PwC Türkiye, Türkiye enerji sektöründeki birleşme ve satın alma işlemlerini ve sektöre yön veren güncel dinamikleri ele alan 18. Türkiye Enerji Sektöründe Birleşme ve Satın Almalar Raporunun sonuçlarını açıkladı. Rapora göre, küresel ölçekte 2024’te başlayan temkinli toparlanma, 2025 yılında Türkiye enerji piyasasına da güçlü biçimde yansıdı.
Raporda; küresel ekonomide ABD’nin korumacı ticaret politikaları, Avrupa Birliği ülkelerinde siyasi istikrarsızlık, devam eden savaşlar, artan savunma harcamaları, iklim krizi, tedarik zinciri baskıları ve proje finansmanındaki zorlukların 2025 boyunca ekonomik belirsizliği artırdığına dikkat çekildi. Buna rağmen enerji sektöründe birleşme ve satın alma işlemleri; enerji dönüşümü, operasyonel verimlilik, portföy çeşitlendirme ve borç azaltma hedefleri doğrultusunda ivmesini korudu.
2025’te işlem hacmi üç katına çıktı
Rapora göre, Türkiye enerji piyasasında 2025 yılında kamuya açıklanan 38 birleşme ve satın alma işleminin toplam tahmini değeri 3 milyar ABD dolarına ulaştı. Bu rakam, 2024 yılına kıyasla yaklaşık üç katlık bir artışa işaret ediyor. Ortalama işlem değeri ise %200 artarak 79 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Bu toparlanmada; uzun bir aradan sonra bazı büyük termik santrallerin el değiştirmesi, halka arz öncesi portföy yapılandırmaları, sanayi şirketlerinin enerji maliyetlerini kontrol altına alma stratejileri ve doğalgaz dağıtım sektöründeki konsolidasyon süreci etkili oldu.
Rakamlarla 2025 enerji M&A
Kamuya açıklanan işlem sayısı: 38
Toplam tahmini işlem değeri: 3 milyar dolar
Ortalama işlem değeri: 79 milyon dolar
Yabancı yatırımcı payı: %42
Yabancı yatırımcı yeniden sahnede
Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise yabancı yatırımcıların geri dönüşü oldu. 2024 yılında tüm işlemler yerli yatırımcılar arasında gerçekleşirken, 2025’te toplam tahmini işlem değerinin %42’si yabancı yatırımcıların alıcı olduğu işlemlerden oluştu.
PwC Türkiye Şirket Birleşme ve Satın Alma İşlemleri Lideri Engin Alioğlu, toparlanmayı önemli bulduklarını ancak sürdürülebilirlik için öngörülebilir bir makroekonomik ortam ve net piyasa düzenlemelerine ihtiyaç olduğunu vurguladı. 
Uzman yorumu – Engin Alioğlu (PwC Türkiye):
“Yenilenebilir enerji piyasasında artık ilk girişten ziyade mevcut portföylerin büyütülmesine yönelik işlemler öne çıkıyor. Sanayi şirketlerinin enerji maliyetlerini kontrol stratejileri de önümüzdeki dönemde satın almaları artırabilir.”
Termik santral satışları öne çıktı
Rapora göre Türkiye’nin toplam elektrik tüketimi 2025’te bir önceki yıla göre %3 artarken, kurulu güç %5 yükselerek 122 GW’a ulaştı. Bu kapasitenin %62’si yenilenebilir enerji santrallerinden oluştu.
2025 yılında enerji altyapı sektöründeki birleşme ve satın alma işlemlerinde termik santral satışları toplam işlem değeri açısından ilk sırada yer aldı. Doğalgaz dağıtım sektöründeki konsolidasyon ise 2024’te olduğu gibi 2025’te de devam etti. Yıl içinde ayrıca 22 yenilenebilir enerji şirketi, iki elektrik ticareti şirketi ve çeşitli üretim tesislerinin hisseleri el değiştirdi.
Petrol ve doğalgazda hareketlilik arttı
Raporda, Türkiye’nin petrol ürünleri talebinin 2025’in ilk 10 ayında %5 arttığı, doğalgaz talebinin ise %15 yükselerek 60 milyar metreküpe ulaştığı tahminine yer verildi. 2025 yılı, 2024’teki durgunluğun aksine petrol ve doğalgaz sektörlerinde birleşme ve satın almalar açısından hareketli geçti.
TANAP’taki azınlık hissesi satışı, yılın en yüksek değerli işlemi olurken; akaryakıt dağıtımı, depolama ve ihrakiye segmentlerinde de dikkat çekici işlemler gerçekleşti.
2026 ve sonrası için öne çıkan başlıklar
PwC Türkiye raporunda, 2026 ve sonrasında enerji sektöründeki birleşme ve satın alma faaliyetlerini şekillendirebilecek başlıca unsurlar şu şekilde sıralandı:
Öne çıkan beklentiler
Makroekonomik normalleşmenin finansmana etkisi
Elektrikli araç şarj altyapısı ve doğalgaz dağıtımında konsolidasyon
Yerli pil üreticilerine yabancı teknoloji ilgisi
Halka arz öncesi portföy yapılandırmaları
Sanayinin lisanssız GES yatırımları
Hidroelektrik ve kömür santrallerini kapsayan özelleştirme programı
YEKA projelerinin yeni satın alma hedefleri haline gelmesi

















