İzmir’in Çeşme ilçesinde “360 Çeşme Otel” adıyla hayata geçirilmek istenen projeye Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan durdurma niteliğinde bir karar geldi. Tikveşli markasının kurucu ortakları arasında yer alan Recai Demirbaş’ın sahibi olduğu Demirbaş Yapı ile Hanesel Yapı tarafından planlanan projeye verilen Turizm Yatırım Belgesi, CİMER’e yapılan başvuruların ardından iptal edildi.
Bakanlığın iptal kararının, proje için kısa süre önce “ÇED Olumlu” kararı alınmış olmasına rağmen verilmesi dikkat çekti.
“Otel değil, villa–konut” itirazı haklı bulundu
Çeşme Dalyan Mahallesi’nde planlanan proje, Çeşme Çevre Derneği’nin başvurularıyla kamuoyunun gündemine taşınmıştı. Dernek, projenin fiilen bir otel yatırımı değil; villa–konut niteliği taşıdığı gerekçesiyle CİMER’e şikâyette bulunmuştu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan incelemelerde, turizm yatırım belgesinin gerçeğe aykırı beyanla alındığı tespit edildi. İnceleme sonucunda, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında verilen Turizm Yatırım Belgesi iptal edildi ve karar Çeşme Belediyesi’ne bildirildi. 
ÇED süreci tamamlanmıştı
Proje, Çeşme Dalyan İnşaat Hanesel Yapı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi tarafından yaklaşık 48 bin 750 metrekarelik alanda planlanmıştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen ÇED süreci tamamlanmış ve proje için “ÇED Olumlu” kararı verilmişti.
Ancak CİMER başvurularında; yatırım belgesinin gerçeğe aykırı beyanla alındığı, inşaatın otel fonksiyonu taşımadığı, fiilen villa–konut projesi olarak yürütüldüğü ve tanıtım–satış faaliyetlerinin de bu doğrultuda yapıldığı iddiaları denetim konusu oldu.
“İnşaat mühürlenmeli” çağrısı
Çeşme Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet Güler, turizm yatırım belgesinin iptal edilmesiyle birlikte projenin hukuki dayanağının ortadan kalktığını savundu. Bu durumun, belediye tarafından verilen inşaat ruhsatını da geçersiz hale getirdiğini belirten Güler, inşaatın derhal durdurulması ve mühürlenmesi çağrısında bulundu.
Güler ayrıca, bir yandan turizm belgesinin iptal edilmiş olmasına rağmen diğer yandan geçerli bir “ÇED Olumlu” kararının bulunmasının idari bir çelişki yarattığını ifade etti. ÇED kararının da iptali ve sorumlular hakkında işlem yapılması için hukuki sürecin sürdürüleceğini açıkladı. 

















