Türkiye’de konut piyasasında uzun süredir bekleyen talep, faiz indirimi sinyalleriyle yeniden hareketlenmeye hazırlanıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın para politikasında attığı kademeli adımlar, konut kredisi faiz oranlarına da yansımaya başladı. İki yıl önce yıllık ağırlıklı ortalama yüzde 45,1 seviyesine çıkan konut kredisi faizleri, 2026 yılı mart ayında yüzde 34,7 seviyesine kadar geriledi.
Uzmanlara göre bu düşüş, özellikle konut alımını erteleyen kesimi yeniden piyasaya çekebilecek potansiyele sahip. Sektör temsilcileri, faizlerdeki düşüş trendinin devam etmesi halinde satışlarda daha belirgin bir artış görülebileceğini ifade ediyor.
Yıllık 700 bin yeni konut ihtiyacı oluşuyor
Hamide Hangül'ün Dünya gazetesindeki haberine göre, Türkiye’de her yıl ortalama 700 bin yeni konut ihtiyacı doğuyor. Bu talebin temelinde; üniversite eğitimi için şehir değiştiren gençler, iş hayatına katılan nüfus, evlilikler, boşanmalar ve kamu atamaları yer alıyor.
Ancak bu talebin karşılanabilmesi için üç temel unsur öne çıkıyor:
- Konut arzı
- Erişilebilir fiyatlar
- Uygun finansman koşulları
Faiz oranlarının düşmesi, özellikle finansmana erişimi kolaylaştırarak konut satışlarını doğrudan etkiliyor. Buna karşın yüksek enflasyon, faizlerde hızlı bir geri çekilmeyi zorlaştıran en önemli unsur olarak öne çıkıyor.
“Yüzde 25’in altı her zaman çalışır”
Gayrimenkul geliştirme sektör temsilcisi Ömer Emre Kubba, konut talebinin faizle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, kritik eşik seviyeye dikkat çekti:
“Türkiye’de konut sektöründe yüzde 25’in altındaki faiz oranları her zaman çalışır. Faiz düştükçe ertelenmiş talep hızla devreye girer.”
Kubba, faizlerin zirve yaptığı dönemde talebin ciddi şekilde daraldığını ancak son süreçte talebin iki katına çıktığını ifade etti. Mevduat getirilerinin düşmesiyle yatırımcıların yeniden gayrimenkule yöneldiğini de sözlerine ekledi.
İnşaat maliyetleri yükselmeye devam ediyor
Sektördeki bir diğer kritik başlık ise inşaat maliyetleri. Lüks segmentte metrekare maliyetlerinin 1.250–1.500 dolar bandında olduğunu belirten Kubba, orta segmentte bu rakamın 700–800 dolar seviyelerinde seyrettiğini söyledi.
2025 yılında inşaat maliyetlerinin yüzde 35-40 oranında arttığını vurgulayan Kubba, 2026 yılı için de yaklaşık yüzde 25’lik bir artış beklendiğini dile getirdi. Bu durumun, konut fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğu ifade ediliyor.
“Yüzde 2’nin altı piyasada vites yükseltir”
Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Hakan Şişik ise konut kredisi faizlerinin seyrine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Konut kredi faizlerinin yüzde 1’in altına inmesi zor görünüyor. Ancak yüzde 2’nin altına gerilemesi bile sektörde ciddi bir ivme yaratır.”
Şişik, yılın geri kalanında 250-500 baz puanlık bir faiz indirimi beklendiğini ancak küresel gelişmelerin bu süreci etkileyebileceğini de sözlerine ekledi.
Bankalar konut kredilerinde daha istekli
Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği Genel Başkanı Hakan Akdoğan, son dönemde bankaların konut kredisi kullandırma konusunda daha istekli hale geldiğini belirtti.
Aylık yüzde 3,5-4 seviyelerinden yüzde 2,5’in altına gerileyen kredi oranlarının satışlara olumlu yansıdığını ifade eden Akdoğan, özellikle yüksek kira ödeyen vatandaşların konut alımına yöneldiğini söyledi.
Akdoğan’a göre faiz oranlarının yüzde 1 seviyesine yaklaşması durumunda ipotekli satışların toplam satışlar içindeki payı yüzde 35-40 bandına çıkabilir.
Kira artışını frenlemenin yolu arz artışı
Sektör temsilcileri, kira fiyatlarındaki yükselişi kontrol altına almanın en etkili yolunun konut arzını artırmak olduğuna dikkat çekiyor. Bu kapsamda hayata geçirilen sosyal konut projeleri kritik bir rol oynuyor.
Hükümetin planladığı 500 bin sosyal konut projesinin, özellikle büyükşehirlerde kira fiyatlarını dengelemesi bekleniyor. Yeni arzın piyasaya girmesiyle birlikte kira artış hızının yavaşlayacağı öngörülüyor.
Fiyat artışının nedeni faiz değil enflasyon
Uzmanlara göre konut fiyatlarındaki artışın temel nedeni faiz düşüşü değil, inşaat maliyetlerindeki yükseliş. Enflasyon kaynaklı maliyet artışları, faizler düşse bile konut fiyatlarının yükselmeye devam etmesine neden oluyor.
Bu nedenle piyasada çift yönlü bir dinamik dikkat çekiyor:
- Faiz düşüşü talebi artırıyor
- Maliyet artışı fiyatları yukarı çekiyor
Bu iki unsurun dengesi, önümüzdeki dönemde konut piyasasının yönünü belirleyecek temel faktörler arasında yer alıyor.















