Çin’de konut fiyatlarındaki gerileme hızlanırken ülkenin gayrimenkul piyasasında süregelen sorunlar daha görünür hale geliyor. Gayrimenkul şirketlerinin finansman zorlukları, yatırım iştahındaki düşüş ve ekonomik yavaşlama, konut sektöründe kronik bir durgunluğa yol açmış durumda.
Çin Ulusal İstatistik Bürosu’nun yayımladığı son verilere göre ekim ayında, büyük ve orta ölçekli 70 kentin büyük bölümünde yeni ve ikinci el konut fiyatları geriledi.
Yeni konut fiyatları;
Birinci kuşak olarak sınıflanan Pekin, Şanghay, Guangzhou ve Shenzhen’de yıllık %0,8,
İkinci kuşak 31 kentte %2,
Üçüncü kuşak 35 kentte ise %3,4 düşüş gösterdi.
Bu tablo içinde Şanghay, yeni konut fiyatlarının yıllık %5,7 artmasıyla dikkat çekici bir istisna oldu. İkinci el konutlarda ise düşüş daha belirgin: birinci kuşakta %4,4, ikinci kuşakta %5,2, üçüncü kuşakta ise %5,7 gerileme görüldü.
Kamuoyu tepkisi
Çin sosyal medyasında, özellikle ikinci el konut fiyatlarındaki hızlı düşüşün ardından birçok bölgeden “eldeki gayrimenkulün değer kaybetmesi” yönünde şikâyetler yükseliyor. Pek çok kişi kredi borcu devam ederken konut değerinin düşmesinin yarattığı baskıdan söz ediyor.
Konut piyasasındaki durgunluk ekonominin geneline yayıldı
Konut sektörü Çin ekonomisinin kritik yapı taşlarından biri. İnşaat, çimento, çelik ve mobilya gibi 40’a yakın yan sektörü besleyen gayrimenkul, ekonomideki geniş çarkların dönmesinde belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle konut fiyatlarındaki düşüş, yalnızca inşaat sektörünü değil, istihdamı ve bankacılığı da etkiliyor.
Uzmanlara göre Çin’in ekonomik modeli ve toplumsal düzeni uzun yıllardır konut sektörünün taşıyıcılığında ilerlediği için bu alandaki her dalgalanma, ülkenin büyüme görünümünü ciddi şekilde etkiliyor.
Uzman yorumu
Asya Piyasaları Analisti Sadi Kaymaz, Çin’de bugünkü krizin temelinde 2008 sonrası dönem olduğunu hatırlatarak şunları söylüyor:
“Küresel finans krizinin ardından Çin’de büyük bir parasal genişleme yaşandı. Konut yatırımları patladı, şirketler agresif şekilde borçlandı. 2016’da Şi Cinping yönetiminin spekülasyonu durdurmak için aldığı sert önlemler ise kırılma noktası oldu.”
Kaymaz, Evergrande kriziyle görünür hale gelen çöküşün ardından piyasadaki güvenin ciddi şekilde zedelendiğini, kredi koşullarının gevşetilmemesi ve pandemideki katı önlemlerin de fiyatları aşağı çektiğini aktarıyor.
Rakamlarla Çin konut piyasası
70 kentin çoğunda hem yeni hem ikinci el fiyatlar düşüşte
Emlak sektörünün ekonomi içindeki payı: %30 → %15 (son 10 yılda hızlı gerileme)
Şanghay: Yeni konutta %5,7 artış ile pozitif ayrışan tek büyük şehir
Evergrande sonrası sektörde çok sayıda şirket finansal sıkıntıda
Hükümet, peşinat oranlarını ve kredi faizlerini düşürse de talep toparlanmıyor
Pekin yönetimi sektöre sıcak bakmıyor
Yetkililer, konut sektörünü artık “verimsiz ve düşük katma değerli” olarak tanımlıyor. Bu nedenle finansman desteği sınırlandırılmış durumda.
Kaymaz’a göre Çin, stratejik olarak yatırım kaynaklarını elektrikli araçlar, yarı iletkenler ve yenilenebilir enerji gibi geleceğin sektörlerine kaydırıyor.
Piyasanın yeniden canlanması için bazı akademisyenler daha güçlü teşvikler gerektiğini savunsa da mevcut yönetim geniş çaplı parasal gevşemeye mesafeli duruyor.
Uzmanlara göre toparlanma birkaç yıl alacak
Analistlere göre konut fiyatlarındaki düşüş ve emlak şirketlerindeki bilanço sorunları en az birkaç yıl daha devam edecek. Piyasanın geleceği ise Çin Komünist Partisi’nin atacağı yeni adımlara bağlı olacak.
















