Portekiz, yatırım yoluyla oturum hakkı sağlayan Portugal Golden Visa programında önemli bir adım daha attı. 2024’te gayrimenkul yatırımlarının programdan çıkarılmasıyla başlayan dönüşüm süreci, 2025 itibarıyla vatandaşlığa geçiş koşullarında da kendisini gösterdi.
Yeni çıkarılan düzenlemeye göre, vatandaşlık başvurusunda bulunabilmek için gereken minimum ikamet süresi Portekizce konuşan ülkeler ve Avrupa Birliği üyesi devletlerin vatandaşları için 7 yıl, diğer ülke vatandaşları için ise 10 yıl olarak yeniden belirlendi.
Bu süre zarfında, Golden Visa kapsamında geçirilen ikamet süresi vatandaşlık başvurusu için geçerli sayılıyor. Ancak yatırım yaparak oturum izni almış olmak otomatik olarak vatandaşlık haklarını getirmiyor.
Yatırım modeli ve programın güncel yapısı 
Portekiz Golden Visa programı, gayrimenkul yatırımına dayalı uygulamadan uzaklaşarak; sermaye yatırımı, iş yaratma ve kültürel katkı gibi ülkeye doğrudan ekonomik ve sosyal değer getiren modelleri öne çıkarmış durumda
Yeni başvurularda gayrimenkul yatırımı artık uygun yatırım kalemleri arasında yer almıyor.
Örneğin, bir yatırımcı aktif bir yatırım fonuna en az 500 000 € tutarında yatırım yapabilir, ya da araştırma faaliyetlerine/ kültürel projelere destek verebilir.
Program kapsamında elde edilen oturum izni, Portekiz’de yaşama, çalışma, eğitim görme ve iş kurma hakkı tanıyor; ayrıca Schengen bölgesinde dolaşım avantajı da bulunuyor.
Yatırımcılar için dikkat edilmesi gerekenler
Bu değişikliklerle birlikte yatırımcıların planlarını daha uzun vadeli biçimde kurgulamaları önem kazanıyor. Örneğin, vatandaşlık başvurusuna kadar geçen süre eski sistemde yaklaşık 5 yıldı; yeni düzenlemeyle bu süre önemli ölçüde artmış durumda.
Ayrıca, yatırım türleri ve süreçler daha sıkı denetim altında: yatırım fonlarının düzenleyici kuruluşlarca (örneğin CMVM) denetlenmesi, biyometrik işlemlerin hızlandırılması gibi adımlar atıldı.
Avrupa'da önemli bir seçenek
Portekiz’in Golden Visa programı, yatırımcılar için Avrupa’da hâlâ önemli bir seçenek olmaya devam ediyor. Ancak vatandaşlığa geçiş açısından artık daha uzun bir bekleme süresi ve daha güçlü entegrasyon koşulları söz konusu. Yatırımcıların bu yeni çerçeveyi göz önünde bulundurarak hareket etmeleri, riskleri ve fırsatları doğru değerlendirmeleri gerekiyor.
















