Türkiye’de kira artışlarının iki yıl üst üste yüzde 25 ile sınırlandırılmasının ardından, gayrimenkul yatırımcılarının önemli bir bölümünün rotasını yurt dışına çevirdiği belirtiliyor. İstanbul Gayrimenkul Değerleme Yönetici Ortağı Dr. Ahmet Büyükduman, bu eğilimin hem ekonomik hem de sosyolojik nedenleri olduğuna dikkat çekerek, yatırımcılara kritik uyarılarda bulundu.
Dr. Büyükduman’a göre Türkiye’de gayrimenkule yatırım yapma eğilimi adeta “genetik bir kod” gibi. Ancak kira gelirinin sınırlandırılması, nakit akışı odaklı yatırımcıların gözünü Körfez ülkeleri başta olmak üzere Yunanistan, Malta, İspanya ve Hırvatistan gibi pazarlara çevirmesine neden oldu. Bu durumun, Türkiye açısından gayrimenkulde cari açık doğurduğunu ifade eden Büyükduman, Türklerin yurt dışında yaptığı yatırımların, yabancıların Türkiye’deki yatırımlarını aştığına dikkat çekti.
Kur riski ve oturum motivasyonu öne çıkıyor
Yurt dışı yatırımların temel motivasyonlarından birinin kur riski almadan gayrimenkule yatırım yapmak olduğunu belirten Büyükduman, bunun yanında oturum izni elde etme, vize ve seyahat engellerini aşma isteğinin de etkili olduğunu dile getirdi. Bazı yatırımcılar için ise yurt dışından ev almanın bir “statü göstergesi” haline geldiğini ve bir tür moda
akımı yarattığını ifade etti.
Uzman yorumu
“Yurt dışında gayrimenkul almak, bilmediğiniz bir hukuk sistemi ve vergi düzeni içinde yatırım yapmak anlamına geliyor. Bu da sanıldığından çok daha fazla risk barındırıyor.” – Dr. Ahmet Büyükduman
:::
Hukuki ve vergisel risklere dikkat
Rakamlarla
|
BloombergHT'de yayınlanan 60 Dakika programına konuk olan Dr. Büyükduman, yabancı ülkelerde yapılan gayrimenkul yatırımlarında karşılaşılabilecek risklere de dikkat çekti. Satış sırasında ortaya çıkabilecek ani değer artış vergileri, yüksek emlak vergileri ve ülkeye özgü hukuki uygulamaların yatırımcıları zor durumda bırakabileceğini belirtti. Örneğin İspanya’da bazı durumlarda eve izinsiz yerleşen kişilerin kolayca tahliye edilememesi gibi risklerin bulunduğunu hatırlattı.
Gayrimenkulün hem hukuki hem de vergisel açıdan son derece yerel uygulamalara tabi bir alan olduğunu vurgulayan Büyükduman, bu nedenle yatırımcıların mutlaka yetkin hukuki ve mali danışmanlık almaları gerektiğini söyledi.
“Kendi pazarımız daha yönetilebilir”
Türkiye’deki gayrimenkul piyasasının yatırımcılar için daha aşina ve yönetilebilir olduğunu ifade eden Büyükduman, yerli piyasanın doğru bilgi ve analizle hâlâ önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Yurt dışına yönelmek isteyenlerin ise detaylı araştırma yapmadan ve uzman desteği almadan adım atmaması gerektiğini sözlerine ekledi.
Uzmanlar, özellikle son dönemde artan yurt dışı gayrimenkul ilgisinin, kısa vadeli kazanç beklentisiyle değil; uzun vadeli riskler, vergiler ve hukuki süreçler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği görüşünde birleşiyor.
















