Şantiye alanları ve konteyner kentlerde yaşanan yangınlar, hem can hem de mal kaybı riskini büyütüyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümünden Arş. Gör. Dr. Tuğçe Oral, özellikle geçici yaşam alanları olan konteynerlerde yangın riskinin yeterince ciddiye alınmadığına dikkat çekti.
Dr. Oral’a göre şantiyelerde çıkan yangınların önemli bir bölümü, mesai sonrası konteynerlerde konaklama sırasında meydana geliyor. Bu durumun en temel nedeni ise yetersiz risk analizi, kontrolsüz elektrik kullanımı ve eğitim eksikliği.
Yangın risk değerlendirmesi yapılmadan şantiye başlatılmamalı
Yangın riskini azaltmanın ilk adımının detaylı bir yangın risk değerlendirmesi olduğunu vurgulayan Dr. Oral, şantiyenin türü, lokasyonu ve çevresel koşullar dikkate alınmadan işe başlanmaması gerektiğini söyledi.
Kaba iş aşamasında çalışanlara temel yangın bilgilendirmesi yapılmasının zorunlu olduğunu belirten Oral, ince iş sürecinde ise aktif yangın algılama sistemleri, çalışır durumdaki yangın söndürme ekipmanları ve erişilebilir acil kaçış yollarının hayati önemde olduğunu ifade etti.
Eğitim, yangını felakete dönüşmeden durduruyor
Yangın güvenliği eğitimlerinin sadece acil durum ekipleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Dr. Oral, tüm çalışanların yangın söndürme ekipmanlarını kullanabilecek bilgi ve pratiğe sahip olmasının şart olduğunu söyledi.
Eğitimlerde yangın sınıfları, uygun söndürücü seçimi, yangının ilk aşamaları ve ilk 5 dakikada yapılması gereken doğru müdahaleler uygulamalı tatbikatlarla anlatılıyor. Oral’a göre bu eğitimler, yangının büyümeden kontrol altına alınmasında kritik rol oynuyor.
Rakamlarla
Yangınların büyük bölümü mesai sonrası konteynerlerde çıkıyor
İlk 5 dakika, yangının kontrol altına alınmasında belirleyici
Yangın tüplerinin ayda bir basınç kontrolü yapılması gerekiyor
Yangın tüpleri her ay kontrol edilmeli
Şantiye sahalarının dağınık yapısı nedeniyle acil çıkış yollarının günlük olarak kontrol edilmesi gerektiğini belirten Dr. Oral, yangın tüplerinin ise her ay basınç kontrolünden geçirilip etiketlenmesinin zorunlu olduğunu hatırlattı.
“Hazır olmayan bir söndürücü, yangın anında felaketin büyümesine neden olabilir” diyen Oral, düzenli saha denetimlerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Konteyner kentlerde en büyük risk: Elektrikli ısıtıcılar
Kış aylarında konteyner kentlerde yangın riskinin ciddi biçimde arttığını belirten Dr. Oral, özellikle elektrikli ısıtıcıların ve tesisat sorunlarının en büyük tehlike olduğunu söyledi.
Konteynerlerde:
Yangına dayanıklı malzemeler kullanılmalı
Her konteynerde yangın tüpü ve duman dedektörü bulunmalı
Elektrik tesisatları düzenli olarak kontrol edilmeli
Aşırı yüklenmelere karşı sigorta ve devre kesiciler kullanılmalı
Uzman yorumu
Dr. Tuğçe Oral:
“Yangını fark eden kişi aynı anda hem alarmı devreye sokmalı hem de en yakın yangın söndürücüye ulaşmalıdır. İlk 5 dakika doğru müdahale hayat kurtarır.”
Yangın anında yapılması gerekenler
Yangın anında panik yerine önceden belirlenmiş senaryoların devreye alınması gerektiğini söyleyen Dr. Oral, çalışanların acil kaçış güzergâhlarını takip ederek toplanma alanlarına yönelmesi gerektiğini ifade etti. Yetkili ekipler müdahaleyi yürütürken, diğer görevlilerin tahliye ve itfaiye koordinasyonunu sağlaması gerekiyor.
İlk 5 dakika hayati
Yangınların tamamen önlenemese bile doğru hazırlıkla felakete dönüşmesinin engellenebileceğini vurgulayan Dr. Oral, “İkaz ve uyarı sistemleri düşük maliyetli olmasına rağmen yeterince kullanılmıyor. Oysa yangında da ilk yardımda olduğu gibi ilk 5 dakika hayati önemdedir” sözleriyle uyarılarını tamamladı.
















