Mega kentin cadde ve bulvarlarında bir dönemin görkemli yapıları, bugün sessizce kaderine terk edilmiş durumda. Zincirlikuyu’daki Tat Towers, Bayrampaşa’daki Caprice Gold, Ataşehir’deki Bostancı AVM, Bakırköy’deki Central Park İstanbul ve Esenyurt’taki Innovia 4 gibi projeler yıllardır tamamlanmayı bekliyor.
Hamide Hangül'ün Dünya'daki haberine göre, gayrimenkul uzmanları, bu tür projelerin yalnızca ekonomik değil sosyal sorunlara da yol açtığını, fiziki çöküntü ve kontrolsüzlüğün mahallelerde yaşam kalitesini düşürdüğünü vurguluyor. Özellikle konut krizi ve yüksek kiralar göz önünde bulundurulduğunda, atıl durumdaki yapıların konuta dönüştürülmesi, piyasaya canlılık kazandırabilecek bir çözüm olarak görülüyor.
Uzman yorumu
Denge Değerleme Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Hartavi, hukuki anlaşmazlık ve teknik engeller nedeniyle yarım kalan projelerin şehir estetiğini bozduğunu belirterek, “Atıl yapılar mahallelerde sosyal sorunları artırıyor, güvenlik riski oluşturuyor. İstanbul’da bu tür projeler yalnızca ilçelerin görünümünü değil, yaşam kalitesini de olumsuz etkiliyor” dedi.
Konuta dönüşürse kiralar dengelenebilir
GABORAS CEO’su Ruhi Konak ise uzun süredir atıl kalan yapıların konut, öğrenci yurdu veya sağlık tesisi gibi işlevlere kazandırılabileceğini söyleyerek, “Bu dönüşüm kira fiyatlarının dengelenmesine katkı sunar, yeni inşaat maliyetlerini düşürür ve şehir dokusunun korunmasını sağlar” ifadelerini kullandı.
Beş yıl kuralı: Ruhsat iptali
Uzmanlar ayrıca, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesine dikkat çekiyor. Buna göre, ruhsat tarihinden itibaren 5 yıl içinde tamamlanmayan projelerde ilgili belediyeler ruhsatı iptal etme hakkına sahip.
İstanbul’un deprem riskine karşı dayanıklılığının artırılması için atıl projelerin yeniden işlevlendirilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, bu sürecin teşvikler, yasal düzenlemeler ve kapsamlı planlamalarla desteklenmesi gerektiğini belirtiyor.














