Türk televizyon haberciliğinin simge isimlerinden Reha Muhtar hayatını kaybetti. Kalp yetmezliği nedeniyle Muğla'nın Bodrum ilçesinde tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Muhtar, 66 yaşındaydı.Edinilen bilgilere göre Reha Muhtar, geçen hafta Bodrum'daki evinde rahatsızlanmasının ardından hastaneye kaldırıldı. Özel bir hastanede tedavi altına alınan deneyimli gazeteci ve haber sunucusu, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti.
2024 yılında beyin kanaması geçirmişti
Reha Muhtar, 20 Ağustos 2024 tarihinde evinde düşmesi sonucu beyin kanaması geçirmiş ve yoğun bakımda tedavi görmüştü. Uzun süre entübe olarak takip edilen Muhtar, tedavisinin ardından taburcu edilmiş ve sağlık durumunda iyileşme sağlanmıştı.Son dönemde sağlık sorunlarıyla mücadele eden deneyimli gazetecinin vefat haberi, medya ve sanat camiasında derin üzüntüye neden oldu.

Reha Muhtar kimdir?
21 Temmuz 1959'da İstanbul'da dünyaya gelen Reha Muhtar, eğitim hayatını TED Ankara Koleji'nde tamamladı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu'ndan mezun oldu.Gazetecilik kariyerine 1983 yılında Milliyet Gazetesi'nde muhabir olarak başlayan Muhtar, 1985-1993 yılları arasında TRT'de Atina muhabiri ve program yapımcısı olarak görev yaptı.
Televizyon haberciliğine damga vurdu
Reha Muhtar'ın geniş kitleler tarafından tanınması 1990'lı yıllarda televizyon haberciliğiyle oldu. Özellikle Show TV Ana Haber Bülteni'ndeki kendine özgü sunum tarzı ve ekran performansıyla dönemin en çok konuşulan haber sunucularından biri haline geldi.Kariyeri boyunca Kanal D, Star TV, atv, FOX TV, CNN Türk ve Kanaltürk gibi Türkiye'nin önde gelen televizyon kanallarında görev yapan Muhtar, aynı zamanda Akşam, Sabah, Star ve Vatan gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı.
Ailesi ve özel hayatı
Reha Muhtar'ın, sanatçı Nilüfer'in kızı Ayşe Nazlı'nın manevi babası olduğu biliniyordu. Muhtar'ın oyuncu Deniz Uğur ile ilişkisinden Mina ve Poyraz adında ikiz çocukları bulunuyor.Türk medya tarihinde önemli bir iz bırakan Reha Muhtar'ın vefatı, gazetecilik ve televizyon dünyasında büyük bir kayıp olarak değerlendiriliyor.