Türkiye'nin önde gelen teknoloji üreticilerinden Vestel'in yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi borcunun yeniden yapılandırılmasında önemli bir eşik aşıldı. Edinilen bilgilere göre şirket, en büyük alacaklı bankalar olan Ziraat Bankası, Halkbank, VakıfBank, İş Bankası ve DenizBank ile yeniden yapılandırma planı üzerinde uzlaşmaya vardı.Ancak finansal yeniden yapılandırma sürecinin resmen tamamlanabilmesi için daha küçük tutarda alacağı bulunan diğer kredi kuruluşlarının da onay vermesi gerekiyor.
Yapılandırma planında vadeler uzatılıyor
Kulis bilgilerine göre üzerinde mutabakata varılan plan, mevcut kredi vadelerinin önemli ölçüde uzatılmasını ve şirketin nakit akışıyla daha uyumlu bir geri ödeme takvimi oluşturulmasını hedefliyor.Vestel, 26 Haziran 2026 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yaptığı açıklamayla Türk finans kuruluşlarına Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) başvurusunda bulunduğunu duyurmuştu. Şirket, bu süreçle işletme sermayesini güçlendirmeyi, yaklaşan kredi geri ödemelerini daha sürdürülebilir hale getirmeyi ve operasyonel esnekliğini artırmayı amaçladığını açıklamıştı.Akbank süreçten çıktı iddiası
Borç yapılandırması kapsamında dikkat çeken gelişmelerden biri de Akbank cephesinde yaşandı. Haber kaynaklarına göre Akbank, Zorlu Center AVM üzerindeki teminatını Ziraat Bankası'na devrederek Vestel kredilerindeki pozisyonundan ayrıldı.Bu gelişmeye ilişkin taraflardan henüz resmi bir açıklama yapılmadı.Eurobond borçları da masada
Vestel'in yeniden yapılandırma çalışmaları yalnızca banka kredileriyle sınırlı değil. Şirket, 2029 vadeli 500 milyon dolarlık Eurobond borçları için de uluslararası yatırımcılarla görüşmeler yürütüyor.Bu kapsamda Vestel, uluslararası finansal danışmanlık şirketi Houlihan Lokey ile çalışmaya başladığını açıklarken, hedefin şirketin sermaye yapısını uzun vadede daha sürdürülebilir hale getirmek olduğu belirtildi.Vestel neden finansal yeniden yapılandırmaya gitti?
Vestel son iki yılda yüksek finansman maliyetleri, Avrupa pazarındaki talep daralması, artan faiz oranları ve zayıflayan kârlılık nedeniyle ciddi bir finansal baskı altında kaldı.Özellikle;- Yüksek faiz ortamında artan finansman giderleri,
- Avrupa beyaz eşya pazarındaki daralma,
- Zayıflayan ihracat talebi,
- Yükselen net borçluluk,
- Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının not indirimleri,















