TÜİK ve TCMB tarafından açıklanan son veriler, konut piyasasında fiyat artış hızının belirgin şekilde yavaşladığını ancak satış ve işlem hacminde canlılığın korunduğunu ortaya koydu. Sektörün güncel nabzını tutan projedefirsat.com platformunda izlenen proje ve ilan hareketleri de bu görünümü teyit etti.
Açıklanan veriler, piyasada bir duraksama yaşanmadığını; alıcıların daha uzun değerlendirme yaptığı, karar kriterlerini sıkılaştırdığı yeni bir denge dönemine girildiğini gösteriyor.
TCMB Konut Fiyat Endeksi’nde yıllık artış yüzde 29’a geriledi
TCMB Konut Fiyat Endeksi’ne göre yıllık fiyat artışı yüzde 29 seviyesine geriledi. TÜİK verileri ise 2025 yılı genelinde konut satışlarının yüzde 14’ün üzerinde arttığını ortaya koydu.
Bu tablo, fiyat artış hızında yavaşlama olmasına rağmen konut talebinin tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor.
Konut alıcılarının yüzde 60’ı karar öncesi en az üç projeyi karşılaştırıyor
Platform verilerine göre kullanıcıların yaklaşık yüzde 60’ı, konut satın alma kararı vermeden önce en az üç farklı projeyi karşılaştırıyor. Aynı dönemde proje sayfalarında geçirilen ortalama inceleme süresindeki artış da dikkat çekiyor.
Bu durum, konut alıcısının “hızlı karar” döneminden uzaklaştığını; satın alma sürecini daha fazla analiz ve karşılaştırma üzerinden yürüttüğünü gösteriyor.
“Piyasada talep var ama karar süreci uzadı” 
Konut alıcı davranışlarındaki değişimi değerlendiren projedefirsat.com Genel Müdürü İrfan Erkmen, sahada da benzer bir tablo görüldüğünü belirtti.
Erkmen, “Son dönemde piyasanın durduğuna dair bir algı var ancak platform verilerimiz bu algıyı doğrulamıyor. Talep tamamen ortadan kalkmış değil; buna karşılık alıcılar daha fazla karşılaştırma yapıyor ve karar süresini uzatıyor” dedi.
Erkmen’e göre fiyatın tek başına belirleyici olduğu dönem geride kalırken; lokasyon, yapı güvenliği ve uzun vadeli değer potansiyeli gibi kriterler daha fazla öne çıkıyor.
Teslim süresi ve lokasyon kriterleri öne çıktı
Platform verileri, kullanıcıların arama ve filtreleme davranışlarında teslim tarihi ve lokasyon kriterlerinin kullanımında belirgin artış yaşandığını ortaya koyuyor. Kullanıcıların önemli bir bölümünün, fiyat karşılaştırmasından önce projenin teslim süresini ve bulunduğu bölgeyi incelediği görülüyor.
Bu eğilim, konut alıcısının kısa vadeli fırsatlardan çok planlama, güvenlik ve uzun vadeli değer odaklı karar vermeye başladığını gösteriyor.

















