Gayrimenkul satın alma süreci tapu devriyle sona ermiyor. Yeni maliklerin, mülkiyetin devrinden hemen sonra yerine getirmesi gereken bazı yükümlülükler bulunuyor. Bu adımların atlanması, ilerleyen dönemlerde beklenmedik borçlar ve hukuki sorunlarla karşılaşılmasına neden olabiliyor. Uzmanlar, tapu sonrası süreci üç ana başlıkta değerlendiriyor.
1. aşama: Emlak vergisi kaydının kontrolü
Tapu işlemi sırasında ilgili belediye, taşınmazın emlak vergisi durumunu zaten kontrol ediyor. Gayrimenkulün satın alındığı yıl içindeki emlak vergisi, satıcı tarafından ödenmiş kabul ediliyor. Ödenmemiş bir emlak vergisi bulunması halinde satış işlemi zaten gerçekleşmiyor.
Ancak asıl risk, tapu devrinden sonra başlıyor. Belediyenin emlak vergisi biriminde yeni malik adına kaydın açılıp açılmadığının mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor. Aksi halde, belediye tarafından malike ulaşılamaması durumunda emlak vergisi borçları fark edilmeden birikebiliyor.
Bu nedenle yeni maliklerin, taşınmazın bulunduğu belediyeye şahsen başvurması ya da belediyenin e-hizmetler sistemi üzerinden T.C. kimlik numarasıyla sorgulama yapması öneriliyor. Satın alma yapılan yıl içerisinde taşınmaz sistemde görünmüyorsa, takip eden yıl yeniden kontrol edilerek “malik” bilgisinin doğru şekilde tanımlanıp tanımlanmadığı mutlaka teyit edilmeli.
2. aşama: Su, elektrik ve doğalgaz abonelikleri
Tapu devrinin ardından ikinci kritik adım aboneliklerin kontrolü oluyor. Su, elektrik ve doğalgaz gibi temel hizmetlere ait aboneliklerin, satıcı tarafından iptal edilmiş olması gerekiyor. Yeni malik ise kendi adına abonelikleri başlatmakla yükümlü.
Eğer taşınmazda bizzat ikamet edilecekse, abonelik işlemleri vakit kaybetmeden tamamlanmalı. Ancak konut kiraya verilecekse, bu işlemleri kiracının yapması yeterli oluyor. Uzmanlar, eski aboneliklerin açık kalmasının geçmiş borçlar nedeniyle ileride sorun yaratabileceğine dikkat çekiyor.
3. aşama: DASK ve konut sigortası
Gayrimenkul alımında zorunlu deprem sigortası (DASK), tapu işleminin gerçekleşebilmesi için şart. Ancak mevcut DASK poliçesi yeni malike devredilmiyor. Bu nedenle tapu devrinin ardından yeni malik adına yeniden DASK poliçesi düzenlenmesi gerekiyor.
DASK yalnızca deprem ve depreme bağlı afetleri kapsıyor. Üst kattan su sızıntısı, cam kırılması veya hırsızlık gibi riskler için ise konut sigortası yaptırılması büyük önem taşıyor. Konut sigortası, taşınmazı çok daha geniş kapsamlı risklere karşı güvence altına alıyor.
Uzmanlara göre, emlak vergisi kaydı, abonelikler ve sigorta işlemleri tamamlandığında, gayrimenkul satın alma süreci hem hukuki hem de mali açıdan güvenli hale geliyor.
















