Dünya Bankası, birinci derece deprem bölgesinde yer alan İzmir’de kentsel dönüşüm projelerini hızlandırmak amacıyla 330,5 milyon avroluk kredi imkânı sağladı. Gayrimenkul ve Yatırım Danışmanı Banu Özgen Yılmaz, söz konusu finansman desteğinin özellikle yaşlı ve riskli yapıların dönüşümü için önemli bir avantaj sunduğunu söyledi.
Dünya Bankası tarafından pilot şehir olarak seçilen İzmir’de, riskli yapıların güvenli konutlara dönüştürülmesi hedefleniyor. Yılmaz, İzmirliler’e ayrılan kredinin bugüne kadar yalnızca yaklaşık 1,5 milyar TL’lik bölümünün kullanıldığını, bu nedenle dönüşüm sürecinin hızlanması için krediye daha fazla başvuru yapılması gerektiğini ifade etti.
Vatandaşlara anahtar teslim kentsel dönüşüm desteği
Banu Özgen Danışmanlık olarak avukat, mimar ve gayrimenkul danışmanlarından oluşan uzman bir ekiple çalıştıklarını belirten Yılmaz, kentsel dönüşüm sürecinde vatandaşların ciddi soru işaretleri yaşadığını dile getirdi.
“Kentsel dönüşüm denildiğinde insanların aklına ev yıkıldıktan sonra nerede oturacakları, ne kadar kredi kullanacakları, müteahhit firmanın konutu ne zaman teslim edeceği gibi pek çok soru geliyor. Biz bu noktada devreye giriyoruz. Süreci başından sonuna kadar güvenli, şeffaf ve takip edilebilir hale getiriyoruz” dedi.
Kat malikleriyle yapılan bilgilendirme toplantılarıyla sürecin detaylı şekilde anlatıldığını kaydeden Yılmaz, en çok sorulan konuların kentsel dönüşüm kredisi ve kira yardımı olduğunu söyledi. 
180 ay vadeli, düşük faizli kredi imkânı
Dünya Bankası tarafından tanımlanan kredi kapsamında İzmir’de 180 ay vadeli, yüzde 0,69 faiz oranıyla 2,5 milyon TL’ye kadar kredi kullanılabiliyor. Aylık taksit tutarının yaklaşık 25 bin TL seviyesinde olduğunu belirten Yılmaz, kredi şartlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
SGK haczi bulunmaması
Vergi ve SGK borcunun olmaması
Apartman genelinin krediye toplu başvuru yapması
Ayrıca hak sahiplerine 18 ay boyunca aylık 6 bin 500 TL kira yardımı da sağlanıyor. Yılmaz, en kritik unsurlardan birinin de müteahhit firmanın yeterliliği olduğunu vurguladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın belirlediği kriterlere uymayan firmaların dönüşüm sürecine dahil edilemediğini hatırlattı.
Titiz denetim ve güvenli ödeme sistemi
Dünya Bankası kredisiyle yürütülen projelerde denetim mekanizmasının oldukça güçlü olduğuna dikkat çeken Yılmaz, ödemelerin hak ediş usulüne göre yapıldığını belirtti.
“Bu kredilerde denetim çok sıkı. Ben eski bir banka yöneticisi olduğum için müteahhit firmanın kredibilitesini, teminat yapısını, mali gücünü ve sözleşme detaylarını titizlikle inceliyorum. Gelen tekliflerden yalnızca güvenilir olanları kat maliklerine sunuyoruz” dedi.
Kat malikleri tarafından seçilen firmayla sürecin yürütüldüğünü ifade eden Yılmaz, dönüşüm sürecinin temsilci bir heyetle birlikte adım adım takip edildiğini kaydetti.
Sözleşme ve metrekare detayları büyük önem taşıyor
Kapsamlı hizmet modeli sunduklarını belirten Yılmaz, mimari projelerde metrekare hesaplarının ve imar durumunun büyük önem taşıdığını söyledi. Sözleşmelerde özellikle enflasyon maddelerine yer verilmediğini ve mutlaka cezai şartların bulunduğunu vurguladı.
“Kentsel dönüşüm sürecinde çalışılan firmanın referansları, hukuki yeterliliği ve belediyelerle olan süreç yönetimi mutlaka araştırılmalı. Biz inşaat, mimari, hukuki ve finansal boyutları tek çatı altında yönetiyoruz. Süreç genellikle 1 ila 1,5 yıl arasında tamamlanıyor” diye konuştu.
6306 sayılı kanun kapsamında apartman sakinlerinin yüzde 51’inin onayıyla kentsel dönüşüm kararının alınabildiğini hatırlatan Yılmaz, Dünya Bankası kredilerinin İzmir için önemli bir fırsat sunduğunu sözlerine ekledi.
















