Dubai’deki “yüksek getiri” algısı sorgulanıyor. Son yıllarda küresel gayrimenkul yatırımının merkezlerinden biri haline gelen Dubai, büyük ölçekli projeleri ve agresif pazarlama stratejileriyle dikkat çekiyordu. Ancak Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş’a göre bu büyüme, zamanla “gerçekçilikten uzak getiri vaatleri” tartışmasını da beraberinde getirdi.
cnbc e'de Hakan Güldağ'ın sorularını cevaplayan Taş, özellikle arz-talep dengesinde oluşan bozulmaya dikkat çekerek, “Çok sayıda proje üretildi, arz ciddi şekilde arttı. Buna karşılık vaat edilen getirilerin önemli kısmı gerçekçi değildi” değerlendirmesinde bulundu. 
Körfez’de güven algısı zedelendi
Bölgede yaşanan jeopolitik gelişmelerin ardından Dubai’nin “güvenli liman” algısında kırılma yaşandığını ifade eden Taş, bazı uluslararası şirketlerin bölgedeki operasyonlarını gözden geçirdiğine dair güçlü sinyaller bulunduğunu belirtti.
“Yarın ateşkes ilan edilse bile bu süreç yatırımcı hafızasına kazındı” diyen Taş, kısa vadede yeni yatırım girişlerinin yavaşlayabileceğini, hatta çıkışların da görülebileceğini vurguladı.
Türkiye yeniden sahnede: Yeni fırsat penceresi
Taş’a göre mevcut tabloda Türkiye, bölgesel ölçekte yeniden “en güvenli liman” adaylarından biri olarak öne çıkıyor. NATO etkisi, devlet yapısı ve tarihsel güven unsurları, Türkiye’yi alternatif yatırım merkezi haline getiriyor.
Özellikle İstanbul’un:
- stratejik konumu
- güçlü turizm potansiyeli
- dinamik nüfusu
- gelişen finans altyapısı
ile yabancı yatırımcı açısından yeniden cazibe merkezi olabileceği ifade ediliyor.
Rakamlar Türkiye aleyhine dönmüştü
Geçmiş yıllarda Dubai’nin yabancılara yıllık 40–50 milyar dolarlık gayrimenkul satışı yaptığına dikkat çeken Taş, Türkiye’nin en iyi döneminde dahi 5 milyar dolar seviyesinde kaldığını hatırlattı.
Son dönemde ise bu rakamın yaklaşık 2 milyar dolara gerilediğini belirten Taş, dikkat çekici bir tabloyu da paylaştı:
- Türk yatırımcıların yurtdışında yaptığı alımlar
- Türkiye’ye gelen yabancı yatırımcıdan daha yüksek seviyeye ulaştı
Bu durumun “ters pozisyon” anlamına geldiğini söyleyen Taş, mevcut jeopolitik gelişmelerin bu trendi yeniden Türkiye lehine çevirebileceğini ifade etti.
İstanbul finans merkezi için yeni bir dönem olabilir
Taş, özellikle büyük ölçekli uluslararası şirketlerin bölgesel merkezlerini yeniden konumlandırma ihtimaline dikkat çekerek, İstanbul Finans Merkezi’nin bu süreçte önemli bir rol oynayabileceğini söyledi.
Büyük metrekareli ofis alanları ve yeni nesil ticari projelerin, olası bir yatırım dalgasında öne çıkması bekleniyor.
2026 için beklenti: Ateşkes sonrası hareketlilik
Sektörde genel bir “bekle-gör” havası olduğunu ifade eden Taş, olası bir ateşkes sonrası 2026 yılında gayrimenkul sektöründe yeniden canlanma beklendiğini dile getirdi.
“Önümüzde bir fırsat penceresi açıldı” diyen Taş, Türkiye’nin bu süreci doğru proje geliştirme, güven inşası ve yatırımcı dostu politikalarla değerlendirmesi gerektiğinin altını çizdi.
Rakamlarla
- Dubai: Yıllık 40–50 milyar $ yabancıya satış
- Türkiye (zirve): ~5 milyar $
- Türkiye (güncel): ~2 milyar $
- Mevcut durum: Yurtdışına yatırım > Türkiye’ye gelen yatırım
Uzman yorumu
Gayrimenkul sektöründe yeni dönemin ana belirleyicisi, yalnızca getiri oranları değil; jeopolitik güven, hukuki istikrar ve sürdürülebilir talep dengesi olacak. Bu üç parametrede avantaj sağlayan ülkeler, küresel yatırım akışından daha fazla pay alacak.

















