Kira piyasasında son dönemde dikkat çeken bir gelişme yaşanıyor. Konut kiralarındaki fahiş artışlar, özellikle 5 yılı aşkın süredir aynı evde oturan kiracıları hedef haline getirdi. Ev sahipleri, kira gelirlerini güncellemek amacıyla hukuki sürece başvurarak kira tespit davaları açmaya yöneliyor.
Pandemi sonrası hızla artan konut fiyatları ve yükselen rayiç bedeller, mevcut kiracıların ödediği kira ile piyasa koşulları arasındaki farkı açtı. Bu durum, ev sahiplerini 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi kapsamında dava yoluyla kira bedelini güncelleme arayışına itti.
Mevzuata göre, kiraya verenler sözleşmenin üzerinden 5 yıl geçmesi durumunda, kira bedelinin yeniden belirlenmesi için mahkemeye başvurabiliyor. Bu süreçte mahkeme, taşınmazın emsal kira değerini ve ekonomik verileri dikkate alarak yeni bir kira bedeli tespit ediyor.
Kira tespit davalarının sayısı son bir yılda büyük oranda artarken, hukukçular hem ev sahiplerini hem de kiracıları yasal haklarını bilinçli şekilde kullanmaları konusunda uyarıyor. Uzmanlar, söz konusu davaların kira sözleşmesinin sona ermesini sağlamadığını, sadece yeni dönemdeki kira miktarını belirlediğini vurguluyor.
Kiracılar için ciddi mali sonuçlar doğurabilecek bu davalar, kira artışına yüzde 25 sınırı getiren geçici düzenlemenin 1 Temmuz 2024 itibarıyla sona ermesinin ardından daha da hız kazandı.

















Kiracılar dertli, ev sahipleri onlardan dertli. Sistem ise iyi niyetlileri ezip, kötü niyetlileri koruyan bir işleyişe bürünmüş durumda.