2026 yılıyla birlikte Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) hesaplama yönteminde köklü bir değişiklik hayata geçiriliyor. TÜİK’in 30 Ekim’de duyurduğu düzenlemeye göre, TÜFE ağırlıkları artık hanehalkı bütçe anketleri yerine GSYH hanehalkı nihai tüketim harcamaları esas alınarak belirlenecek. Bu adım, Eurostat uyum sürecinin bir parçası olarak tanımlanıyor.
Yöntem değişikliğine yönelik teknik bir itiraz bulunmuyor. Tartışmanın odağında ise bu değişikliğin kiranın TÜFE içindeki ağırlığını aşağı çekeceği iddiası yer alıyor.
“Ağırlıklar belli değil” itirazı ne kadar geçerli?
Eleştirilerin önemli bir kısmı, 2026 yılı TÜFE ağırlıklarının henüz açıklanmamış olmasına dayanıyor. Bu nedenle “kiranın ağırlığı düşecek” şeklinde kesin bir yargıya varılamayacağı savunuluyor.
Ancak mevcut veriler ve basit oran analizleriyle, yeni yöntem altında kiranın ağırlığının hangi yönde hareket edeceğine dair güçlü bir çerçeve çizmek mümkün. Nitekim TÜİK yetkililerinin 9 Aralık’ta düzenlediği bilgilendirme toplantısında da kiranın ağırlığının düşeceği açık şekilde ifade edildi. Belirsiz olan nokta, düşüşün oranı.
Rakamlarla: Mevcut TÜFE yapısı
2025 TÜFE’sinde konut grubunun ağırlığı: %15,22
Bu grubun içinde gerçek kiranın payı: %6,80
Elektrik, su, doğalgaz gibi diğer kalemler: %8,42
TÜFE’de izafi kira yer almıyor ve yeni yöntemde de yer almayacak
Mevcut yöntemde fiyat artışları, bir sonraki yılın ağırlıklarını yukarı çeker. Yöntem değişmemiş olsaydı, 2025’te genel enflasyonun üzerinde artış gösteren konut grubu nedeniyle 2026’da bu grubun ağırlığının yaklaşık %17,5’e, kiranın ağırlığının ise %8,5’e çıkması bekleniyordu.
Uzman yorumu: Asıl kıyaslama neden yanlış yapılıyor?
Yeni yöntemle belirlenecek kira ağırlığını, bugünkü %6,8 ile karşılaştırmak yanıltıcı. Doğru kıyas, yöntem değişmeseydi 2026’da oluşacak %8,5’lik “doğal ağırlık” ile yapılmalı.
Bu nedenle 2026’da kiranın ağırlığı %7 bile olsa, bu teknik olarak bir gerileme anlamına geliyor.
GSYH verileri ne söylüyor?
TÜİK’in yayımladığı hanehalkı tüketim harcamaları istatistiklerine göre:
Konut ve kira harcamalarının GSYH içindeki payı: yaklaşık %15–16
Bu harcamaların %60’tan fazlası izafi kira
Gerçek kiranın toplam içindeki payı yaklaşık %40
Bu oranlar dikkate alındığında, GSYH’den TÜFE’ye taşınacak konut harcamalarının önemli bir kısmı izafi kira olduğu için endeks hesabı dışında kalacak. Sonuç olarak, TÜFE’de yer alacak gerçek kira ağırlığının %4 civarına düşmesi güçlü bir olasılık olarak öne çıkıyor.
???? Hesaplamanın sonucu ne?
Konut grubunun TÜFE ağırlığı: yaklaşık %12
Bunun içinde:
Gerçek kira: %3,5 – %4
Diğer konut kalemleri: %8
Bu tablo, kiranın ağırlığında hem mevcut %6,8’e göre hem de yöntem değişmese oluşacak %8,5’e göre sert bir düşüş anlamına geliyor.
Kamuoyu neden ikiye bölündü?
Tartışmanın sertleşmesinin temel nedeni, yöntemin teknik detaylarının yeterince analiz edilmeden yorumlanması. Oysa mesele, “tahmin” değil; mevcut TÜİK verileriyle yapılan matematiksel bir çıkarım.
Kiranın ağırlığının düşmesi, 2026’dan itibaren TÜFE’nin genel seyrini ve algılanan enflasyon oranlarını doğrudan etkileyecek. Bu nedenle konu, yalnızca akademik değil, doğrudan geniş halk kesimlerini ilgilendiren bir başlık olarak öne çıkıyor.
Sonuç
TÜFE’de kira ağırlığının 2026 itibarıyla düşmesi, bir varsayım değil; mevcut veriler, resmi açıklamalar ve Eurostat uyumlu yeni metodoloji birlikte değerlendirildiğinde yüksek olasılıklı bir sonuç olarak karşımıza çıkıyor. Asıl belirsizlik, bu düşüşün kaç puan olacağı.
Alaattin Aktaş'ın Ekonomim'deki yazısından yararlanılarak hazırlandı
















