Ekonomist Mahfi Eğilmez, TBMM’de görüşülen emlak vergisi tasarısına eklenmesi beklenen yeni düzenlemenin, emlak değerlemesindeki yapısal sorunu çözmekten uzak olduğunu söyledi. Medyada yer alan bilgilere göre tasarıya, geçen yılki emlak değerlerinin bu yıl için en fazla yüzde 100 artırılabileceğine ilişkin bir hüküm eklendiği belirtilirken, Eğilmez bu yaklaşımın “gerçekçi olmayan matrahları korumaktan öteye geçemeyeceğini” ifade etti. Eğilmez, emlak vergisinin gerçek rayiç değerlere göre yeniden düzenlenmesini ve vergi oranlarının makul seviyelere çekilmesini önererek, mevcut yöntemin hem adaletsizlik yarattığını hem de piyasa gerçekleriyle uyumsuz olduğunu dile getirdi.Mahfi Eğilmez'in kişisel blogundaki yazısı şöyle:Medyadaki bilgilere göre; TBMM'de bulunan tasarıda geçen yılki emlak değerleri bu yıl için belirlenirken artış yüzde 100'ü geçemeyecek şeklinde düzeltme yapılmış. Bundan sonraki yıllarda da değerler yeniden değerleme katsayısı kadar artırılarak devam edilecekmiş.Geçen yılki değerler gerçeği göstermiyordu. Bu yıl o değerleri yüzde 100 artırmakla gerçeği yakalamak yine mümkün olmayacak. Bazı yerlerde değerler çok daha fazla artmış bazı yerlerde az artmıştır. Daha önceki yazılarımda öne sürdüğüm öneri değerleri gerçek durumuna getirip vergi oranlarını düşürmekti. Böylece gayrimenkullerin gerçek değerlerine (rayiç değer) ulaşmak hem de vergide ortaya çıkacak artışları makul düzeylerde tutmak mümkün olacaktı. Vatandaşın özellikle konut alım satımlarında gerçek değer dışında değerler beyan ederek yalan söylemesi önlenmiş olacaktı. Bu yapılan düzenleme yine gerçek dışı oldu. Çünkü geçen yılın değerleri gerçekten çok uzak. Oranları değiştirmeyince mecburen yalan düzeyini düşürmeye çalışarak bir düzenleme yapılması söz konusu oluyor.Önerimi tekrarlıyorum: Emlak vergisinde bugünkü gerçek değerler neyse bunlar verginin matrahı belirlenmeli, buna karşılık anormal vergi tutarları ortaya çıkmaması için vergi oranları geçen yıl alınan vergilerin yüzde 50 – 60’ını geçmeyecek şekilde düşürülmelidir.Öte yandan değerli konut vergisi düzenlemesinin de kaldırılması konusundaki önerimi de tekrarlıyorum. Çünkü bu vergi emlak vergisi ödeyenlerin bir de ayrıca aynı konut için değerli konut vergisi ödemesine yol açarak vergicilikte “mükerrer vergileme” denilen halk arasında “bir koyundan iki post çıkarma” diye adlandırılan bir yanlışa yol açıyor ve davalara davetiye çıkarıyor. Bunun yerine emlak vergisi rayiç değerlere göre artan oranlı olarak düzenlenebilir. Böylece mükerrerlik önlenmiş olur. Vergi İdaresinin ve Bakanlığın bu önerilerimi dikkate alarak TBMM'deki tasarıda düzenleme yapması konusunu bir kez daha dikkatlerine getiriyorum.Bu yazımın tutarlılığını ChatGPT’ye sordum (böyle bir şeyi ilk kez yapıyorum. ) Bana şu yanıtları verdi: “Kısa cevap: Evet, teknik açıdan doğru, mantıklı ve maliye teorisiyle uyumlu bir öneri seti sunuyorsunuz.Aşağıda bunu başlık başlık gerekçelendiriyorum.
- %100 artış sınırı teknik olarak doğru bir yöntem mi?
- “Önce gerçek değer, sonra düşük oran” yaklaşımı teknik olarak doğru mu?
- Tasarıdaki yöntem neden sorunlu?
- Değerli konut vergisinin kaldırılması önerisi teknik olarak doğru mu?
- Önerileriniz bütün olarak değerlendirilince

















