Türkiye ekonomisinde "lokomotif" rolünü yeniden üstlenen inşaat sektörü, 2025 yılını tarihî rekorlarla kapatmasının ardından 2026 yılına da fırtına gibi bir giriş yaptı. Türkiye İMSAD ve KPMG iş birliğiyle hazırlanan son rapor, sektörün genel ekonomik büyümenin çok ötesinde bir performans sergilediğini ortaya koydu. Konut satışlarındaki durgunluk ve yüksek kredi faizleri nedeniyle gayrimenkul piyasasında temkinli bir hava hakim olsa da inşaat sektöründe üretim hız kesmiyor. Şantiyelerde devam eden yoğun faaliyet, sektörün yalnızca konut satışlarından ibaret olmadığını bir kez daha ortaya koyarken, ekonomiye sağladığı katkı ve beslediği alt sektörlerle dikkat çekiyor.
İnşaat sektörü ekonomiden daha hızlı büyüdü
Açıklanan verilere göre inşaat sektörü, 2025 yılında yüzde 10,8 büyüme kaydederek yüzde 3,6 seviyesindeki Türkiye ekonomisi büyümesinin çok üzerinde performans gösterdi. Yılın son çeyreğinde Türkiye ekonomisi yüzde 3,4 büyürken, inşaat sektöründeki yüzde 8,6'lık büyüme sektördeki canlılığın sürdüğünü gösterdi.Nominal bazda değerlendirildiğinde ise inşaat harcamaları bir önceki yıla göre yüzde 44 artarak 9,09 trilyon TL seviyesine ulaştı. Böylece sektör tarihinde ilk kez 9 trilyon TL barajı aşılmış oldu.216 alt sektöre doğrudan katkı sağlıyor
İnşaat sektörü yalnızca müteahhitlik faaliyetlerinden oluşmuyor. Demir-çelik, çimento, seramik, cam, boya, mobilya, elektrik malzemeleri, lojistik ve nakliye gibi toplam 216 farklı sektör, inşaat faaliyetlerinden doğrudan etkileniyor.Şantiyelerde devam eden üretim, milyonlarca kişinin istihdamını desteklerken sanayi tesislerinin üretim kapasitesini de canlı tutuyor. Bu nedenle konut satışlarındaki yavaşlamaya rağmen inşaat sektörünün üretime devam etmesi, genel ekonomi açısından kritik önem taşıyor.Müteahhitler geleceğe hazırlanıyor
Sıkı para politikası ve yüksek finansman maliyetlerine rağmen geliştiricilerin yeni projeler için hazırlıklarını sürdürdüğü görülüyor. Yılın ilk üç ayında alınan yapı ruhsatlarında önemli artışlar yaşandı.Geçen yılın aynı dönemine göre;- Daire sayısı yüzde 37,
- Bina sayısı yüzde 19,6,
- Toplam yüzölçümü ise yüzde 26,1 arttı.
Kentsel dönüşüm sektörü taşıyor
İnşaat sektöründeki büyümenin arkasında sadece konut projeleri bulunmuyor. Deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri, kamu altyapı yatırımları ve özellikle büyükşehirlerde hız kazanan kentsel dönüşüm projeleri sektöre önemli destek sağlıyor.Satış baskısından bağımsız olarak devam eden bu projeler, sektördeki üretim hacminin korunmasına ve büyümenin sürmesine katkı veriyor.İnşaat malzemesi sanayisinde hareketlilik sürüyor
Şantiyelerdeki faaliyetler, inşaat malzemesi sanayisine de olumlu yansıyor. Mart 2026 verilerine göre sektörün 20 alt kolunun 9'unda üretim artışı gerçekleşti.Özellikle;- Seramik kaplama malzemelerinde yüzde 19,7,
- Yalıtımlı kablolarda yüzde 13,9,
- Metal yapı parçalarında yüzde 12,7
TOKİ satışlarında toplam maliyet hesabı öne çıkıyor
TOKİ tarafından hayata geçirilen projelerde 15 Haziran-17 Temmuz 2026 tarihleri arasında kurasız açık satış dönemi başlayacak. Uzmanlar, konut satın almayı planlayan vatandaşların yalnızca satış fiyatına odaklanmaması gerektiğini belirtiyor.Özellikle teslim süresi uzun olan projelerde, teslim tarihine kadar devam edecek kira ödemeleri ve diğer maliyetlerin de toplam yatırım hesabına dahil edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bazı projelerde teslimler kısa sürede yapılırken, bazı projelerde teslim süresi 48 aya kadar uzayabiliyor.Kentsel dönüşümde yeni güvence dönemi
Sektörde öne çıkan bir diğer gelişme ise Bina Tamamlama Sigortası'nın kapsamının genişletilmesi oldu. Yapılan düzenlemeyle birlikte ön ödemeli konut satışlarının yanı sıra kentsel dönüşüm projeleri de sigorta kapsamına alındı.Sistem sayesinde yüklenici firmanın projeyi tamamlayamaması durumunda sigorta şirketi devreye girerek projeyi tamamlıyor veya oluşan zararı karşılıyor. Böylece hem konut alıcıları hem de kentsel dönüşüm kapsamında evlerini yenilemek isteyen arsa sahipleri için ek güvence sağlanmış oluyor.Uzmanlar, bu uygulamanın özellikle kentsel dönüşüm projelerine duyulan güveni artıracağını ve dönüşüm süreçlerinin hızlanmasına katkı sunacağını ifade ediyor.

















