Türkiye'de konut piyasası, barınma ihtiyacının ötesinde giderek derinleşen erişilebilirlik sorunlarıyla karşı karşıya. Artan inşaat maliyetleri ve sıkı finansman koşulları, özellikle orta gelir grubunun konuta ulaşmasını zorlaştırırken, sektör temsilcileri yapısal çözümler çağrısında bulunuyor.TÜİK verilerine göre, 2024 yılında inşaat maliyet endeksi yıllık bazda dönemsel olarak %67'nin üzerinde artışlar göstermiş olsa da, yıl sonu ve sonraki dönemlerde bu oran gerileyerek 2025 sonunda yaklaşık %24-35 bandına çekildi (örneğin Aralık 2024'te %34,27, 2025 dönemlerinde daha düşük seviyeler). Bu maliyet baskısı, konut üretimini doğrudan etkileyerek fiyatlara yansıyor.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Konut Fiyat Endeksi'ne (KFE) göre ise 2024 genelinde nominal artış %29 civarında gerçekleşirken, enflasyondan arındırıldığında reel olarak %10,4'lük bir değer kaybı yaşandı. 2025'te de nominal artışlar devam etse de (örneğin bazı aylarda %26-32 bandı), reel bazda gerileme eğilimi sürüyor ve erişim sorunu öne çıkıyor.Konut satışları ise ertelenmiş talebin devreye girmesiyle 2025'te belirgin artış gösterdi (yıllık %14,3 civarı), ancak kredi kullanım oranı düşük seviyelerde kalıyor.SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde, sorunun yalnızca fiyat artışından değil, asıl olarak erişilebilirlikten kaynaklandığını vurguluyor. Artukoğlu, “İnşaat maliyetlerindeki yükseliş (arsa, işçilik, malzeme ve finansman), konut fiyatlarını yukarı iterken orta gelir grubunun konuta erişimini ciddi şekilde kısıtlıyor. Fiyatların yükselmesi kadar, konutun geniş kesimlerce erişilemez hale gelmesi asıl sorun” diyor.Çözüm için bütüncül yaklaşıma dikkat çeken Artukoğlu, şu önerilerde bulunuyor:
- Uzun vadeli ve sürdürülebilir finansman modelleri geliştirilmesi,
- Uygun vadeli kredi imkanları ve yeni nesil finansman çözümleri,
- Kamu-özel sektör iş birlikleri,
- Konut arzını artıracak üretim odaklı planlamalar,
- Ruhsat süreçlerinde sadeleşme ve şeffaflık sağlanması.















