“Dubai güvenli” söylemi sürüyor ama turizm yok denecek seviyede. Orta Doğu’da ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan gerilimin ardından, Dubai’nin güvenli bir destinasyon olduğu yönünde uluslararası düzeyde güçlü bir söylem öne çıkıyor. Yetkililer ve bazı sektör temsilcileri, şehrin fiziki olarak zarar görmediğini ve yaşamın sürdüğünü vurguluyor.
Ancak sahadaki ekonomik veriler ve işletme deneyimleri bu tabloyla tam olarak örtüşmüyor. Özellikle turizm ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren yatırımcılar, görünürdeki istikrarın ekonomik gerçekliğe yansımadığını ifade ediyor.
Cihan Kamer: “Turizm bitti, restoranlar yüzde 5’e düştü”
Necla Dalan'ın Patronlardunyasi.com'da yer alan haberine göre, Dubai’de Huqqabaz, Urla, Gal ve Ege markalarıyla toplam 7 restoran işleten iş insanı Cihan Kamer, yaşanan tabloyu net ifadelerle ortaya koyuyor:
- Turist odaklı restoranlarda doluluk oranı yüzde 5 seviyelerine kadar geriledi
- Yerel müşteri ağı olan markalarda bile ciro yüzde 50’ye düştü
- Yaklaşık 1000 çalışanın yüzde 70-80’i izne çıkarıldı
- Çalışanların önemli bölümü Türkiye’ye geri döndü
Kamer’e göre sorun güvenlik algısından çok, turizmin tamamen durma noktasına gelmesi.

“Savaş Dubai’deymiş gibi yansıtılıyor ama etkisi ekonomik”
Cihan Kamer, uluslararası kamuoyundaki algıya da dikkat çekiyor. Ona göre Dubai fiziksel olarak ciddi bir zarar görmedi, ancak psikolojik ve ekonomik etkiler çok daha büyük:
- Füze saldırılarının büyük bölümü engellendi
- Şehir altyapısı ve günlük yaşam büyük ölçüde korunuyor
- Buna rağmen turistler hızla bölgeden ayrıldı
- Expat nüfusun yüzde 50-60’ı ülkeyi terk etti
Bu durum, özellikle turizme dayalı sektörlerde ani ve sert bir daralma yarattı.

Gayrimenkulde daha uzun süreli risk
Cihan Kamer’in değerlendirmesinde en dikkat çekici başlıklardan biri de gayrimenkul sektörü oldu. Kamer, turizmin görece hızlı toparlanabileceğini ancak emlak piyasasının daha uzun süre baskı altında kalacağını belirtiyor:
- Turizm: 4–5 ayda toparlanma ihtimali
- Gayrimenkul: 3–4 yıl sürebilecek bir durgunluk riski
Yüksek kira maliyetleri ve azalan talep, özellikle ticari gayrimenkulde ciddi baskı oluşturuyor. Restoran işletmecilerinin mülk sahipleriyle yeniden kira pazarlığına oturduğu ifade ediliyor.
Söylem ile gerçeklik arasındaki fark büyüyor
Dubai için çizilen “her şey kontrol altında” tablosu ile sahadaki ekonomik gerçeklik arasındaki fark giderek belirginleşiyor. Güvenlik açısından güçlü bir imaj korunurken, turizmdeki sert düşüş hizmet sektörü ve istihdam üzerinde doğrudan etkisini gösteriyor.
Cihan Kamer’in verdiği veriler, kriz dönemlerinde algı yönetimi ile ekonomik gerçekler arasındaki ayrışmanın en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Rakamlarla
- 7 restoran (Dubai)
- ~1000 çalışan
- %70-80 izinli personel
- %5’e kadar düşen doluluk (turistik restoranlar)
- %50 ciro kaybı (yerel müşteri odaklı işletmeler)
- %50-60 expat çıkışı















