Konut piyasasında son yılların en dikkat çeken trendlerinden biri olan markalı konut projeleri, yatırımcısına sağladığı yüksek prim oranlarıyla öne çıkıyor. Savills tarafından yayımlanan 2025/26 raporu, bu segmentin küresel ölçekte güçlü bir değer algısı oluşturduğunu ortaya koydu.
Rapora göre markalı konutlar, markasız muadillerine kıyasla ortalama yüzde 33 oranında daha fazla prim sağlıyor. Bu oran, resort (tatil) destinasyonlarında yüzde 39’a kadar yükselirken, şehir merkezlerinde ise yaklaşık yüzde 30 seviyesinde gerçekleşiyor.
Özellikle Dubai gibi pazarlarda markanın etkisi çok daha belirgin. Bu tür lokasyonlarda markalı konutların sağladığı prim oranı yüzde 90 seviyelerine kadar çıkabiliyor. Bu durum, markalı projelerin bazı bölgelerde ciddi bir fiyat ayrışması yarattığını gösteriyor.
Arz hızla büyüyor
Markalı konut segmentinde yalnızca fiyat artışı değil, arz tarafında da güçlü bir büyüme söz konusu. Küresel ölçekte 2025 yılı sonunda 910’un üzerinde markalı konut projesine ulaşılması beklenirken, 2032 yılına kadar bu sayının 1.747’ye çıkacağı öngörülüyor. Bu artış, yatırımcı talebinin yanı sıra geliştiricilerin de bu segmente yöneldiğini ortaya koyuyor.
Türkiye pazarı dikkat çekiyor
Türkiye de bu küresel trendin dışında kalmıyor. Denge Gayrimenkul Değerleme analizine göre özellikle İstanbul ve Bodrum gibi lokasyonlarda geliştirilen markalı konut projeleri, Avrupa ortalamasına yakın prim oranlarıyla öne çıkıyor.
İstanbul’da daha çok merkezi bölgelerde konumlanan bağımsız markalı konut projeleri ön plana çıkarken, Bodrum gibi turizm merkezlerinde otel konseptiyle entegre projeler ağırlık kazanıyor. Büyük şehirlerde arsa kıtlığı ve yoğun yapılaşma bağımsız projeleri öne çıkarırken, tatil bölgelerinde turizm altyapısıyla entegre projeler baskın model haline geliyor.
Marka güveni belirleyici oluyor
Uzmanlara göre markalı konutların yüksek prim üretmesinin temelinde marka güveni ve standartlaşmış hizmet kalitesi yer alıyor. Daha önce deneyimlenmiş hizmet standartları, yatırımcıların daha yüksek fiyat ödemeye istekli olmasını sağlıyor.
Ayrıca bu segmentteki alıcı profilinin büyük ölçüde yüksek gelir grubundan oluşması, ekonomik dalgalanmalara karşı daha dirençli bir talep yapısı oluşturuyor. Bu durum, markalı konutların kriz dönemlerinde dahi değerini korumasına katkı sağlıyor.
Ancak sektör temsilcileri, sürdürülebilir değer artışı için yalnızca marka isminin yeterli olmadığını, operasyonel kalite ve hizmet sürekliliğinin kritik önemde olduğunu vurguluyor. 
Yabancı talebi büyümeyi destekliyor
Türkiye’nin artan turizm performansı da markalı konut segmentine olan ilgiyi güçlendiriyor. 2024 yılında 60 milyonu aşan yabancı ziyaretçi sayısı ve özellikle Körfez ülkelerinden gelen yatırımcıların uluslararası markalara olan ilgisi, bu pazarda talebi yukarı taşıyan önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Genel tabloya bakıldığında, markalı konutların Türkiye’de giderek daha belirgin bir pazar oluşturduğu ve yüzde 30-40 prim bandıyla geleneksel konut projelerinden net şekilde ayrıştığı görülüyor.















