Körfez’deki güvenlik endişeleri yatırım kararlarını etkiliyor
Orta Doğu’da son dönemde tırmanan jeopolitik gerilim, özellikle Körfez ülkelerinde yaşayan yabancı yatırımcıların karar alma süreçlerini doğrudan etkilemeye başladı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile İran’ın misillemeleri sonrası bölgede artan savaş riski, Dubai başta olmak üzere Körfez genelinde yatırımcıların alternatif ülke arayışını hızlandırdı.
Bölgede bulunan bazı yatırımcılar Körfez’den çıkış kararı alırken, kalmaya devam edenler ise olası risklere karşı ikinci bir plan oluşturma eğilimine girdi. Bu kapsamda hızlı vatandaşlık programları ve Avrupa’da oturum hakkı sağlayan Golden Visa seçenekleri yeniden gündemin üst sıralarına taşındı.
“Dubai’den çıkış var, kalanlar B planı oluşturuyor”
Küresel yatırım hareketlerindeki değişimi değerlendiren Level Immigration & Properties Danışmanlık Hizmetleri CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, yatırımcı davranışlarında belirgin bir dönüşüm yaşandığını söyledi.
Alamarioğlu, “Son dönemde Dubai’den ayrılan yatırımcı sayısında artış gözlemliyoruz. Bölgede kalmaya devam edenler ise alternatif planlarını hızla devreye almak istiyor. Yatırımcılar artık yalnızca getiriye değil, güvenliğe ve öngörülebilirliğe de odaklanıyor” dedi.
Hızlı pasaport ve Avrupa oturumu talep görüyor
Yatırımcıların yeni dönemde iki temel çözüm üzerinde yoğunlaştığını belirten Alamarioğlu, hızlı vatandaşlık programları ile Avrupa oturum izinlerinin öne çıktığını ifade etti.
“Bir grup yatırımcı Karayipler’de 4–6 ay gibi kısa sürede sonuçlanan hızlı vatandaşlık programlarına yöneliyor. Diğer grup ise Avrupa’da yaşam ve Schengen erişimi sağlayan Golden Visa programlarını tercih ediyor” diyen Alamarioğlu, bu eğilimin risk yönetimi odaklı olduğunu vurguladı.
Letonya Altın Vizesi öne çıkan seçenekler arasında
Avrupa’daki oturum programları arasında Letonya’nın dikkat çektiğini belirten Alamarioğlu, düşük yatırım eşiği ve esnek şartların talebi artırdığını söyledi.
“Letonya Altın Vizesi, 50 bin eurodan başlayan yatırım seçenekleriyle Avrupa Birliği oturum hakkı sunuyor. Daha düşük bütçeyle Avrupa’da oturum elde etmek isteyen yatırımcılar için bu önemli bir avantaj” ifadelerini kullandı.
Schengen erişimi ve esnek şartlar etkili
Letonya oturum programının sunduğu avantajlara değinen Alamarioğlu, Schengen bölgesinde serbest dolaşım hakkı ve düşük fiziksel bulunma şartının yatırımcılar açısından belirleyici olduğunu belirtti.
“Ayrıca aile bireylerinin tek dosya üzerinden programa dahil edilebilmesi, yatırımcıların Türkiye’deki iş ve yaşam düzenlerini bozmadan Avrupa’da oturum hakkı elde etmelerini sağlıyor” dedi.
“Avrupa planı artık lüks değil ihtiyaç”
Yatırımcıların tek bir ülkeye bağlı kalmak istemediğini vurgulayan Alamarioğlu, portföy ve oturum çeşitlendirmesinin kalıcı bir trend haline geldiğini söyledi.
“Bugün yatırımcılar farklı coğrafyalarda varlık bulundurmayı ve alternatif oturum hakları oluşturmayı öncelik haline getiriyor. Jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde Avrupa’da bir oturum hakkı elde etmek artık lüks değil, stratejik bir ihtiyaç” değerlendirmesinde bulundu.
















