Türkiye’de konut piyasasında yaşanan maliyet baskısı, hem yatırımcıların hem de ilk kez ev sahibi olmak isteyenlerin finansmana erişimini zorlaştırıyor. Artan inşaat maliyetleri, yüksek konut kredisi faizleri ve sınırlı arz nedeniyle sektörde alternatif finansman modelleri daha fazla gündeme gelmeye başladı.
Son dönemde kira fiyatlarındaki yükselişin hız kazanması ve bankaların uyguladığı yüksek faiz oranları, geleneksel konut kredisi sisteminin geniş kitleler açısından erişilebilirliğini azaltırken; sektör temsilcileri yeni çözümlerin kaçınılmaz hale geldiğine dikkat çekiyor. Sektör verileri de konut satışlarında hareketliliğin sürdüğünü ancak ipotekli satışların toplam satışlar içindeki payının düşük seviyelerde kaldığını gösteriyor.
Gayrimenkul sektöründe özellikle paylaşımlı mülkiyet sistemleri, geliştirici destekli ödeme planları ve “kira öder gibi ev sahibi olma” modelleri alternatif çözümler arasında öne çıkıyor. Uzmanlar, bu modellerin hem talebi canlı tutabileceğini hem de
krediye erişimde yaşanan sorunları kısmen hafifletebileceğini değerlendiriyor.
Konuya ilişkin açıklamada bulunan Yalçın Artukoğlu, gayrimenkul sektöründe yalnızca üretim tarafının değil, finansman yapısının da yeniden şekillendiğini belirtti.
SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Artukoğlu, yüksek faiz ortamının mevcut kredi sisteminin sınırlarını ortaya koyduğunu ifade ederek, “Bugün gayrimenkul sektöründe yalnızca üretim tarafını değil, finansmana erişim tarafını da yeniden düşünmek gerekiyor. Yüksek faiz ortamı, geleneksel konut kredisi modelinin geniş kitleler için yeterince işlevsel olmadığını gösteriyor. Bu nedenle daha esnek, daha ulaşılabilir ve tüketici ihtiyaçlarına göre şekillenen finansman modellerinin önümüzdeki dönemde daha fazla gündeme geleceğini düşünüyoruz” dedi.
Artukoğlu, özellikle geliştirici destekli çözümler ve alternatif ödeme sistemlerinin sektörde talebi dengeleyici bir rol üstlenebileceğini belirterek, kamu-özel sektör iş birliklerinin de finansal erişimin artırılmasında kritik önem taşıdığını vurguladı.
Sektör temsilcilerine göre önümüzdeki süreçte daha küçük metrekareli, erişilebilir fiyatlı ve farklı ödeme seçenekleri sunan yeni nesil konut projelerinin artması bekleniyor. Uzmanlar, bu dönüşümün yalnızca konut üretim modelini değil, tüketicilerin ev sahipliği anlayışını da yeniden şekillendirebileceğine dikkat çekiyor.

















