Türkiye ekonomisinin büyüme performansı üzerine yapılan değerlendirmeler, iki tanınmış ekonomisti karşı karşıya getirdi. Ekonomist Selva Demiralp ile ekonomist İris Cibre, büyümenin tüketim ve üretim ekseninde nasıl yorumlanması gerektiği konusunda sosyal medya üzerinden farklı görüşler paylaştı.Selva Demiralp, kamuoyunda sıkça dile getirilen "tüketerek büyüdük" veya "üretmeden büyüdük" yorumlarının teknik olarak doğru olmadığını savundu. Demiralp'e göre hanehalkı tüketim harcamaları doğrudan üretime yönelik talebi temsil ediyor."Tüketim talep yaratır, talep de üretimi besler" diyen Demiralp, büyümenin muhasebe mantığında tüketimin karşısında mutlaka bir üretim bulunduğunu belirtti. İthal tüketimin ise milli gelir hesaplamalarında net ihracat kalemi üzerinden zaten düşüldüğünü hatırlatan Demiralp, tüketim harcamalarının büyümeye katkı sağlıyorsa bunun yerli üretim kaynaklı olduğuna dikkat çekti.
Demiralp, büyüme tartışmalarında asıl odaklanılması gereken noktanın üretimin niteliği olduğunu vurguladı.Bu çeyrekte hizmet sektörü ve ticaretin büyümeyi desteklediğini, buna karşılık sanayi sektörünün daraldığını ifade eden Demiralp, "Tükettik ama üretmedik değil, ürettik ama doğru şeyi, doğru miktarda üretmedik" değerlendirmesinde bulundu.Demiralp'e göre Türkiye ekonomisindeki temel sorun, ihracata dönük ve yüksek katma değerli sanayi üretimi yerine iç talep ve hizmet sektörlerinin büyümenin ana sürükleyicisi haline gelmesi.
Katma değeri yüksek teknoloji üretimi ve küresel markalar oluşturulamadığını vurgulayan Cibre, "Bir Apple yaratıp perakende mağazasında hizmet üretmiyorsunuz. İthal edip ticaretini yapıyorsunuz" görüşünü dile getirdi.
"Doğru soru ne ürettiğimiz olmalı"
Demiralp, büyüme tartışmalarında asıl odaklanılması gereken noktanın üretimin niteliği olduğunu vurguladı.Bu çeyrekte hizmet sektörü ve ticaretin büyümeyi desteklediğini, buna karşılık sanayi sektörünün daraldığını ifade eden Demiralp, "Tükettik ama üretmedik değil, ürettik ama doğru şeyi, doğru miktarda üretmedik" değerlendirmesinde bulundu.Demiralp'e göre Türkiye ekonomisindeki temel sorun, ihracata dönük ve yüksek katma değerli sanayi üretimi yerine iç talep ve hizmet sektörlerinin büyümenin ana sürükleyicisi haline gelmesi.İris Cibre: Sorun üretimin yapısında
Ekonomist İris Cibre ise Demiralp'in değerlendirmesine kısmen katılmadığını açıkladı.Cibre, teorik olarak tüketimin karşısında bir üretim olduğu görüşünü kabul etmekle birlikte Türkiye ekonomisinin yapısal özelliklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.Türkiye'de tüketime yönelik üretimin büyük ölçüde hizmet sektörü ve inşaat faaliyetlerinden oluştuğunu belirten Cibre, hizmet üretiminin önemli bölümünün turizm ve ticaret kaynaklı olduğunu ifade etti.
Katma değeri yüksek teknoloji üretimi ve küresel markalar oluşturulamadığını vurgulayan Cibre, "Bir Apple yaratıp perakende mağazasında hizmet üretmiyorsunuz. İthal edip ticaretini yapıyorsunuz" görüşünü dile getirdi.Sanayinin payı geriliyor
Cibre'ye göre Türkiye ekonomisinin temel sorunu, sanayinin milli gelir içindeki payının giderek azalması ve ekonominin ithalata bağımlı yapısını sürdürmesi.Yüksek katma değerli hizmet üretiminin sınırlı kaldığını belirten Cibre, ekonominin sanayi üretiminden çok düşük katma değerli hizmet faaliyetleriyle büyüdüğünü savundu.Bu nedenle büyümenin teknik olarak üretim içeriyor olsa da ekonomik sonuçları itibarıyla tüketim ağırlıklı bir büyüme karakteri taşıdığını ifade eden Cibre, "Tam olarak tüketimle büyüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.Tartışmanın odağında büyümenin kalitesi var
İki ekonomistin görüşleri incelendiğinde, tarafların büyümenin gerçekleşebilmesi için bir üretim sürecinin gerekli olduğu konusunda büyük ölçüde hemfikir olduğu görülüyor.Ancak ayrışma noktası, Türkiye'de gerçekleşen üretimin niteliği ve ekonomiye sağladığı katma değer üzerinde ortaya çıkıyor.Demiralp, "üretmeden büyüme" söyleminin teknik olarak yanlış olduğunu savunurken, Cibre büyümenin büyük ölçüde düşük katma değerli hizmet faaliyetleri ve iç tüketim üzerinden gerçekleştiğini öne sürüyor.Ekonomistler arasındaki bu tartışma, Türkiye ekonomisinde büyümenin miktarından çok kalitesinin ve sürdürülebilirliğinin önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacağını gösteriyor.Kamuoyu tepkisi
Ekonomi çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, iki ekonomistin aslında büyümenin varlığı konusunda değil, büyümenin niteliği konusunda ayrıştığı yorumları öne çıktı. Tartışma, Türkiye'nin sanayi üretimi, katma değer yaratma kapasitesi ve dış ticaret dengesi konularını yeniden gündeme taşıdı.

















