Türkiye inşaat sektörü, küresel ve yerel ekonomik dalgalanmalara rağmen 2027 yılına kadar istikrarlı büyümesini sürdürecek. EY-Parthenon’un yayımladığı Türkiye İnşaat Sektörü Görünümü raporuna göre sektör büyüklığünün 2027’de 70 milyar avro seviyesini aşması ve yaklaşık %7 YBBO ile genişlemesi bekleniyor.
Raporda; ekonomik gelişmeler, demografik dönüşüm, kamu yatırımları ve teşviklerin büyümeyi desteklediği; yükselen maliyetler, finansmana erişim zorlukları ve iş gücü kısıtlarının ise sektörün risk alanlarını oluşturduğu belirtildi.
Pandemi döneminde sert daralma yaşayan inşaat sektörü, 2024’te 61 milyar avro ile son yılların zirvesine çıkarken; 2025’te yaklaşık 65 milyar avro, 2026’da 70 milyar avro, 2027’de ise bu seviyenin de üzerine çıkması bekleniyor. Bu büyümede GSYH artışı, depremler sonrası yeniden inşa, kentsel dönüşüm ve kamu kaynaklı altyapı projeleri ön plana çıkıyor.
Rakamlarla Türkiye inşaat sektörü (EYP raporu)
2024 sektör büyüklüğü: 61 milyar €
2027 tahmini büyüklük: 70 milyar € üzeri
Yıllık bileşik büyüme: %7
İnşaat maliyet endeksi: 2021’de 100 → 2024’te 505
Gelir endeksi: 2021’de 100 → 2024’te 706
Üretim endeksi: 2022’de 94 → 2024’te 115
Tasarruf finansman şirketlerinin varlıkları: 2022’de 0,8 milyar € → 2025’te 4,2 milyar €
Artan maliyetlere rağmen sektör dirençli
Rapora göre inşaat maliyetlerindeki hızlı artış, sektörde kâr marjlarını baskılayan en önemli unsur. 2021’de 100 olan maliyet endeksinin 2024’te 505’e çıkması, özellikle konut tarafında maliyet baskısını artırdı. Buna rağmen üretim endeksinin 2024’te 115 seviyesine yükselmesi, sektörün yüksek maliyet ortamına adaptasyon gösterdiğini ortaya koydu.
Gelir endeksinin 2021–2024 arasında 100’den 706’ya yükselmesi ise fiyatlardaki artışın maliyet artışını aşarak sektör kârlılığını desteklediğini işaret ediyor.
Kamu yatırımları ve kentsel dönüşüm büyümeyi destekliyor
2025 yılına girilirken Türkiye genelinde büyük ölçekli kamu altyapı projeleri, deprem bölgelerindeki yeniden inşa çalışmaları ve hızlanan kentsel dönüşüm projeleri sektörün en güçlü fırsat alanlarını oluşturuyor.
Bununla birlikte iş gücü arzındaki sıkışıklık, regülasyon belirsizlikleri ve finansman maliyetlerinin yüksek seyri sektörün başlıca sınamaları arasında yer alıyor.
Kamuoyu tepkisi / Piyasa dinamikleri
Sıkı para politikasının etkisiyle krediye erişim zorlaşsa da konut talebi güçlü seyrini koruyor. Bu durum, tüketicileri geleneksel konut kredisi yerine tasarruf finansman modellerine yönlendirdi.
6 lisanslı şirketin faaliyet gösterdiği bu alanda varlık büyüklüğü Haziran 2025 itibarıyla 4,2 milyar avroya ulaştı.
'Sektör istikrarlı büyümesini sürdürecek'
EY-Parthenon Türkiye Şirket Ortağı Cem Çamlı, sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye inşaat sektörünün ekonomik büyüme, nüfus artışı, kentsel dönüşüm, sosyal konut projeleri ve kamu altyapı yatırımlarının da etkisiyle 2027’ye doğru istikrarlı büyümesini sürdüreceğini öngörüyoruz. Artan maliyetler, iş gücü sorunları ve finansman kısıtları zorluk yaratıyor ancak konut ihtiyacının artması, yeniden yapılanma ve lojistik–veri merkezi gibi yeni tesis yatırımları önemli fırsatlar sunuyor.”
Sektörü bekleyen temel zorluklar
Yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişim zorluğu
İnşaat malzemelerinde süren fiyat artışları
Nitelikli iş gücüne ulaşımda sıkışıklık
Regülasyon belirsizlikleri
Yurt içi talepte dönemsel dalgalanmalar

















