Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmeleriyle bilinen iktisatçı Mahfi Eğilmez, son analizinde ekonomik görünümün savaş öncesinde de zayıf sinyaller verdiğine dikkat çekti. Eğilmez, özellikle son dönemde yaşanan gelişmelerin mevcut kırılganlıkları derinleştirdiğini vurguladı.
“Savaş Öncesinde de Ekonomi Yorgundu” başlıklı yazısında Eğilmez, kamuoyunda oluşabilecek algıya işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
“Önümüzdeki günlerde sık duyacağımız cümlelerden biri ‘savaş olmasaydı her şey yolundaydı’ olacak. Oysa veriler bunun doğru olmadığını gösteriyor.”
Ekonomide yavaşlama sinyalleri güçleniyor
Eğilmez’in değerlendirmelerine göre, Türkiye ekonomisi savaşın etkileri henüz verilere tam olarak yansımadan önce bile ivme kaybetmeye başlamıştı. Büyüme oranlarının potansiyelin altında kalması, bu zayıflığın en önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
2025’in son çeyreğinde büyümenin yüzde 3,4 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatan Eğilmez, Türkiye ekonomisinin potansiyel büyüme oranının yaklaşık yüzde 5 olduğuna dikkat çekti. Bu farkın sadece para politikası tercihleriyle açıklanamayacağını belirtti.
Sanayi üretiminde zayıflama ve kapasite kullanım oranlarındaki gerileme de dikkat çeken diğer başlıklar arasında yer aldı. Hizmet sektöründe de yavaşlama sinyallerinin ortaya çıktığını ifade eden Eğilmez, savaşın ekonomik maliyetlerinin bu tabloyu daha da ağırlaştırabileceğini vurguladı.
Enflasyonda beklenen düşüş gerçekleşmedi
Enflasyon cephesinde yıl başında oluşan iyimser beklentilerin karşılanmadığını belirten Eğilmez, 2025 sonunda yüzde 30,89 olan enflasyonun yeniden yükselişe geçtiğini ifade etti. Petrol fiyatlarındaki artışın henüz sınırlı olduğu bir dönemde bile enflasyonun artış göstermesinin dikkat çekici olduğunu söyledi.
Petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesinin üzerine çıkmasının, yıl sonu enflasyonu üzerinde ilave baskı yaratabileceğini belirten Eğilmez, bu durumun enflasyon hedeflerini daha da zorlaştıracağını dile getirdi.
İşsizlikte geniş tanım öne çıkıyor
İşsizlik verilerindeki dalgalanmaların yanıltıcı olabileceğini ifade eden Eğilmez, daha gerçekçi bir tablo için geniş tanımlı işsizlik oranlarına bakılması gerektiğini vurguladı. Bu oranın yüzde 30’a yakın seviyelerde sabit kaldığını belirten Eğilmez, bunun ekonomide kalıcı bir sıkışmaya işaret ettiğini söyledi.
Bütçe ve cari açıkta riskler sürüyor
Bütçe dengesinde görülen görece olumlu tablonun geçici unsurlardan kaynaklandığını belirten Eğilmez, vergi tahsilatlarının öne çekilmesi ve harcamaların kısılmasıyla bu görünümün sağlandığını ifade etti.
Cari açık tarafında ise enerji fiyatlarının belirleyici olduğunu vurgulayan Eğilmez, petrol fiyatlarındaki her artışın dış denge üzerinde ciddi bir baskı yarattığını belirtti. Mevcut fiyat seviyeleri dikkate alındığında yıl sonunda cari açığın önemli ölçüde artabileceği öngörülüyor.
“Sorun savaşla başlamadı”
Genel değerlendirmesinde Eğilmez, ekonomideki bozulmanın savaşla başlamadığını, ancak mevcut gelişmelerin bu süreci hızlandırdığını ifade etti. Uzun süreye yayılan enflasyonla mücadele stratejisinin risklerine dikkat çeken Eğilmez, ekonomik kırılganlıkların bu tür şoklarla daha görünür hale geldiğini belirtti.

















