İstanbul Başakşehir’de TOKİ ve Emlak Konut GYO ortaklığıyla hayata geçirilen Damla Kent Evleri gayrimenkul sertifikası halka arzı, 770 bin yatırımcının katılımıyla Borsa İstanbul tarihine geçti. 21,4 milyar TL (525 milyon dolar) talep gören sertifikalar, işleme açıldığında birkaç tavan yapması beklenirken yüzde 10’luk düşüşle yatırımcıda hayal kırıklığı yarattı.
Piyasa uzmanları, kısa vadeli kâr beklentisiyle girenler için bu düşüşün üzücü olduğunu, ancak konut sahibi olmak isteyen küçük yatırımcıya daha düşük fiyattan alım fırsatı sunduğunu belirtiyor. SPK onayıyla ihraç edilen sertifikaların önümüzdeki dönemde kamu
ve özel sektörün yeni projelerinde de devreye alınması planlanıyor. Hedef ise 1 milyar doları aşan bir hacim.
Gayrimenkul Gelişen Piyasalar Uzmanı Prof. Dr. Ali Hepşen, sistemin hem konut sahibi olmak isteyen yatırımcıyı hem de alım-satım amacıyla giren yatırımcıyı aynı potada buluşturduğunu belirtti. Sertifika fiyatı düşünce konut almak isteyen yatırımcıların alımını erteleyebildiğini, yatırım gözüyle bakanların ise satış yapmak istemediğini söyleyen Hepşen, bunun piyasada erişimi zorlaştırabileceğini ifade etti. Hepşen, “Kısa vadeli fiyat dalgalanmalarına bakarak uzun vadeli yapısal sonucu başarısızlık gibi yorumlamak doğru değil. Bu model küçük yatırımcıya büyük projelere ortak olma fırsatı sunuyor” dedi.
GYODER Başkanı Neşecan Çekici, gayrimenkul sertifikasının hem bireysel yatırımcıya konut edinme şansı sunduğunu hem de kentsel dönüşüm projeleri için güçlü bir finansman modeli olduğunu vurguladı. Çekici, “Projelerde ilerleme kaydedildikçe sertifikanın borsada yukarı yönlü eğilim göstereceğini düşünüyorum” dedi.
TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel
Maya ise banka kredileriyle finansman sağlamanın zorlaştığı bir dönemde gayrimenkul sertifikasının alternatif bir kaynak oluşturduğunu söyledi. Maya, “Küçük tasarruflarla projelere ortak olunabilir, sonunda ev sahibi olunabilir veya borsadaki değer artışından kazanç sağlanabilir” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, modelin başarıya ulaşabilmesi için doğru fiyatlama, şeffaf yönetim ve yatırımcıya güven aşılayan bir anlatımın kritik olduğunu belirtiyor. Ayrıca, sertifikaların sosyal konut projelerinde ve kiralık konut üretiminde daha etkin kullanılabileceği görüşü öne çıkıyor.
Eva Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı ise en büyük riskin çıkış fiyatının piyasa değerinin üzerinde olması olduğunu belirtti. Yazıcı, “Doğru fiyat üretilmezse sertifikalara karşı güven oluşmaz. Bu model, daha
sosyal konutlarda uygulanmalı ve vergisel teşviklerle desteklenmeli. Aksi halde yatırımcı sadece kısa vadeli borsa ürünü gibi görmeye devam eder” ifadelerini kullandı.
Uzmanlara göre gayrimenkul sertifikası, hem konut arzı hem de finansman açısından önemli bir potansiyel taşıyor. Ancak sistemin başarısı, yatırımcıya doğru anlatım, fiyatlama şeffaflığı ve uzun vadeli güven ortamıyla mümkün olacak.

















