Konut ve gayrimenkul piyasasında 2025 yılında görülen güçlü satış performansının 2026’da devam edip etmeyeceği sektörün ana gündem maddeleri arasında yer alıyor. Hakan Bucak Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Bucak, 2026’ya ilişkin öngörülerini paylaştı.
2025 yılında yüksek faiz oranları ve sıkı para politikası uygulamalarına rağmen Türkiye genelinde yaklaşık 1,7 milyon konut satışı gerçekleşti. Söz konusu satış rakamı yıllık bazda yüzde 14,3’lük artışa işaret etti. Bu tablo, makroekonomik dalgalanmalara rağmen konut talebinin güçlü kaldığını ortaya koydu.
Yüksek faize rağmen talep güçlü kaldı
Hakan Bucak, 2025 yılında yüksek faiz ortamına rağmen konut talebinin dirençli bir görünüm sergilediğini belirtti. Bucak’a göre, konutun hem barınma ihtiyacını karşılayan temel bir varlık olması hem de enflasyonist ortamda uzun vadeli yatırım aracı olarak konumlanması satış adetlerini destekleyen ana unsurlar arasında yer aldı.
Demografik dinamikler, şehirleşme eğilimi ve yatırım motivasyonunun birlikte hareket ettiğini ifade eden Bucak, hane halkı alım gücündeki baskıya rağmen talebin tamamen zayıflamadığını vurguladı.
Rakamlarla 2025 konut piyasası 
Yaklaşık 1,7 milyon adet konut satışı
Yıllık bazda %14,3 artış
Yüksek faiz ve sıkı para politikası ortamında gerçekleşen büyüme
Yatırım ve barınma amaçlı talebin birlikte etkisi
2026’da finansman koşulları belirleyici olacak
2026 yılında dezenflasyon sürecinin devam etmesi ve faiz oranlarında kademeli bir gerileme yaşanması halinde, konut talebi açısından daha elverişli bir zemin oluşabileceği belirtiliyor. Bucak, finansman koşullarındaki görece iyileşmenin ertelenmiş talebi yeniden harekete geçirebileceğini ifade etti.
Ekonomik konjonktürde sert bir kırılma beklemediğini belirten Bucak, 2026’da konut piyasasında ani sıçramalardan ziyade daha dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme patikasının öne çıkabileceğini dile getirdi.
Talep zayıflamayacak, daha seçici hale gelecek
Önümüzdeki dönemde konut talebinin tamamen zayıflaması yerine daha rasyonel ve seçici bir yapıya evrileceği değerlendiriliyor. Enflasyon ortamında varlıkların reel değerini koruma arayışı, nüfus artışı, kentleşme dinamikleri ve yeni hane oluşumları konut talebini destekleyen yapısal unsurlar arasında gösteriliyor.
Bu çerçevede 2026 yılında gayrimenkul piyasasının yönünü; faiz oranlarının seyri, enflasyondaki gerileme ve finansmana erişim koşulları belirleyecek. Sektör temsilcilerine göre, 2025’te yakalanan ivmenin 2026’da daha dengeli ancak canlı bir seyirle devam etmesi olası görünüyor.
















