Hizmet ve inşaatta güven yükseldi, perakendede gerileme yaşandı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Temmuz 2026 sektörel güven endeksleri, ekonominin üç temel sektöründe farklı eğilimlerin sürdüğünü ortaya koydu. Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre hizmet sektöründe güven endeksi yüzde 1,4 artarak 112 seviyesine, inşaat sektöründe ise yüzde 0,6 yükselerek 83,5 seviyesine çıktı. Perakende ticaret sektöründe ise güven endeksi yüzde 1,6 gerileyerek 111 puana düştü.
Güven endekslerinde 100'ün üzerindeki değerler sektörün mevcut durumu ve geleceğe ilişkin iyimserliğini, 100'ün altındaki değerler ise kötümser beklentileri ifade ediyor. Bu kapsamda hizmet ve perakende sektörü iyimser görünümünü korurken, inşaat sektörü eşik değerin altında kalmaya devam etti.
Hizmet sektöründe gelecek beklentisi güçlendi
Temmuz ayında hizmet sektöründe mevcut iş hacmi büyük ölçüde yatay seyrederken, gelecek üç aya ilişkin talep beklentisindeki artış güven endeksini yukarı taşıdı.
Verilere göre;
- Son üç aylık iş durumu yüzde 0,5 arttı.
- Hizmetlere olan mevcut talep yüzde 0,2 geriledi.
- Gelecek üç aylık talep beklentisi ise yüzde 3,7 yükseldi.
Turizm sezonunun canlılığı, lojistik faaliyetlerin sürmesi, dijitalleşme yatırımları ve kurumsal hizmetlere olan talep, sektörün beklentilerini destekleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. 
İnşaatta siparişler arttı, istihdam beklentisi düştü
İnşaat sektöründe güven endeksindeki sınırlı yükselişte kayıtlı siparişlerde yaşanan artış etkili oldu. Alınan siparişlerin mevcut düzeyini gösteren alt endeks temmuz ayında yüzde 3,9 yükseldi.
Buna karşın sektörün gelecek üç aya ilişkin çalışan sayısı beklentisi yüzde 2,3 geriledi. Aynı dönemde satış fiyatı beklentisini gösteren alt endeks de yüzde 0,9 düşüş kaydetti.
Veriler, firmaların yeni iş almaya devam ettiğini ancak yüksek maliyetler nedeniyle istihdam konusunda daha temkinli hareket ettiğini gösterdi.
Finansman sıkıntısı yeniden yükselişe geçti
Temmuz verilerinin en dikkat çekici başlıklarından biri inşaat sektöründeki finansman sorunu oldu.
Haziran ayında yüzde 19,3 seviyesine kadar gerileyen finansman sıkıntısı yaşayan firma oranı temmuz ayında yeniden yükselerek yüzde 25,4'e çıktı.
Buna paralel olarak "faaliyetlerimizi kısıtlayan herhangi bir unsur yok" diyen firmaların oranı da yüzde 74,8'den yüzde 68,5'e geriledi.
Artan kredi maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle firmaların gelecek dönemde istihdamı azaltarak maliyet kontrolüne yöneldiği değerlendiriliyor. 
Perakende sektörü sonbahar için daha temkinli
Perakende ticaret sektöründe güven kaybının temel nedeni gelecek üç aya ilişkin satış beklentilerindeki bozulma oldu.
Verilere göre;
- Gelecek üç aylık iş hacmi ve satış beklentisi yüzde 3,8 düştü.
- Son üç aylık satışlar yüzde 0,5 geriledi.
- Mevcut stok seviyesine ilişkin endeks yüzde 0,1 azaldı.
Sıkı para politikasının tüketim harcamaları üzerindeki etkisinin önümüzdeki aylarda daha belirgin hissedileceği beklentisi, sektörün daha ihtiyatlı hareket etmesine neden oldu.
Jeopolitik risklere rağmen hizmet sektörü dirençli kaldı
Temmuz ayı verileri, jeopolitik risklere karşı en dayanıklı sektörün hizmetler olduğunu gösterdi.
Hizmet sektöründe faaliyetlerini kısıtlayan herhangi bir unsur bulunmadığını belirten firmaların oranı temmuz ayında yüzde 79'a yükseldi. Bu oran ocak ayında yüzde 78,9, nisan ayında ise yüzde 78,5 seviyesindeydi.
Perakende sektöründe ise yıl başında jeopolitik belirsizliklerden etkilenen firmalar yaz sezonunun katkısıyla toparlanma sinyali verdi. "Faaliyetlerimizi kısıtlayan faktör yok" diyen firmaların oranı ocak ayındaki yüzde 77 seviyesinden temmuz ayında yüzde 81'e çıktı.
Buna rağmen tüketici talebindeki zayıflık tamamen ortadan kalkmadı. Talep yetersizliğini sorun olarak gören firmaların oranı temmuz ayında yüzde 11,2 seviyesinde kaldı.
Finansman maliyetleri inşaat sektörünün en büyük sorunu olmaya devam ediyor
Temmuz ayı sektörel güven verileri, hizmet sektörünün güçlü talep beklentisiyle iyimserliğini koruduğunu, perakende sektörünün tüketim tarafındaki yavaşlamaya karşı daha temkinli bir pozisyon aldığını ortaya koydu. İnşaat sektöründe ise siparişlerde toparlanma görülmesine rağmen finansman maliyetlerinin yeniden yükselmesi ve istihdam beklentilerindeki gerileme, sektörün önümüzdeki dönemde büyümeden çok maliyet yönetimine odaklanacağını gösteriyor. Özellikle finansmana erişim sorunlarının sürmesi halinde inşaat sektöründe yatırım ve istihdam üzerindeki baskının devam etmesi bekleniyor.
Naki Bakır'ın Dünya gazetesindeki yazısından yararlanarak hazırlandı

















