Türkiye’de konut piyasasının yüksek fiyatlardan ziyade erişilebilirlik sorunu yaşadığını belirten Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı, kredi mekanizmasının işlemez hale gelmesinin talebi baskıladığını söyledi.
2025 yılında yaklaşık 1,68 milyon konut satıldığını, ancak bu satışların yalnızca yüzde 15’inin konut kredisiyle gerçekleştiğini kaydeden Kabadayı, “6-7 yıl önce bu oran yüzde 40 seviyesindeydi. Üstelik kredi kullanım oranı yüzde 80’e kadar çıkabiliyordu. Bugün asıl düğüm fiyat değil, finansmana erişim” dedi.
Ege Yapı’nın 20. yılına özel düzenlediği 60 ay sıfır faizli kampanyanın yoğun talep gördüğünü belirten Kabadayı, bunun erişilebilirliğin ne kadar belirleyici olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
Rakamlarla
Konut piyasasında kredi gerçeği
2025 konut satışı: 1,68 milyon adet
Krediyle satış oranı: %15
6–7 yıl önce kredi oranı: %40
Yatırım amaçlı konut alımı: %20 seviyelerine geriledi
Fiyatlar enflasyonla paralel ilerliyor
Kabadayı, 2025 yılında büyükşehirlerde konut fiyat endeksinin enflasyonla paralel seyrettiğini belirterek, “Önceki yıllarda bir miktar düzeltme yaşandı. Son TÜİK kararlarının ardından yatırımcıların altın, KKM ve mevduattan elde ettikleri getirileri yeniden konuta yönlendirdiğini görüyoruz” dedi. 
Bu eğilimin regülasyonlara bağlı olarak kısa vadede sürebileceğini ifade eden Kabadayı, orta vadede ise kredi kanallarının açılmasıyla piyasada yeniden bir canlanma beklediklerini söyledi.
Uzman yorumu
“Faiz yüzde 20’ye düşmeden piyasa rahatlamaz”
Faiz oranlarının belirleyici olduğunu vurgulayan Kabadayı, “Faizlerin yüzde 20 seviyelerine gerilemesi ekonomiyi rahatlatır. Yüksek faiz ortamında yatırım amaçlı konut alımları ciddi şekilde geriledi. Faiz düşüşüyle bu talep yeniden devreye girer” değerlendirmesinde bulundu.
Alternatif finansman modelleri şart
Konut sektöründe finansal araçların çeşitlenmesi gerektiğine dikkat çeken Kabadayı, geliştiricilerin hâlâ özsermaye, banka kredisi ve ön satışlara dayalı klasik bir yapı ile üretim yaptığını belirtti.
Gayrimenkul sertifikaları ve proje bazlı GYO’ların yaygınlaşmasının sektörü derinleştireceğini söyleyen Kabadayı, Ege Yapı GYO’nun halka arzını da bu dönüşümün önemli bir adımı olarak değerlendirdi.
Merkezi lokasyonlarda arsa payı yüzde 75’e çıktı
Büyükşehirlerde konut maliyetlerini yukarı çeken en önemli unsurun arsa maliyetleri olduğuna işaret eden Kabadayı, “Merkezi lokasyonlarda arsa payı toplam konut bedelinin yüzde 75’ine kadar çıkabiliyor. Avrupa’da bu oran yüzde 25–30 seviyesinde” dedi.
TOKİ’nin 500 bin konutluk kampanyasının arzı artırmak açısından kritik olduğunu da sözlerine ekledi.
Yabancı yatırımcı için “oturum izni” önerisi
Uluslararası yatırımcıların toplam konut satışları içindeki payının yüzde 1’e kadar düştüğünü hatırlatan Kabadayı, yabancı talebin yeniden canlandırılması için vatandaşlık öncesi oturum izni modelinin değerlendirilebileceğini söyledi.
“Birçok Avrupa ülkesinde sadece oturum izni ya da belli süre sonra vatandaşlığa geçiş hakkı tanıyan modeller var. Türkiye de bu alanda rekabetçi olmalı” dedi.
20 yılda 500 milyon dolarlık yatırım
Bugüne kadar 2 milyon metrekare inşaat, 8 binden fazla konut teslimi gerçekleştiren Ege Yapı, 20. yılında aktif projeleriyle 500 milyon doları aşan bir yatırım büyüklüğüne ulaştı.
Şirket, önümüzdeki dönemi globalleşme ve sektörde derinleşme dönemi olarak tanımlarken; Yunanistan, Dubai, İngiltere ve ABD’deki yatırımlarıyla uluslararası alanda büyümeyi hedefliyor.
“Konut ihtisasında dünya markası olmak istiyoruz”
Ege Yapı’nın hedefinin konut ihtisasında küresel ölçekte bir marka haline gelmek olduğunu belirten İnanç Kabadayı, “Türk geliştiricileri kalite, zamanında teslim ve rekabetçi bütçe ile dünyada fark yaratıyor” dedi.
















