Dubai’de kira getirilerinin arttığına yönelik söylemler, son dönemde Türkiye’deki yatırımcıların dikkatini Körfez ülkelerine çevirmeye başladı. Ancak sektör uzmanları, bu tür karşılaştırmaların eksik ve manipülatif bir çerçeve sunduğunu, özellikle bireysel yatırımcı açısından Dubai’de gayrimenkul yatırımının önemli riskler barındırdığını vurguluyor.
Dubai’de yüksek getiri söylemi neden yanıltıcı?
Dubai’de kira artışlarının döviz bazında sürdüğü iddia edilse de, bu artışlar yüksek maliyetler ve yapısal risklerle birlikte değerlendirildiğinde cazibesini büyük ölçüde yitiriyor. Özellikle yabancı yatırımcılar için;
Tapu ve mülkiyet haklarının Türkiye’ye kıyasla daha sınırlı olması
Projelerin büyük bölümünün off-plan (henüz tamamlanmamış) olması
Teslim gecikmeleri ve proje iptallerinin sık yaşanması
Yüksek servis bedelleri, aidatlar ve yönetim giderleri
Satış sonrası hukuki itiraz ve dava süreçlerinin zor ilerlemesi
Dubai’de konut yatırımını yüksek riskli bir enstrümana dönüştürüyor.
Türkiye’de kira artışı yavaşladı ama piyasa daha öngörülebilir
Türkiye’de, özellikle İstanbul’da kira artış hızının yavaşlaması, bazı çevreler tarafından “cazibe kaybı” olarak sunulsa da bu durum, piyasada dengeye geçildiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
İstanbul’da merkezi ilçelerde kira seviyeleri yüksekliğini korurken, yatırımcı açısından asıl avantaj;
Güçlü mülkiyet hakkı
Yerleşik hukuk sistemi
Oturmuş kiracı–ev sahibi ilişkileri
Uzun vadede değer artışı potansiyeli
Döviz bazlı ani dalgalanmalara karşı görece korunaklı yapı
olarak öne çıkıyor.
Dubai’de gayrimenkul yatırımının öne çıkan riskleri
|
İstanbul hâlâ “güvenli liman” özelliğini koruyor
Uzmanlara göre, Dubai’deki kira artışları küresel sermaye hareketlerine aşırı bağımlı bir yapı sergiliyor. Jeopolitik riskler, bölgesel gerilimler ve küresel finansal dalgalanmalar, Dubai gayrimenkul piyasasında ani fiyat düzeltmelerine yol açabiliyor.
Buna karşılık İstanbul, yüksek nüfusu, sürekli konut talebi, kentsel dönüşüm projeleri ve iç pazar dinamikleriyle istikrarlı ve sürdürülebilir bir yatırım zemini sunuyor.
Yatırımcılar uyarılıyor: Getiri kadar güvenlik de önemli
Gayrimenkul yatırımında yalnızca kısa vadeli kira getirisine odaklanmanın, uzun vadede ciddi kayıplara yol açabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, özellikle bireysel yatırımcıların, hukuki altyapısı güçlü, öngörülebilir ve yerleşik piyasalara yönelmesinin daha sağlıklı olacağı görüşünde birleşiyor.
Dubai örneğinde sıkça dile getirilen “yüksek getiri” söylemlerinin, çoğu zaman yüksek riskleri perdelediği ve yatırımcıyı eksik bilgilendirdiği ifade ediliyor.
Sonuç: İstanbul yavaşladı ama sağlam, Dubai hızlı ama kırılgan
Kira artış hızının yavaşlaması, İstanbul’u değersizleştirmiyor; aksine piyasayı daha rasyonel ve sürdürülebilir bir noktaya taşıyor. Dubai ise yüksek getiri iddialarına rağmen, bireysel yatırımcı açısından yüksek belirsizlik barındıran bir piyasa olmayı sürdürüyor.

















