Çin’in dev emlak şirketi Evergrande, 2009’da borsaya kote olduktan sonra 2017’de 51 milyar dolarlık piyasa değerine ulaşmıştı. Ancak 2024’te mahkeme kararıyla tasfiye sürecine giren şirketin piyasa değeri 280 milyon doların altına düştü. Evergrande’nin iflası, Çin’de ekonomiyi yavaşlatan emlak krizinin başlangıcı olarak görülüyor.
Krizin fitilini “üç kırmızı çizgi” politikası ateşledi
Pekin yönetimi 2021’de aşırı borçlanmayı sınırlamak amacıyla “üç kırmızı çizgi” politikası başlattı. Bu adım, sektörde likidite sıkışıklığını artırdı. Çin’de konut satışları ve yatırımlar arka arkaya dört yıldır düşüyor. Haziran 2025’te yeni konut fiyatları yıllık bazda %3,2, temmuzda ise %2,8 geriledi.
Uzmanlara göre Çin’in emlak balonu 2021’de zirve yaptı ve o tarihten bu yana söndü. Küçük şehirlerde fiyatlar yarıya inerken, büyük metropollerde %30’a varan gerilemeler görüldü.
Ekonomiye etkisi azalıyor
KKR’nin Çin Başekonomisti Changchun Hua, emlak sektörünün 2022’de büyümeyi 2,5 puan aşağı çektiğini, bu etkinin 2025’te 1,5 puana, 2027’de ise 0,3 puana ineceğini öngördü.
Pekin ve Şanghay’da yeni teşvikler
Çin hükümeti piyasayı canlandırmak için adımlar atıyor. Şanghay yönetimi, uygun ailelerin banliyölerde sınırsız sayıda ev alabilmesini sağlayacak düzenlemeler getirdi, ipotek faizlerinin düşürülmesini istedi. Pekin’de de benzer önlemler yürürlüğe girdi.
Evergrande’nin tasfiye süreci sancılı ilerliyor
Hong Kong mahkemesi tarafından atanan tasfiye ekibi, şirketin borçlarının resmi rakamlarla 45 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Yüz binlerce konut hâlâ tamamlanmayı beklerken, hem ev alıcıları hem de alacaklılar belirsizlik içinde.
Evergrande ise son dört yılda 1,2 milyon konutu teslim ettiğini ve satılan projelerin %95’inin tamamlandığını duyurdu.
















