektörün geleceğine güvendiklerini söyleyen Feyzoğlu, Türk sanayisinin geçmişte çok daha ağır krizleri atlattığını belirtti.Ekonomik dalgalanmaların geçici olduğunu ifade eden Feyzoğlu, önemli olanın zor dönemlerde üretimi sürdürebilmek olduğunu vurgulayarak, üretmeye, yatırım yapmaya ve geleceğe hazırlanmaya devam edeceklerini söyledi. , , Veysel Feyzoğlu, ekonomik belirsizlik, , renovasyon pazarı, ev yenileme, boya fiyatları, işçilik maliyetleri, Hürmüz Boğazı, boya hammaddeleri, inşaat sektörü, dekorasyon, konut yenileme, boya talebi, Türkiye boya sektörü, silinebilir boya, boya üretimi, boya pazarı, ekonomik kriz boya sektörü