Türkiye’de konut piyasası, 2026 yılının ikinci yarısında beklenen faiz indirimi ve parasal genişleme süreci öncesinde dikkat çekici bir eşikte bulunuyor. Sektör temsilcilerine göre mevcut tablo, özellikle oturum amaçlı konut almayı planlayanlar için önemli fırsatlar barındırıyor.
Haber7'nin haberine göre, finansmana erişimin henüz sınırlı olduğu bu dönemde fiyatların görece dengede seyrettiğine işaret eden uzmanlar, kredi maliyetlerinin düşmesiyle birlikte talebin hızla artacağını ve bunun da fiyatlara yukarı yönlü yansıyacağını öngörüyor.
“Faiz düşmeden harekete geçen kazanacak” 
Master Türk Grubu Başkanı Gökhan Taş, mevcut piyasa koşullarının alıcılar lehine olduğunu belirterek, “2026’nın ikinci yarısında kredilerde ucuzlama ve parasal genişleme bekliyoruz. Ancak bu süreçte fiyatlar daha hızlı artacaktır. İhtiyacı olan vatandaşın bugünden harekete geçmesi daha avantajlı” dedi.
Taş’a göre, faizlerin düşmesiyle birlikte ertelenmiş talep devreye girecek ve bu durum konut fiyatlarında ivmelenmeye yol açacak.
Kredili satışlar talebin canlı olduğunu gösteriyor
2026’nın ilk çeyrek verileri de piyasadaki hareketliliğin sinyallerini veriyor. Geçen yılın aynı dönemine göre toplam satışlar yatay seyrederken, kredili satışlarda yüzde 31,5 oranında artış yaşandı. Bu tablo, finansman koşulları iyileştiğinde talebin daha da güçleneceğine işaret ediyor.
Devlet destekli projeler öne çıkıyor
Dar ve orta gelir grubuna yönelik geliştirilen devlet destekli konut projeleri, sektördeki en kritik başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu projelerin yaygınlaşmasının hem konut sahipliğini artıracağını hem de kira fiyatlarını dengeleyeceğini belirtiyor.
Bu kapsamda ödeme kolaylıkları ve uzun vadeli finansman modelleri, özellikle ilk kez ev sahibi olacak kesimler için önemli avantajlar sunuyor. 
Kentsel dönüşümde finansman kritik rol oynuyor
Kentsel dönüşüm sürecinde düşük faizli kredi ve hibe desteklerinin etkisine de dikkat çekiliyor. Uzmanlara göre, uygun finansman koşulları özellikle dönüşüm maliyetini karşılamakta zorlanan kesimler için süreci hızlandırabilir.
Ayrıca ada bazlı dönüşüm modelleri ve ek imar teşvikleriyle müteahhit maliyetlerinin düşürülmesi, bazı projelerin vatandaşlardan ek ücret alınmadan hayata geçirilmesini mümkün kılabilir.
Yılın ikinci yarısında talep artışı bekleniyor
Sektör temsilcileri, 2026’nın ikinci yarısında başlayabilecek parasal genişleme süreciyle birlikte özellikle oturum amaçlı konut alımlarında belirgin bir artış yaşanacağını öngörüyor. Bu dönemde geliştiricilerin kampanyalarla piyasayı desteklemesi de bekleniyor.
Uzmanlar, aylık konut kredisi faiz oranlarının yüzde 1,5 seviyelerine gerilemesi durumunda piyasanın daha güçlü bir ivme kazanacağını ifade ediyor.
Konut yeniden yatırım aracı haline geliyor
Türkiye’de konut sahiplik oranının yüzde 57 seviyelerinde olduğuna dikkat çeken sektör temsilcileri, gayrimenkulün yeniden güçlü bir yatırım aracı haline gelmeye başladığını belirtiyor.
Son yıllarda alternatif yatırım araçlarının ön plana çıktığını ancak önümüzdeki süreçte konutun hem değer artışı hem de kira getirisiyle yeniden cazibesini artıracağı ifade ediliyor.
Sosyal donatılı projeler yaygınlaşıyor
Yeni geliştirilen projelerde yaşam kalitesine yönelik unsurların daha fazla öne çıktığı görülüyor. Kapalı yüzme havuzları, otoparklar ve sosyal tesisler artık yalnızca büyükşehirlerde değil, Anadolu şehirlerinde de standart hale geliyor.
Artan ruhsat sayıları ve çeşitlenen proje tipleri, sektörün talep dönüşümüne hızlı şekilde uyum sağladığını ortaya koyuyor.















