Türkiye’de son yıllarda düşüş gösteren konut sahipliği oranı ve hızla yükselen kira fiyatları, ekonomik dengeleri sarsarken çözüm adına önemli bir adım atıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından açıklanan Gayrimenkul Sertifikası Projesi, hem konut arzını artırmayı hem de inşaat sektörünü ve bağlı tüm yan sanayileri harekete geçirmeyi hedefliyor.
Gayrimenkul Sertifikası ile yeni bir finansman modeli geliyor
Türkiye Gazetesi’nden Necmi Çiçekçi'nin haberine göre, gayrimenkul sertifikası sistemi, özellikle büyük ölçekli konut projelerinin uzun vadeli finansmana erişimini kolaylaştıracak. Geleneksel kredi kanallarının dışında bireysel yatırımcıların da dahil olabileceği bu model, projelerin bölümlerine ortak olma imkânı tanıyarak daha hızlı fon toplanmasını sağlayacak. Bu da hem konut üretimini artıracak hem de arsa maliyetleri, finansman sıkıntısı gibi üretimi sekteye uğratan sorunların çözümünü kolaylaştıracak.
Konut sahipliği ve erişim kolaylaşacak
Yeni sistemle birlikte hem dar hem de orta gelirli vatandaşların konuta erişimi kolaylaşacak. Artan arz, piyasadaki konut seçeneklerini artıracak, metrekare bazında çeşitlilik sağlayacak ve rekabetçi fiyatlarla tüketici lehine bir denge oluşturacak. Bu da özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde konutun erişilebilirliğine pozitif yansıyacak.
Arsa maliyetleri düşürülmeli
KONUTDER Başkanı Ziya Yılmaz, gayrimenkul üretiminin önündeki en büyük engelin arsa maliyetleri olduğunu belirterek, kamunun uygun arsa üretimiyle sürece dâhil olmasının önemini vurguladı. Yılmaz, “Arsa maliyeti Türkiye’de toplam inşaat maliyetinin yüzde 50’sine ulaşabiliyor. Bu oran Avrupa’da en değerli bölgelerde dahi yüzde 20 seviyelerinde. Kamunun devreye girmesiyle bu oran yüzde 10-20 bandına çekilebilir,” ifadelerini kullandı.
260 sektöre doğrudan katkı
İnşaat sektörü, ekonominin çarpan etkisine sahip lokomotif sektörlerinden biri. Bir konut projesi; demir-çelikten seramiğe, boyadan mobilyaya kadar birçok alt sektörü doğrudan etkiliyor. Gayrimenkul Sertifikası Projesi’nin devreye girmesiyle birlikte tedarik zinciri, taşeron firmalar, nakliye ve lojistik hizmetleri başta olmak üzere toplamda 260 farklı meslek dalında üretim ve sipariş hacmi artacak. Bu durum, istihdama da doğrudan katkı sağlayacak.
Yarım kalan şantiyeler tamamlanacak
Finansman erişimi sayesinde uzun süredir atıl durumda kalan arsaların yeniden projelendirileceği, yarım kalan şantiyelerin tamamlanacağı ve yeni yatırımların hız kazanacağı öngörülüyor. Böylece sadece inşaat sektörü değil, yan sanayilerden hizmet sektörüne kadar geniş bir ekonomik canlılık sağlanacak.
Ekonomide güven ve sürdürülebilirlik mesajı
Sektör temsilcileri, sistemin geçici değil kalıcı bir çözüm sunduğunu, hem bugünü hem de gelecekteki konut üretim stratejilerini etkileyecek yapısal bir değişim olduğunu belirtiyor. Artan konut üretimi ve buna paralel gelişen istihdam, ekonomiye güveni artıracak ve yatırımcının sektöre dönüşünü kolaylaştıracak.
Kentsel dönüşüm projelerine de entegre edilecek
Uzmanlar, bu finansman modelinin ilerleyen dönemde kentsel dönüşüm projelerinde de yaygın olarak kullanılacağını ve böylece Türkiye genelinde hem şehir yenileme süreçlerinin hızlanacağını hem de konut arzındaki yapısal açığın önemli ölçüde giderileceğini ifade ediyor.
















